sindirimsistemi.gen.tr https://www.sindirimsistemi.gen.tr Sindirim Sistemi, Hastalıkları ve Organları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, sindirimsistemi.gen.tr Thu, 21 Mar 2013 00:00:00 +0000 Sat, 23 Mar 2019 00:00:00 +0000 60 Sindirim Sistemi Test https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-test.html Tue, 13 Nov 2018 21:32:59 +0000 Sindirim sistemi test, Sindirim sistemi ile ilgili çözümlü test soruları, boşluk doldurma soruları ve klasik olan bütün sorular aşağıdaki testte vardır. Konuları
Sindirim sistemi test, Sindirim sistemi ile ilgili çözümlü test soruları, boşluk doldurma soruları ve klasik olan bütün sorular aşağıdaki testte vardır. Konuları tekrar hatırlamak ve sınav öncesi hatırlamak için  kolaylıkla çözebilirsininiz.

Sindirim sistemi testi 

Soru-1) Bugün yemeği çok yemişim sanırım. Karbonhidrat, vitamin, protein ve yağ hepsinden aldım. Ama bunlardan birisi midemde kimyasal sindirime uğradı. Acaba bu besin hangisidir

A) Karbonhidrat
B) Yağ
C) Protein
D) Mineral 

Soru-2) Aşağıdaki şıkların hangisi sindirim sistemine yardımcı olur

A) Mide
B) Karaciğer
C) İnce bağırsak
D) Yutak

Soru-3) Aşağıdaki besinlerden hangisi sindirilmeden doğrudan doğruya kana geçer

A) Protein
B) Yağ
C) Vitamin
D) Karbonhidrat 

Soru-4)Aşağıdaki organlar ve yapıların hangisi kimyasal sindirim gerçekleştirmez

A) Ağız
B) Mide
C) İnce bağırsak
D) Yemek borusu 

Soru-5) Aşağıdakilerden hangisi sindirim rahatsızlıklarından biri değildir

A) Reflü
B) Nefrit
C) Ülser
D) Gastrit

Soru- 6)

1- Böbrek
2- Karaciğer
3-Akciğer
4-Pankreas

Yukarıdaki seçeneklerden hangisi sindirime yardımcı olan organdır

A) 1 ve 2
B) 1 ve 3
C) 2 ve 3
D) 2 ve 4

Soru-7) Aşağıdakilerden hangisi midede gerçekleşen bir olaydır

A) Protein sistemini gerçekleştirmek
B) Sindirim sonucu oluşan besinleri emmek
C) Sindirim ürünlerini bir süre bekletmek
D) Kan şekeri miktarını dengelemek

 Soru-8) Aşağıdakilerden hangisi sindirimim amaçlarından biridir
A) Onarım
B) Besinleri, hücre zarından geçecek kadar küçültmek
C) Enzim sentezlemek
D) Karnınızı doyurmak

Soru-9

Enerji verir
Bitkisel yiyeceklerde olur
Kimyasal sindirim ağızda başlar

Yukarıda verilen özelliklerin tamamı aşağıdaki besin gruplarından hangisi için geçerlidir

A) Karbonhidrat
B) Yağ
C) Protein
D) Vitamin

Soru-10)Proteinlerin kimyasal sindirimleri vücudumuzun neresinde başlar

A) Ağız-mide
B) Ağız-ince bağırsak
C)  Mide-ince bağırsak
D) Ağız-kalın bağırsak

Soru-11)Sindirim sisteminde hastalık olan bir insan aşağıdakilerin hangisini yapmaya uygun olmaz

A) Bol bol kafeinli ve asitli içecekler içmek
B) Yemekleri ağızda bol bol çiğnemek
C) Akşam yemeklerinde sindirimi kolay ve hafifi yiyecekler tüketmek
D) Sabah kahvaltısını sıkı bir şekilde yapmak

Soru-12)Aşağıdakilerden hangisi sindirim sistemi sağlığını etkileyen olumsuz faktörlerdendir

A) Dengeli beslenme
B) Spor yapma
C) Lifli besinler 
D) Stres

Soru 13

1- Protein
2- Karbonhidrat
3- Vitamin
4-  Yağlar
5- Su
6-  Mineral

Yukarıdaki besinlerden hangis]]> Sindirim Sistemi İnce Bağırsak https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-ince-bagirsak.html Wed, 14 Nov 2018 04:38:54 +0000 Sindirim Sistemi İnce Bağırsak: Sindirim sistemi insanlarda ağız, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşmaktadır. Sindirim sistemi yağ, protein ve karbonhidrat, su ve mineral gibi besin maddelerine ihtiy Sindirim Sistemi İnce Bağırsak: Sindirim sistemi insanlarda ağız, yemek borusu, mide, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşmaktadır. Sindirim sistemi yağ, protein ve karbonhidrat, su ve mineral gibi besin maddelerine ihtiyaç duymaktadır. İnsanlar bu maddeleri farklı besinler gurupların sayesinde vücudun ihtiyacını alırlar.  Fakat bu alınan maddeler vücut için çok büyük olmaktadır, bu maddeleri farklı şekilde küçük parçalara ayırarak kana ve hücrelere geçmesi sağlanmaktadır. Bu yapı taşlarının parçalanmasına sindirim denilmektedir. 

Sindirim sistemi birçok bölümlerden, organlardan oluşmaktadır ve ilk iki aşamada mekanik sistemi ve kimyasal sistemlerinde meydana gelir.

Mekanik Sistem: Gıdaların ağza alınarak dil, diş ve kaslar yardımı ile en küçük parçalara ayrılmasına denmektedir. En ufak parçalara ayrılan gıdaların sindirim yüzeyi artırılmakta ve insanda ağız ve midede gerçekleşir.

Kimyasal Sindirim: Kimyasal sindirim enzimlerin su kullanarak alınan besinlerin hücre zarında geçebilecek yapı taşlarının parçalanmasına denmektedir. Bu durumda insanda ağız, mide ve ince bağırsakta gerçekleşir.

Sindirim Sistemi Bölümleri: Ağız, dişler, dil, dudaklar ve tükürük bezleridir.

  • Yutak ve yemek borusudur.
  • Mide ve ince bağırsaklar dır.
  • Kalın bağırsaklar ve anüs dür.

Sindirim Sistemi İnce Bağırsak

Vücudun var olan yaşam belirtilerinin devamlılığı için organların iyi çalışması gerekmektedir. Vücud da bulunan hücrelerin yenilenmesi için gerekli olan ana maddeleri alınan birçok farklı gıdalardan alınmaktadır. Fakat alınan gıdaların vücut için gerekli olanları ana maddelere ayrılarak yararlı bir hal almaları için birçok farklılıklardan geçerek sindirilmesi gerekmektedir.

İnce Bağırsak: İnce bağırsak sindirim sistemi bölümlerinden biri olup en uzun bölümü olarak bilinmektedir. İnce bağırsak sindirim sistemi kanalının mide ile kalın bağırsak arasındaki kısımdır. İnce bağırsak kıvrımlı uzunluğu ise 6-7 metre olmaktadır eni ise 3-4 cm olmaktadır. İnce bağırsak içerisinde küçük parçacıkların uzantısı yer alır ve bu uzantılar kan damarlarından epitelle döşeli olmaktadır.

İnce bağırsak, on iki bağırsak, boş bağırsak ve kıvrımlı bağırsaktan oluşur. Vücud da bulunan yağların kimyasal sindirimi buradan başlamaktadır. İnce bağırsağa gelen pankreas öz suyu ile yağların, proteinlerin ve karbonhidratların sindirimi tamamlanmaktadır.

İnce bağırsakta bulunan besinler en küçük moleküllere kadar parçalanmaktadır ve emilim yolu ile kan damarlarına gönderilir. Vücudun sindirim sisteminde bulunan en uzun bölüm ince bağırsaklardan oluşur. İnce bağırsağın mide ile birleştiği kısma on iki bağırsak denmektedir ve ince bağırsağın en önemli kısmı bu bölümüdür ve kıvrımlı bir yapıdadır. Bu bölüme karaciğerin safra salgısı ve pankreasın sindirim enzimleri boşaltılmaktadır. On iki bağırsaktan sonra gelen ince bağırsağın iç yüzeyinde bulunan salgı bezleri ile villüs denilen 4-5 milyon kadar tümörler bulunmaktadır.

İnce bağırsakta bulunan salgı bezleri, karbonhidrat, yağlar ve proteinlerin sindirimini sona erdirecek enzimler üretmektedir. Kimyasal maddelerin sindirimi ince bağırsakta son bulmaktadır.

Saygılar

]]>
Bebeklerde Sindirim Sistemi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/bebeklerde-sindirim-sistemi.html Wed, 14 Nov 2018 05:44:38 +0000 Bebeklerde sindirim sistemi, Bebeklerde sindirim sistemi oldukça hassastır ve henüz tam olarak gelişmemiştir. Bebekler henüz her besini sindirebilecek olgunlukta değildir ve her besini sindirim sistemi sindiremez. Bu nedenle bebek ilk 6 Bebeklerde sindirim sistemi,
Bebeklerde sindirim sistemi oldukça hassastır ve henüz tam olarak gelişmemiştir. Bebekler henüz her besini sindirebilecek olgunlukta değildir ve her besini sindirim sistemi sindiremez. Bu nedenle bebek ilk 6 ay sadece anne sütü almalıdır ve sadece anne sütünün sindirimini yapmalıdır. Anne sütü sindirimde zorluk çıkarmaz ve bağırsaklara da gaz birikimi oluşmasını engellemektedir. Bebekte karın ağrısı oluşumunu, şişkinliği ve hastalıkları engelleyen anne sütü bebek sindirimi ve bağırsak sağlığı için oldukça önemlidir. Bebek 6 aylık olduktan sonra ek gıdalara geçilmeye yavaş yavaş başlanır. Ek gıda başlangıcında bebek annenin gözlemi altında olmalıdır. Alınan ek gıda bebekte sindirim güçlüğüne sebep olup olmadığı gözlemlenmelidir. Bebeğin karın bölgesinde sertleşme ve şişkinlik, devamlı olarak ağlama ve ağlama sırasında ayaklarını yukarı karın bölgesine çekerek ağlama gerçekleşti ise bebek aldığı ek gıdayı sindirimde zorlandığı manasını taşımaktadır. Bebeklerde sindirim sitemi, sindirim borusu ve sindirim bezlerini içermektedir. Ek gıdanın yani vücuda alınan her türlü besinin mideye alımını, sindirilmesini, gerekli besin ve enerjinin absorbe edilmesini ve atık maddelerin vücuttan atılması görevini üstlenen organ sistemidir. Bebeklerde sindirim sistemi yetişkin insanlara göre çok daha hassastır. Bu durumdan ötürü katı gıdalara ani geçişler yapılmamalıdır. Bebek besinlere başladığında sindirim sistemini yoracak hazmedemeyecek besinler vücuda alınması bebeğin sağlığına zarar vermektedir.

Bebeklerde Sindirim SistemiBebeklerde sindirim sistemi ile ilgili bilinmesi gereken bilgiler:
  • Bebeklerde yeni bir besine başladığınızda başka bir besin denemek için 1 hafta beklemelisiniz.
  • Bebeklere ek gıda verimlerinde öncelikle çok az bir miktar verin ve hedeflenen miktara günden güne ilerleyerek ulaşın.
  • Bebeklerde başlayacağınız ilk besinler yoğurt, elma, havuç veya şeftali püresi veya sularıdır.
  • Bebeğin sindiriminin zorlanmaması için hazır ürünlerden ziyade evde yapılmış püreler deneyin.
  • Bebek besinlerini hazırlarken hijyene çok dikkat etmelisiniz. Bebeğin hijyenik hazırlanmayan gıdalar yemesi henüz bağışıklık sistemi tam olarak oluşmadığı için ciddi hastalıklara sebep olabilir.
  • Bebek 6 veya 7 aylık olduktan sonra çok az bir miktar bebek çorbası verilmeye başlanabilir. Bebeğin kolay sindirebileceği besinlerden hazırlamaya dikkat etmelisiniz. Bezelye, havuç, kabak, patates, kereviz, ıspanak gibi sebzeler iyice yıkanır ve pişirilir. Pişim aşamasında ise içine bir miktar pirinç atılarak robottan geçirilir. Püre haline getirilen çorba bebeğin sindiriminin kolaylaşmasına fayda sağlayacaktır.
  • Bebeğin sindiriminin kolaylaşması ve gaz sıkıntısı yaşamaması için bebeğe çorbasını oturur durumda iken kaşıkla vermeyi tercih etmelisiniz.
  • Bebek sindirimini güçleştiren tuz, baharat, şeker ve yoğun lif içeren gıdalar vermeyin.
  • Bebeklerde sindirimi kolaylaştıran anne sütü bebeğe 2 yaşına kadar verilmelidir.
]]> Fiziksel Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/fiziksel-sindirim.html Wed, 14 Nov 2018 12:34:17 +0000 Fiziksel sindirim, sindirim sisteminin işleyişinde besinlerin daha küçük parçalara ayrılmasına fiziksel veya mekanik sindirim denilmektedir. Sindirim sisteminde iki tür sindirim bulunmaktadır. Fiziksel ve kimyasal sindirim besinlerd Fiziksel sindirim, sindirim sisteminin işleyişinde besinlerin daha küçük parçalara ayrılmasına fiziksel veya mekanik sindirim denilmektedir. Sindirim sisteminde iki tür sindirim bulunmaktadır. Fiziksel ve kimyasal sindirim besinlerden gerekli değerlerin vücuda kazandırılması ve diğer kalan kısmın vücut dışına atılmasını sağlamaktadır. İnsan vücudunun doğru ve sağlıklı çalışması için bu sindirim sistemindeki mekanizmaların birbirine uyumlu ve sağlıklı çalışması çok önemlidir. Fiziksel sindirim besinlerin ağza alınması ve dişler yardımıyla küçük parçalara ayrılmasıyla başlar. Ağızda ayrıca tükürük sıvısı ile kimyasal sindirimde başlamaktadır. Yemek borusu yardımıyla mideye gelen besinler burada mide kaslarının kasılıp gevşemesi ile besinlerin moleküler olarak küçülmesini sağlamaktadır. İnce bağırsakta yağlar ayrıştırılarak burada da fiziksel bir sindirim yapılmaktadır. Sindirim sistemi, sindirim borusu ve sindirim bezlerinden oluşmaktadır. Çok hücreli canlılarda görülmektedir. Her canlıda aynı şekilde değildir. Mide boşluklarının sayısı canlılar arasında farklılık göstermektedir. Fiziksel sindirim organları;
  • Fiziksel Sindirim
    Ağız;
    üst sindirim sisteminde yer almaktadır. Kimyasal sindiriminde başladığı yerdir. Karbonhidratların kimyasal sindirime başladığı yerdir. Ağız boşluğu, tükürük bezleri, dil, diş ve mukoza ile kaplı yumuşak damak bu bölümde yer alır. İnsan vücudu için ve yaşamın devamı için gerekli olan besin ve su bu bölgeden alınmaktadır. Alt ve üst dudak ile kapatılmıştır. Bu bölümdeki fiziksel sindirim dişlerin besinleri ufak parçalar haline getirmesi ve dilin yardımıyla yutkunması ile olmaktadır. 
  • Mide; plefik strirtlerle kaplıdır. Üst sindirim sisteminde yer alır ve asidik bir yapısı vardır. Kasılıp geveşemeler ile besinlerin ufalanmasını yani fiziksel olarak şekil değiştirmesini sağlamaktadır. Burada ayrıca enzimler yardımıyla kimyasal sindirimde gerçekleşmektedir. Canlılar arasında mide boşlukları sayısı bakımından farklılıklar görülmektedir. Üst sindirim organlarının sonuncusu midedir. 
  • İnce bağırsak; alt sindirim sistemi organıdır. Salgıladığı enzimle yağların parçalara ayrılmasına yani fiziksel sindirim yapılmasına olanak sağlar. 
]]>
Sindirim Sistemine İyi Gelen Yiyecekler https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemine-iyi-gelen-yiyecekler.html Thu, 15 Nov 2018 07:44:41 +0000 Sindirim sistemi, vücudumuzun önemli bir fonksiyonunu yerine getiren parçadır.Sindirim işlevleri, ihtiyacımız olan besinleri emmek ve atık ürünlerden arınmak için yardımcı olmaktır. Sıklıkla görülen bazı sindirim sorunları Sindirim sistemi, vücudumuzun önemli bir fonksiyonunu yerine getiren parçadır.Sindirim işlevleri, ihtiyacımız olan besinleri emmek ve atık ürünlerden arınmak için yardımcı olmaktır. Sıklıkla görülen bazı sindirim sorunları arasında hazımsızlık, gaz, mide ekşimesi, ishal, şişkinlik, bağırsak hastalıkları yer alır.Sindirim sitemi rahatsızlıkları kişiden kişiye değişmekte olsa da bazı ortak noktaları vardır. Alkol ve sigara kullanımı, düzensiz beslenme, egzersiz yapmama, hijyene dikkat etmeme gibi faktörler ortak faktörlerdir.

Sindirim sitemine iyi gelen yiyecekler :

Zencefil; sindirim sistemine iyi gelen bir bitki çeşididir.Zencefil içeren bir diyet programıyla sindiriminizi daha sağlıklı hale getirebilir ve olası sorunlara karşı önlem almış olursunuz.Zencefil, içeriğindeki birtakım özellikler sayesinde gaz giderici bir etkiye sahiptir ve antibakteriyel sindirim sorunlarını engellemeye yardımcı olur.Bu sebeple günlük 2 veya 3 bardak zencefil çayı içmekte yarar olabilir.

Probiyotik gıdalar, sindirim sisteminde önemli rol oynar. Probiyotikler, bağırsak bakterilerinin doğal dengesini sağlamak için içeriğinde bazı iyi bakterileri bulundurur.Bu bakteriler ishal, gaz, ve şişkinliği önlemede tedavi edici özelliklere sahiptir.En iyi probiyotik yoğurtta bulunur. Başka gıdalarda da probiyotik bulunur ve bir doktor gözetiminde probiyotik takviyesi alınabilir.

Nane, bulantı ve kusma için yardımcı olur.Sindirim sistemini düzenlemeye ve hızlı bir iyileşmeye yardımcı olabilecek  bir ot çeşididir.Ayrıca gaz giderici, şişkinlik önleyici ve bağırsak kramplarını tedavi edici birtakım özelliklere de sahiptir.

Sindirim Sistemine İyi Gelen YiyeceklerElma sirkesi, sindirim sistemimize yararlı olacak bir başka yiyecektir.Hazımsızlık, gaz, mide ekşimesi, mide ağrısı gibi durumlarda etkilidir. Bağırsak hareketlerinin düzenleyici bir etkisi de vardır.

Zerdeçal suyu, sindirim rahatsızlıklarını önlemede etkili olan bir başka bitkidir.Sindirime yardımcı olması dışında karaciğer fonksiyonlarını düzenler.İçeriğinde bulunan aktif bileşen curcumin, safra kesesini uyarmada etkilidir.Birçok sindirim sistemi rahatsızlığını tedavi etmede etkili bir bitkidir.Yarım bardak suya bir çay kaşığı zerdeçal karıştırılıp günlük içilebilir veya yemeklerin içerisine karıştırılabilir.
]]>
Sindirim Sisteminde Emilim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sisteminde-emilim.html Thu, 15 Nov 2018 10:13:02 +0000 Sindirim sisteminde emilim; yaşayan canlılar içerisinde memeli ve kuşlarda en gelişmiş sindirim sistemi bulunmaktadır. Sindirim sisteminde emilim insanlarda ilk önce ağızla başlar, yemek borusu, mide, ince bağırsak, Sindirim sisteminde emilim; yaşayan canlılar içerisinde memeli ve kuşlarda en gelişmiş sindirim sistemi bulunmaktadır. Sindirim sisteminde emilim insanlarda ilk önce ağızla başlar, yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüs ile sonlanır. Bunların dışında insanlarda sindirime yardımcı olan organlar ise yutak, pankreas, tükürük bezleri, karaciğer'dir.

Sindirim sisteminde emiliminde organların işleyişi

Besinlerin emilimi ilk olarak ağızdan başlar. Ağızda bulunan besinleri dişlerin aşağı ve yukarı hareketleriyle parçalanır. Sonrasında ağızdaki besinler çiğnenir ve öğütülür. Çiğnemiş olan besinlerden alınan tat ise dil sayesinde oluşur. Dil çiğnenme sırasında besinler için ideal olan dişlere gönderir. Dil yapısı çizgili kastan ibarettir. Bu kas lokma parçalarını meydana gelmesinde yardımcı olmaktadır. Dildeki sinirler sayesinde besinin tadı beyne kadar ulaşır. Böylece ilk emilim gerçekleşmiş olur. Sonrasında besinler ilerleyerek emniyet kilidi olan yutağa ulaşır. Bu bölümde tat alma mümkün değildir. Besinler sonrasında yutakdan yemek borusuna devamında mideye gider ve bu kısımda mekanik ve kimyasal sindirim gerçekleşir. Sindirim sisteminin içerisinden geçen enzim ve suyun etkisiyle karbonhidrat, yağlar ve proteinlerini; aminoasite, glikoza ve yağ asitlerine çevirerek hücre duvarından geçebilecek kadar ufak monomerlere dönüştürme aşamasına mide, ince bağırsak ve kalın bağırsağın beraber olarak uyumlu şekilde çalışması ile olur. Mide iç duvarında kalın bir mukaza tabakası mevcuttur. Mukozanın alt tarafında genellikle düz kaslar bulunmaktadır. Midenin dış yüzeyinde bağ doku bulunmaktadır. Bağ dokunun üzerin periton ile örtülmüştür. Periton tarafından salgılanan sıvı sayesinde iç organları korur ve birbirlerine sürtünmelerini engeller. Vagus siniri ve gastrin hormonu sayesinde midenin kontrolu sağlanmaktadır. Besinler ağız kısmına gelmeden evvel vagus siniri mideyi uyararak gastrin hormonun salgılanmasını sağlar. Bunun olayın devamında mide kasılmaları ve ağız sulanması meydana gelir. Besinin görülüp yenilmemesi, mide asitlerinden dolayı midenin bulunmasına sebep olmaktadır. Sindirim sistemi emilimi midede besinlerin ezilmesi ile başlamaktadır. Bu ezilme esnasında gastrin asiti salgısı, hidroklorür asit salgısı ve pepsinojen enzimi devama eder. Hidroklorür asit çok güçlü bir salgıdır. Yakıcı özelliği söz konusudur. Mide mukazası bu tarz asitlerin mideye zarar vermesini engeller. lap enzim salgılanması genellikle süt çocuklarında olur. Midede salgılanan hidroklorür ve pepsinojen asitin beraber kullanılır. Proteini sağlamak için ise kullanılan pepsin enzimi sağlanmaktadır. Bu aşama kimyasal bir süreçtir. Midede meydana gelen sindirim tam emilimi sağlamamaktadır. Bunun olması için bulamaç şeklindeki besinler ince bağırsağa geçer. Sindirim emilimin en önemli kısmı ince bağırsaktır. Uzunluğu 7.5 metredir. Mide ve kalın bağırsak arasında kalan bir organdır.  Kıvrımlı bir hortuma benzemektedir. İnce bağırsak üç bölüme ayrılmaktadır. Bunlar; onikiparmak bağırsağı, orta boşluk ve kıvrımlı bağırsak'tır. Dış yüzeyinde örgü bağ doku, orta kısmında ince kas yapısı ve iç duvarında epitel doku bulunmaktadır. Bağırsağın diğer organlara sürtülmesini engellemek için periton zarı bulunur. İnce bağırsağın iç kısmında epitel doku mikrovillus ve villus adında kıvrımlı şekilde ve emilim yüzeyi arttırıcı özelliği de bulunmaktadır.Sindirim Sisteminde Emilim Sindirim sistemi emilimin gerçekleşmesi için ince bağırsaktan çeşitli hormonlar salgılanmaktadır. İlk hormonlar oniki parmak bağırsağından salgılanmaktadır. Bunlar; sekretin hormonu, kolesistokinin hormonu ve enterogastrin'tır. Bu hormonlar pankreastan ince bağırsak içine alınır. Ortamın tuzlu olmasını sağlar. BU hormonlar karaciğerden safra salgılanmasını sağlamakta ve gaz açığa çıkartır. Proteinlerin kılcal damarlar ileterek emilim gerçekleşir. Kalın bağırsak emilimi]]> Kimyasal Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/kimyasal-sindirim.html Thu, 15 Nov 2018 12:37:06 +0000 Kimyasal sindirim, vücuttaki sindirim fiziksel ve kimyasal olarak gerçekleşmektedir. Besinler büyük parça olarak ağzına alınarak dişlerle fiziksel sindirim sayesinde çiğnenir. Ağızda tükürük salgısıyla kimyasal s
Kimyasal sindirim, vücuttaki sindirim fiziksel ve kimyasal olarak gerçekleşmektedir. Besinler büyük parça olarak ağzına alınarak dişlerle fiziksel sindirim sayesinde çiğnenir. Ağızda tükürük salgısıyla kimyasal sindirim devam etmektedir. Kimyasal sindirimde enzimlerin etkisi fazladır. Bu tarz sindirim hidroliz reaksiyon gerçekleştiğinde enzimlerle birlikte su kullanılır. Oluşan besin monomerleri emilim yoluyla hücrelere gönderilir. Vitaminler ve mineraller ise sindirimden kana geçmektedir.

Kimyasal sindirim çeşitleri 

Karbonhidrat sindirimi: Karbonhidratlar polisakkarit veya disakkarit olarak alındığında sindirilir. Sonrasında monosakkaritlere dönüştürülmektedir. Polisakkariter ilk önce disaakkaritlere devamında monosakkaritlere bölünür. Karbonhidratların fruktoz, glikoz ve galaktoz gibi monokkaritlere dönüştürülmesinde emilmektedir. Sindirim ilk olarak ağızda tükürük salgısının içerisindeki amilaz enzimiyle başlamaktadır. Pişmiş olan nişasta ve glikojene etkileyen enzim sonrasında maltoz ve dekstrinlere ayrılmaktadır. Tükürük salgısı ise nötre yakın asidik salgı çeşitindedir. Ağızdaki amilaz enziminin aktifleşmesine etki etmektedir. Besinler yemek borusundan geçerek mideye varır. Midede bulunan HCI nedeniyle ortam asidik olur. Bu nedenden dolayı karbonhidratların sindirimine yardımcı olan enzimler burada bir şey yapamamaktadır. Zaten midede karbonhidrat sindiriminde lazım olan enzim salgısında bulunmaz. Asitli olan besin ince bağırsağa gider. On iki parmak bağırsağının kana salgılamış olduğu sekretin hormonu pankreası uyarmaktadır. Pankreas bezinin wirsung kanalı yardımıyla on iki parmak bağırsağına pankreas suyunu gönderir. Pankreas öz suyunda amilaz bulunmaktadır. Bu da glikojen ve nişastayı maltoz ve dekstrinlere ayırır.İnce bağırsakta disakkaritlerin sindirimini sağlayan enzimler üretimini sağlar. İnce bağırsak ve ağızda sindirilen polisakkaritlerin devamında meydana gelen maltoz ve disakkaritler, ince bağırsağa vardığında monosakkaritlere parçalanmaktadır.

Kimyasal SindirimProtein sindirimi: Proteinlerin kimyasal sindirimi ilk önce ağızda başlamaktadır. Mide ve ince bağırsakta devam etmektedir. Yemekler ağız, yemek borusu ve sonrasında mideye geçer. Besinler mideye vardığında pilor kısmındaki bazı bezleri uyarmaktadır. Bezlerden salgılanan gastrin hormonu kana ulaşarak bu yolla diğer bezleri uyararak mide öz suyu salgılarını mide boşluğuna gönderilir. Burada protein sindirimin başlanması sağlanmaktadır. Mide öz suyunun içerisinde HCI, lap enzim ve papsinojen vardır. Mide duvarının hidrolik asitten korunması için gastrin hormonu sayesinde iki kat fazla mukus salgılanmaktadır. Pepsinojen aktif enzim değildir. Bu sebepten dolayı HCI yardımıyla aktif hale gelmektedir. Aktif hale gelen pepsin proteinleri peptonlara ayırır. Lap enzimiyle süt çocuklarında protein sindirimi mide de yapılmaktadır. Sütün içerindeki proteinler kazeine dönüştürür. Sonrasında pepsin kazeinlerin amino asitlere ve polipeptitler ayırır. Midede bulunan besinler kimus denilen bulamaç halini alır. Bu şekilde ince bağırsağa geçerken salgılamış olduğu sekretin hormonu da pankreas bezi uyarır. Pankreas öz suyunda bulunan kimoptripsinojen ve tripsinojen protein sindirimini devam ettirir. Tripsine ve kimoptripsine salgıların aktif hale gelmesi için ince bağırsakta bulunan entekrokinaz enzimiyle gerçekleşir. Aktif olan tripsine ve kimoptripsine, mide tarafından gelen polipeptitler dipeptitlere ayrıştırılır.Dipeptitler tekrardan ince bağırsak tarafından salgılanan erepsi enzimi sayesinde aminoasitlere dönüştürülür. Kimyasal sindirim sonucunda meydana gelen aminoaitle, ince bağırsak yüzeyinde bulunan villuslar yardımıyla proteinler emilerek kan yoluyla karaciğeri ve devamında hücrelere ulaşır.

Yağ sindirimi: Vücutta yağların kimyasal sindirimi ince bağırsakta başlar ve orda]]> Sindirim Çeşitleri https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-cesitleri.html Fri, 16 Nov 2018 02:25:22 +0000 Sindirim çeşitleri; büyük moleküllü besin maddelerinin sindirim sistemi organlarının sayesinde parçalara ayrıştırılarak kana geçebilecek hale getirilmesine sindirim denilmektedir. Sindirim sistemin görevi Ağızdan alınmış ol Sindirim çeşitleri; büyük moleküllü besin maddelerinin sindirim sistemi organlarının sayesinde parçalara ayrıştırılarak kana geçebilecek hale getirilmesine sindirim denilmektedir. Sindirim sistemin görevi Ağızdan alınmış olan besin maddelerinin besin hücreleri tarafından kullanılabilecek kadar ufak parçalara ayrıştırılarak ve kana geçişi sağlamaktadır. Sindirim çeşitleri ikiye ayrılmaktadır. Bunlar mekanik yani fiziksel sindirim sistemi ve kimyasal sindirim sistemidir.

Sindirim sistemi çeşitleri

Mekanik (fiziksel) sindirim: Gıdaların kimyasal yapı ve özelliklerinde bir değişmeye uğramadan sadece fiziksel etkilere yani diş, dil, bağırsak, midenin sağlamış olduğu hareketleri sayesinde ufak parçalara ayrılmasına denir. Kısaca besinlerin kesilip ufak parçalara ayrılma, Mide ve bağırsakta salgılanan su sayesinde humus yani yumuşak bir kıvama gelir. Bu olayda besinlerin kimyasal yapıları değişmemektedir. Bu süreçte yaşanan olaylarla enzimlerin etki yüzeyinde artış olduğu için olması gereken sindirimi kolaylaştırır ve çabuklaştırır.

Kimyasal sindirim: Hücrelerin besinlerdeki protein, karbonhidrat ve yağ bileşiklerden yararlanabilmesi için hidroliz edilen işlemidir. Hidroliz; besin maddelerinin su yarımı ile parçalara ayrılmasıdır. Kompleks besinlerin bazı ara bileşiklerine kadar parçalanmasına eksik sindirim denilmektedir.Besinlerin en ufak bileşenlerine ve ayrışarak parçalanmasına tam sindirim denilmektedir. Vücutta sindirim ağzı yoluyla çiğneme ile başlamaktadır. Besinler ağızda çiğneme ile beraber diş ve kas hareketleri sayesinde ufak parçalara ayrılmasına mekanik sistem denilmektedir. Vücut besinlerin sindirimine başladığı ilk andan itibaren besinlerin enzim adı verilen salgılar yardımıyla parçalanması işlemine kimyasal sindirim denir.

Kimyasal sindirim ve mekanik sindirim arasındaki farklılıklar

  • Mekanik sindirimde besinler yapısal olarak değişime uğramaz
  • Kimyasal sindirimde ise tam tersi besinlerde yapısal değişiklikler söz konusudur.
  • Kimyasal sindirimde besinlerde enzimler kullanılır
  • Mekanik sistemde ise besinlerde enzimler kullanılmaz
 Sindirim ÇeşitleriSindirim organları nelerdir

Temel sindirim organları  ağız, yutak borusu, yemek borusu, mide, on iki parmak bağırsağı ve kalın bağırsak olarak sıralanmaktadır. Sindirim sistemine yardımcı olan organlar ise; karaciğer ve pankreastır.

Sindirim sistemi hastalıkları

En sık rastlanan sindirim sistemi hastalıkları kusma, ishal, bulantı, kabızlık, safra kesesi iltihabı, ülser, siroz, safra kesesi taşı, basur olarak meydana gelmektedir. Sindirim çeşitleri gibi sindirim sisteminin ana ve yan organlara ayrılmaktadır. Tüketilen besinler organların içerisinde geçerek devam ediyor ise ana organ denir. Besinlere bir organ yardımıyla salgılanan salgılarla beraber dışarıdan ekleniyorsa bu organlara yan organ denilmektedir.
]]>
Proteinlerin Sindirimi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/proteinlerin-sindirimi.html Fri, 16 Nov 2018 02:47:59 +0000 Proteinlerin sindirimi; peptid bağlarının hidrolikit olarak parçalara ayırılması ve bu parçalanmanın amino asitlere kadar ayrışması olayıdır. Proteinlerin sindirimi için  amino asitlere kadar parçalanmaları gerekmekted Proteinlerin sindirimi; peptid bağlarının hidrolikit olarak parçalara ayırılması ve bu parçalanmanın amino asitlere kadar ayrışması olayıdır. Proteinlerin sindirimi için  amino asitlere kadar parçalanmaları gerekmektedir.

Proteinlerin SindirimiProteinlerin sindiriminin organlar ile işleyişi

Sindirim mide de başlamaktadır. Mide kısmına ulaşan proteinler orada bulunan mide asidi etkisi altında kalır. Ait ortamı çok kuvvetli olmasıyla beraber mide salgısında bulunan pepsinle karışmaktadır. Bunun sonucu olarak proteinler az miktarda amino ait ve polioeotidlere parçalanmaktadır. Pepsin enzimi bağlarının 1/5 ve 1/10 unu parçacıklara ayırır. Pepsin enzimi mide mukozasında, inaktif olarak bulunmaktadır.Pepsin aktif olabilmesi için mide boşluğuna salındığı zaman HCİ ve pepsin otokataliz olarak aktifleşmiş olur. Sonra ince bağırsağa ilerleyerek polipeptid o bölümde pankreastan salgılanan klimotripsinin ve atripsin salgılarının etki altına girer. Bu sayede polipeptidler biraz aminoloaside ve bununla beraber daha ufak polipeptidler şeklinde parçacıklara ayrılmış olur. Pepsin, tripsin, polipeptid, kimotripsin ve protein molekülünün iç kısımlarındaki peptid bağlarını etkilemesinden dolayı  endopeptidaz simini alırlar. Tripsin enzimi, pankreas salgı hücrelerinde bulunurken aktif olmayan tripsinojen durumundadır.Tripsin aktif olabilmesi için tripsinojen enterokinaz enzimi ve tripsin otokataliz olması lazımdır. Kimotripsinde pankreas salgı hücrelerinde bulunurken inaktif şeklindedir. Tripsinin sayesinde aktif duruma geçer. 
Tripsin ve kimotripsinin parçalanması durumunda meydana gelen polşpeptidler, sonra karboksşpeptidaz ve aminopeptidaz enzimlerin tepkimesine maruz kalır. Polipeptid halkasının, aminopeptidaz NH2 ucumdan başlayarak, karboksipeptidazlar COOh ucundan başlayarak parçalamaktadır. Karboksipeptidaz ve aminopeptidaz sindiriminin sonucu olarak aminoaitler ile tripeptid ve dipeptidlerden oluşmuş bir karışım meydana gelmektedir. Pankreasın dış salgısıyla birlikte karboksipeptidazlar bağırsak boşluğuna varırlar. İnce bağırsak salgısı ile beraber aminopeptidazlar sindirim kanalına yol alırlar. Bu olaylar sonucunda oluşan tripeptidler ve diler son aşamada tripeptidaz ve dipepridazlar tarafından aminoaitlere parçalanmış olurlar. Protein sindiriminde aminopeptidaz, karboksipeptidaz, tripeptidaz ve dipeptidazlar peptid dediğimiz zincirin dışından başlayarak etkilendiğinden ektopeptidaz ismini almaktadır. Proteinlerin sindirimi sonucunda sindirim kanalında serbest aminoasitlerinin oluşturduğu bir karışım meydana gelmiş olur.
]]>
Sindirim Sistemi İltihaplanması https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-iltihaplanmasi.html Fri, 16 Nov 2018 19:01:41 +0000 Sindirim Sistemi İltihaplanması; bağırsak hastalıkları ile karakterize olmuştur. Bu hastalığın görülme oranı ülkeden ülkeye değişim göstermektir. Batı toplumlarında doğuya göre daha sık görülür. Genellikle 20-40 Sindirim Sistemi İltihaplanması; bağırsak hastalıkları ile karakterize olmuştur. Bu hastalığın görülme oranı ülkeden ülkeye değişim göstermektir. Batı toplumlarında doğuya göre daha sık görülür. Genellikle 20-40 yaş aralığındaki insanlarda görülür. Hastalık genelde alevlenme ile başlar ve hastalık sürerken sindirim kanalı ödemli ve şiştir. Hastalığa ait belirtilerde bu dönem içerisinde görülür. Hastalığın sessiz döneminde hastalık kısmen yatışmıştır ve  bu dönemde herhangi bir şikayet görülmez. 

Sindirim Sistemi İltihaplanması Neden Olur

Sindirim sistemi iltihaplanmasının nedeni tam olarak bilinmez. Buna neden olan etkenler, genetik veya çevreden kaynaklı olabilir. Ayrıca psikolojik yada bağışıklık sistemi rahatsızlığından da kaynaklanabilir. Bu hastalığı yaşayanların genelde ailesinde veya akrabalarında bu hastalık görülür. Bilinmeyen faktörler bağışıklık sistemini etkiliyor ve bağırsak duvarında iltihaplanmaya neden oluyorsa bunun sonucunda bağırsak duvarı hasar görür ve sindirim sisteminin iltihaplanmasına neden olur. Bunun sonucunda hasta kanlı ishal ve karın ağrısı yaşar. Hastalığın gelişim göstermesi için genetik olarak bir hassasiyet veya enfeksiyonal sorunlar etkili olur. Sindirim sisteminin sürekli dış etkenlere maruz kalması son zamanlarda bağışıklık sisteminin yetersizliğinden kaynaklanabilir.

Sindirim Sistemi İltihaplanmasının Belirtileri

 Sindirim sistemi iltihaplanmalarında ilk olarak kişide alevlenmeler ve sessiz dönemler oluşur. Bu rahatsızlığın belirtileri hafif veya şiddetli olabilir ve kişiden kişiye farklı belirtiler yaşayabilir. Ayrıca alevlenmeler duygusal stres, akut hastalıklar, enfeksiyonlar, hamilelik gibi nedenler ve kullanılan bir antibiyotiğin aniden kesilmesi gibi etkenler neden olabilir. Hastalık başladığı zaman hasta karın ağrısı çekebilir bu ağrı kramplar şeklinde olur ve çok acı verir. Kişide kanlı ishal başlar. Ve dışkıda sümüğümsü bir akıntı görülür. Kişi bu dönemde sürekli tuvalete gitmek ister. Bunun nedeni ise rektumun iltihaplanmasıdır. Hastalığın derecesi arttıkça diğer belirtiler de ortaya çıkar terleme, ateş, halsizlik, bulantı, eklem ağrılar ve kusma gibi belirtiler bu belirtilere örnektir. Ayrıca sindirim sistemi iltihaplanmasında kişi kilo kaybı da yaşar. Bağırsaklarda meydana gelen kanama nedeniyle kişi kansızlık problemi de yaşayabilir. Sindirim sistemi iltihaplanması nadir olarak çocuklarda da görülür ve bu durum büyüme geriliği yaşanmasına neden olabilir.

Sindirim Sistemi İltihaplanmasıSindirim Sistemi İltihaplanması Nasıl Teşhis Edilir

Teşhis aşamasında hastanın anlatacağı belirtiler ve hastanın hikayesi çok önemlidir. Alevlenmeler, sürekli olarak devam eden karın ağrısı, ishal, ateş gibi belirtiler ayrıca yapılan teşhis yöntemleri sonucun belirlenmesine fayda sağlar. Öncelikle dışkı incelenmesi yapılır. Daha sonra dışkıda gizli kan olup olmadığına bakılır. Kişiye baryumlu film uygulanır. Hastaya baryum içirildikten sonra hastanın röntgeni çekilir. Bunun sonucunda sindirim sisteminde meydana gelen rahatsızlıklar ortaya çıkar. Kişiye endoskopi uygulanır. Kolonoskopi ile kalın bağırsak incelenir.

Sindirim Sistemi İltihaplanması Tedavisi

Kişiye öncelikle ilaç tedavisi uygulanır. Burada amaç anormal seyreden iltihabi süreci bastırmaktır. Bu sayede bağırsak dokusu iyileşir ve ishal, karın ağrısı gibi belirtiler ortadan kalkar. Bu belirtiler kontrol altına alındıktan sonra ilaç tedavisinin amacı hastalığın alevlenme seyrini azaltmaktır. İlaç tedavisi kademe kademe uygulanır. Ve bu şamada yan etkisi en az olan ilaç ile tedaviye başlanır. Ve zamanla bir üst kademeye geçilir.  İshal ilaçları spazm çözücüler gibi ilaçlar birinci kademe ilaçlarıdır. Kortizon ilaçları ise ikinci]]> İnce Bağırsakta Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/ince-bagirsakta-sindirim.html Sat, 17 Nov 2018 19:00:50 +0000 İnce Bağırsakta Sindirim, İnce bağırsağa gelen safra vepankreas öz suyu ile burada yağların, karbonhidratların ve ayrıca proteinlerin sindirim tamamlamış olur. Burada ince bağırsağın görevi çok büyüktür. besinler bu ince İnce Bağırsakta Sindirim, İnce bağırsağa gelen safra vepankreas öz suyu ile burada yağların, karbonhidratların ve ayrıca proteinlerin sindirim tamamlamış olur. Burada ince bağırsağın görevi çok büyüktür. besinler bu ince bağırsakta en küçük moleküllere bölünürler. Bu moleküllerin ince bağırsakta parçalanıp damarlara geçmesi olayınada emilim adı verilmektedir. İnce bağırsak besinlerin en çok sindirildiği organımızdır. İnce bağırsakta hem fiziki hemde kimyasal sindirim gerçekleşir. Bütün besinlerin kimyasal sindirimleri ilk olarak ince bağırsakta başladığı gibi ince bağırsakta son bulur. Yağlar burada yakılır. 

İnce Bağırsakta Sindirim, Sindirim kanalının mide ile karın bağırsağı arasında bulunan kısımda ince bağırsak yer alır. beş yaşından büyük insanlarda boyu 5 - 6 m arasındadır. Üç kısıma ayrılır. Duodenum, jejunum ve ileumdur. Midede gıdalar duodenum ile başlar ilk yakılmalar burada başlar. 

İnce Bağırsakta Sindirim, Besin bileşenlerinin, moleküllere ayrılarak parçalanıp yakılması ve sindirilemeyen atıkların karın bağırsağa gönderilmesi ince bağırsak ile başlar. kalın bağırsağa kadar ulaşan besinlerin sıvıları bir kısmı ince bağırsaktan gelene kadar emilimi gerçekleşir. Bu bölümde çok önemli olan mikro organizmalar bulunmaktadır. 

İnce Bağırsakta Sindirimİnce Bağırsakta Sindirim, Mideden gıdalar ince bağırsağa, duodenuma pilor yada pilorik sfinkter adlı kaslar ile giderler. Daha sonra ince bağırsaktan başlayarak peristaltizim  adı verilen kas kasılmaları ile hareket ederler. Sindirimin gerçekleşmesinde ve yağların yakılmasında büyük rolü olan ince bağırsak sıvı olan besinlerin emilimini sağladıktan sonra kalın bağırsağa bağlı olan organımıza görevi devreder. 

İnce Bağırsakta Sindirim Grupları,

İnsan yapısında iki temel grupta ayrılır. Fiziksel sindirim ve kimyasal sindirim olarak ikiye ayrılır. Fiziksel sindirimde besinlerdeki moleküller küçük parçalara ayrılırken, Kimyasal sindirimde bu moleküllerin en küçük yapı taşları bile çözülebilmektedir. Sindirim sistemi, Sindirim kanalı (yada sindirim borusu da denebilir) ile sindirim bezleri içeren çok hücreli hayvanlarda yiyeceğin vücuda alınması ve sindirilmesi gerekli olan besin ve enerjinin bastırılması sindirilmesi ve vücuda faydası olmayan atık olan maddelerin vücuttan atılmasını sağlayan en önemli organlarımızdan ve sistemlerimizden biridir. 
]]>
Anatomi Sindirim Sistemi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/anatomi-sindirim-sistemi.html Sat, 17 Nov 2018 21:34:01 +0000 Anatomi sindirim sistemi; besinlerin tüketilmesiyle gelişen bir süreçtir. Sindirim sistemi tüketilen besin maddelerinin parçalanması ile besinler ufak parçalara ayrıştırılır. Sonrasında besinlerin öğütülmesini, emilimini ve d Anatomi sindirim sistemi; besinlerin tüketilmesiyle gelişen bir süreçtir. Sindirim sistemi tüketilen besin maddelerinin parçalanması ile besinler ufak parçalara ayrıştırılır. Sonrasında besinlerin öğütülmesini, emilimini ve devamında gereksiz olan atık maddelerinin vücuttan dışarı atımını sağlamaktadır. Sindirim sistemi ilk olarak ağızdan başlayarak, yemek borusu, ince ve kalın bağırsaklardan devam ederek, rektüm ve en son olarak anüs görevini yerine getirir. Tüketilen besinler dişler sayesinde ağızda parçalanır. Besinler yemek borusundan geçerek mideye doğru yönelir. Mide kısmında besinler ufak parçalara ayrılır. Bu sayede besinlerin sindirimini kolaylaştırır.  Midede bulunan sıvılar ile karışan besinler, pankreas ve karaciğer organlarının yardımıyla ince bağırsağa gönderilir. Anatomi sindirim sisteminde vücut için yararlı olan besinler bu kısımda emilir. Buradan kalın bağırsağa giden besin atıkları rektüm ve anüs sayesinde dışarı atılır. Sindirime yardımcı olan organlar ise safra kesesi, karaciğer ve pankreas'tır. Vücutta meydana gelen zararlı atıkların yakımını sağlayarak sindirime yardımcı olmaktadır.

Anatomi sindirim sistemi organları ve işleyişi

Ağız: Tüketilen besinlerin ilk geçiş yerleridir. Bunlar ağız kısmında dişler, dil ve tükürük bezleri beraber çalışarak besinlerin bu bölgede parçalanmasını sağlamaktadır. Buradan parçalanmış olan besinler yutak borusuna gönderilir.

Yemek borusu: Normal bir insanda 25 cm uzunluğundadır. Yemek borusunun yapısı hem kaslı hemde tüp geçit şeklindedir. Borunun bitiş yerinde özofagus adında kapak bulunmaktadır. Katı ve sıvı besinler mideye gönderilir. Yemek borusunda lokmalar yutuldukça kaslı yapı sayesinde itici güçle dalgalanmalar meydana gelerek besinlerin mideye gidişi kolaylaşır. Bu kas hareketleri istemsiz olarak gerçekleşmektedir. Mideye yol alan lokmalar bazen belli bir zaman zarfında burada kalabilir. Yemek borusu iki ucunda bulunan sfinkterler kapalı olur. Sfinkterler yutma esnasında açılarak, lokmaların yemek borusundan geçmesini sağlamaktadır. Alt kısımda bulunana sfinkter yukarıdan gelen lokmaların midye geçişini sağlamaktadır.

Anatomi Sindirim SistemiMide: Besinlerin parçalanmadan sonraki belli bir zaman beklediği kısımdır. Midenin sıvı hacmi 1,5 litreliği rahatlıkla kapsamaktadır. Bazende  bu kapasite 4 litre sıvıyı da tutabilmektedir. Mideye gelen besinler korpus, fundus ve antum adında üç kısımda fiziksel ve kimyasal sindirimle karşılaşır. Sindirime yardımcı olan sıvılar mide çeperinde bulunan mukozadan salgılanmaktadır. Bu salgıların içerisinde sindirim enzimleri, hidroklorik asit, intrensek faktör  ve hormonlar bulunur. Salgılar arasında bulunan mide asitinden mide kendi korumasını sağlayacak olan zamk tarzında alkalin bazik ile beraber mukusta üretir.

İnce bağırsaklar: Uzunluğu 6 mt bulan bir organdır. Anatomi sindirim sisteminin en uzun kısmıdır. Genişlik olarak 2,5 cm civarındadır. İnce bağırsağın görevi ise emilim absorbsiyonu yapmasıdır. İnce bağırsakta bulunan kıvrımlar sayesinde emilim yüzeyi geniştir. Bu kıvrımlar sindirimin rahatlıkla yapmasını sağlamaktadır. İnce bağırsağın emme kapasitesi günlük olarak 1 kg yağ, litrelerce su, birkaç kg karbonhidrat, yarım kg proteini emmebilmektedir.

Karaciğer ve safra kesesi: Anatomi sindirim sisteminde bu organlar sindirime etki ederek yardımcı olan organlardır. Bağırsaklardan ulaşan besinleri karaciğer metabolize eder ve yeni maddelere dönüştürür. Toplanmış olan maddeleri kan damarlarına veya safra kesesine gönderir. Karaciğerde üretilen maddeler safra, safra kesesi, safra kanallarından ince bağırsağa yol alır. Bu maddeler sayesinde yağın ince bağırsakta kolayca sindirilmesini sağlamaktadır. Vücudun her gün ürettiği safra 1 litre kadardır. 

Pankreas: Midenin a]]> Besinlerin Sindirimi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/besinlerin-sindirimi.html Sun, 18 Nov 2018 10:22:47 +0000 Besinlerin sindirilmesi, dışarıdan alınan besinler hücrelere geçmediği sürece kullanılmaz. Bunun için de büyük besin moleküllerinin hücre zarından geçebilecek hale gelmesi gerekir. Bu durum hem mekanik hemde kimyasal sindirim i Besinlerin sindirilmesi, dışarıdan alınan besinler hücrelere geçmediği sürece kullanılmaz. Bunun için de büyük besin moleküllerinin hücre zarından geçebilecek hale gelmesi gerekir. Bu durum hem mekanik hemde kimyasal sindirim ile sağlanır.

Karbonhidratların Sindirimi: Besinlerle alınan nişasta, glikojen, sakkaroz, laktoz ve maltoz; glikoz, fruktoz ve galaktoza kadar parçalanır. Karbonhidatlar; ağız, onikiparmak bağırsağından sonraki ince bağırsak kısmında sindirilir. Karbonhidrat sindirimi ağızda başlar. Tükürük salgısında bulunan amilaz (pityalin), nişastayı amltoz ve dekstrine kadar parçalar (Dekstrin 8-15 glikozdan oluşmuş bir karbonhidrat parçasıdır).
Mide ortamı asidik olduğundan, mideye besinle birlikte gelen amilaz enzimi midede etkili olamaz. Mideden onikiparmak bağırsağına geçen besin bulamacı, karaciğer ve pankreasın salgılarıyla nötrleştirildikten sonra bazik hale getirilir. Besin bulamacı içindeki nişastanın sindirimi pankreastan amilaz enzimiyle onikiparmak bağırsağında devam eder. Onikiparmak bağırsağından sonraki ince bağırsak bölümüne geçen disakkaritler ince bağırsak hücreleri tarafından salgılanan maltaz, laktaz ve sakkaraz enzimleriyle monomerlerine kadar ayrıştırılır. Böylece, karbonhidrat sindirimi tamamlanmış olur. Oluşan monosakkaritler ince bağırsaktan emilerek kana karışır. Kan yoluyla karaciğere taşınır.

Proteinlerin Sindirimi: Proteinlerin kimyasal sindirimi midede başlar. İnce bağırsakta tamamlanır. Midede proteinlerin sindirilebilmesi için asit özellikli mide öz suyu üretilir. Mide öz suyundaki pepsinojem, HCI ile tepkimeye girerek aktif pepsine dönüşür. Özellikle süt çocuklarında mide öz suyunda bulunan lap (rennin) enzimi, süt proteini olan kazeinin çökeltilmesini sağlar. Sütte bulunan kazeinin sindirilebilmesi için çökeltilmesi gerekir. Pepsin, midede kazeinin ve besinlerle alınan diğer proteinlerin kimyasal sindirimini başlatır.
Midedeki mekanik ve kimyasal sindirimlerin etkisiyle bulamaç haline gelen besinler, onikiparmak bağırsağına geçer. Onikiparmak bağırsağına pankreanstan wirsung kanalı aracılığı ile gelen inaktif özellikteki tripsinojen ve kimotripsinojen molekülleri burada aktifleşir. Tripsinojen, onikiparmak bağırsağında üretilen enterokinaz ile aktif özellikteki tripsine dönüşür. Tripsin de kimotripsinojenin, kimotripsine dönüşmesini sağlar. Tripsin ve kimotripsin polipeptitleri, daha küçük polipeptitlere ve aminoasitlere parçalar. Sindirim sonucu oluşan aminoasitler, villuslardan emilerek kana verilir ve kan yolu ile karaciğere taşınır.

Besinlerin SindirimiYağların Sindirimi: Yağların sindirilmeleri onikiparmak bağırsağında başlar. Karaciğerden gelen safra suyundaki safra tuzları yağların mekanik sindirimini sağlayarak küçük damlacıklar haline getirir. Ardından pankreanstan salgılanan lipaz enzimi, yağların kimyasal sindirimini gerçekleştirir. Sindirimin ince bağırsakta tamamlanmasından sonra oluşan yağ asitleri ve gliserin molekülleri villuslardan emilerek buradaki lenf kılcallarına geçer ve lenf damarları yoluyla dolaşıma katılırlar.
]]>
Sindirim Sistemi İlaçları https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-ilaclari.html Sun, 18 Nov 2018 16:14:03 +0000 Sindirim sistemi ilaçları: Bağırsak kanalını ve mideyi etkileyen ilaçlardır. Sindirim sistemi ilaçları kullanım amaçları ve etkileyiş yerlerine göre değişmektedir. Sindirim sistemi ilaçları: Bağırsak kanalını ve mideyi etkileyen ilaçlardır. Sindirim sistemi ilaçları kullanım amaçları ve etkileyiş yerlerine göre değişmektedir.

Sindirim Sistemi İlaçlarıSindirim sistemi ilaçları çeşitleri ve tedavileri
  • Zoprol: ilacın ana maddesi lansoprazol'dur. İlacın görevi midede bulunan asit miktarını azaltmaya yarara bir ilaçtır. Reflüye bağlı olarak oluşan mide asitinin yemek borusuna kaçmasını, oluşan ülserin mide ve onikiparmak olanın özellikle önlenmesi ve bu rahatsızlıkların tedavisi için kullanılmaktadır.
  • Bekunis draje: Bisakodil sennozit B ilacının ana maddesidir. Kalın bağırsakta bulunan kaslarda kasılma meydana getirerek dışkının dışarı atılmasını sağlamaktadır. Kalın bağırsakta sıvı derecesini arttırarak dışkının yumuşamasını sağlamaktadır. Müsil ilacı olarak da uygulanmaktadır. Kısa zamanlı olarak kabızlık hastalığı tedavisinde kullanılır.
  • Vogast 30 mg enterik mikropellet kapsülü: ilacın ana maddesi lansoprazol'dur. Bu ilacın midede salgılanan asit miktarında azaltma meydana getirir.Midede bulunan asitin yemek borusuna kaçması oluşan reflü, onikiparmak ülseri ve mide ülseri rahatsızlıklarında tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır.
  • Salofalk supozituvar: Bu ilacın ana maddesi mesalizn'dir. Bu ilac ile ülseratif kolit ve ülseratif kolitin belirtilerin önlenmesin için tedavi amaçlı olarak kullanılan ilaçtır. İlacın içerdiği maddelere karşı alerjiniz söz konusuysa kullanmamanız gereklidir.
  • Tosseca Dr kapsülü: İlacın ana maddesinde esomeprazol magnezyum içermektedir. Mide içerisinde üretilen asit miktarını azaltarak bir proton pompası inhibotörü olarak işlem görmektedir. Mide ve bağırsak oluşabilecek kanamanın önlenerek tedavisinde, mide asitinin yemek borusunda tahrişe neden olduğunda kullanılmaktadır. 
  • Prosek kapsül: Sindirim sistemi ilaçların içerisinde kullanılan prosek kapsülünün içerdiği ana maddesi omeprazol'dür. Mide kısmında üretilen asit miktarını azaltır.Aşırı mide asitinin oluşturduğu mide içeriğinin yemek borusundan gelmesi yani gastroözofajeal hastalığı, midede bulunan asitin mide borusuna zarar vererek meydana gelen eroziv iltihaplanmanın tedavilerinde kullanılmaktadır.
  • Primsel ampul: İlacın içermiş olduğu etken madde metoklopramid hidroklorür'dür. Bu ilaç bağırsak ve mideye uyarıcı niteliği taşımaktadır. İlaç üst sindirim sistemini uyarı etki yaparak midenin bağırsaklara boşalmasını sağlamaktadır. Mide kaynaklı olan bulantı ve kusmanın önüne geçer.
  • Musilaks taplet: Etken madde fenolflatalein'dir. İlaç kalın bağırsağı fizyolojik olarak uyararak harekete geçirir ve bağırsakların boşalmasını sağlayan müshil etkili bir ilaçtır. Kabızlık tedavisinde kullanılmaktadır. 
]]>
Sindirim Sistemi Enzimleri https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-enzimleri.html Mon, 19 Nov 2018 15:45:15 +0000 Sindirim sistemi enzimleri;içerisinde bir sürü enzim vardır. Özellikle mide, pankreas ve ince bağırsaktan salgılanan enzimler sindirimin en önemli enzimleridir. Sindirimi üstlenen bu belli başlı enzimler yağ parçalayan lipaz Sindirim sistemi enzimleri;içerisinde bir sürü enzim vardır. Özellikle mide, pankreas ve ince bağırsaktan salgılanan enzimler sindirimin en önemli enzimleridir. Sindirimi üstlenen bu belli başlı enzimler yağ parçalayan lipaz, proteinleri parçalayan proteaz, liflri parçalayan selüloz, nişastayı parçalayan amilaz, süt ve süt ürünlerini parçalayan laktaz, şekeri parçalayan sükroz ve tahıl ve tahıl ürünlerini parçalayan enzimde maltazdır. Enzimler besinleri yapı parçacıklarına ayırarak vücudun kullanıp tüketebileceği şekle getirir.  Midede bulunan  sindirim sistemi enzimleri proteinlerin kimyasal olarak parçalanmasını sağlar. Bu salgılanan enzimleri ise; gastrin, pepsin ve lap enzimleridir. Pankreastan salgılanan enzimlerle karışık sindirim sistemi enzimleri ince bağırsağa doğru salgılanır. Bu enzimlerden bir kaçı şunlardır; bikarbonat, tripsin, kemotripsin, lipaz ve amilaz sindirim sistemi enzimleridir. Burada besinler aminoasitlere parçalanır ve yararlı besinler kana alınır emilir. 

Sindirim sistemi organları şunlardır;

  • Ağız: Sindirim olayı ilk ağızda başlar. Tükürük ve pitalin ile nişastalar dan maltoz üretir. 
  • Onikiparmak bağırsağı : Karaciğerde safra salgılar ve bulunan yağları bu safra ile birlikte damlalar haline getirir. Safra bir sindirim enzimi olmamasına karşın yağların çözülmesineyardımcı olduğundan dolayı sindirim sistemi enzimlerine yardımcı bir enzimdir. 
  • İnce bağırsak: Kimyasal sindirim enzimler ile burada biter. Proteoslardan ve peptonlardan amino asitler oluşturur. Karbondihidratlar'ı enzimler yardımı ile glikoz halinde parçalar. 
  • Safra: Mideden gelen asidik besinleri bazik bir duruma geçmesini sağlar. Yağda eriyen A, D, K, E vitaminlerinin emilip yağ kılcallarına geçmesi sağlanır. 
Sindirim Sistemi Enzimleri

Sindirim sistemi enzimleri şunlardır;

  • Gastrin: Midede bulunan distal bölgenin lokalize olan G hücresi tarafından üretilen hormondur. Mide astarı hücreleri tarafından üretilir ve amacı sindirim için olan asit salgısını düzenlemektir. 
  • Pepsin: Mide içerisinde bulunan et, yumurta gibi protein ağırlıklı yiyecekleri parçalamak için salgılanan güçlü bir sindirim sistemi enzimidir. Mide duvarında salgılanan pepsinojen ve mide öz suyunda bulunan hidroklorik asidin tepkimesinden oluşur. Proteinlerden peptonlar üretir.
  • Tripsin: Genellikle omurgalı sindirim sistemine sahip olan protein parçalayıcı peptidaz bir sindirim sistemi enzimidir. 
  • Amilaz: Genellikte bitkilerde bulunan nişastayı maltoza çeviren enzimdir. İnsanlarda tükürük bezlerinde ve pankreasta salgılanır. 
  • Lipaz: Lipitlerin bağlarının hidrolizini engelleyen bir enzimdir. Çoğu canlıda trigliserin sindirimi ve taşınmasını sağlar. 
  • Kemotripsin: Proteinlerin parçalanmasına amino aside çevrilmesini sağlayan bir sindirim sistemi enzimidir.
]]>
Yağların Kimyasal Sindirimi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/yaglarin-kimyasal-sindirimi.html Tue, 20 Nov 2018 08:26:13 +0000 Yağların Kimyasal Sindirimi: Besinlerin sindirim olayı normal de iki şekilde olmaktadır, Ağızda yapılan sindirime; mekanik, Mide, ince ve kalın bağırsakta oluşan sindirime ise kimyasal sindirim denilmektedir. Konumuz “ya Yağların Kimyasal Sindirimi: Besinlerin sindirim olayı normal de iki şekilde olmaktadır, Ağızda yapılan sindirime; mekanik, Mide, ince ve kalın bağırsakta oluşan sindirime ise kimyasal sindirim denilmektedir. Konumuz “yağların kimyasal sindirimi” olduğu için makalemizde bu konuya ağırlık vereceğiz. Yağların ilk sindirimi ağız, devamında midede gerçekleşir. Ancak yağın ağızda kalma müddeti saniyeler içinde bittiğinden, mide içine giren bolusdaki lipazın, hatta midede var olan gastrik lipazın mevcudiyetine karşın, yağların böyle ortaya çıkan bir sindirim olayı, genel olarak önemsiz miktar olarak kabul edilmektedir. 

Yağların Kimyasal SindirimiYağların Kimyasal Sindirimi;

Yağların gerçek sindirimi kimyasal olarak ince bağırsakta gerçekleşir. Buradaki yağların kimyasal sindirimi pankreatik lipaz enzimi ile yapılır. Karaciğer salgısı “safra” buna yardım eder. Yağ sindiriminin yapılabilmesi için, büyük kitle halinde bulunan yağ damlasının oldukça küçük parçalara bölünmesi, böylece suda erime özelliği bulunan lipazların etkisinin arttırılması kısaca emülsifiye edilmesi yağ sindirim olayını kolaylaştırır. Bu işlem Koledokt yolu ile duodenuma gelen safra salgısı tarafından gerçekleştirilir. Safra da çok fazla miktarda safra tuzu ve fosfolipid olan lezitin vardır. Bu maddelerin polar grupları suda çözlürürken, nonpolar grupları (sterol) da yağ da erimiş haldedir. Safra tuzu, yağ damlalarını daha ufak parçalara bölerek çapı 3 ile 6 nm kadar olabilen küçücük küre gibi “miçeller” (miseller) oluşturur. Böyle bir durumda enzimin etki yapabilecek yüzeyi genişler. Bu miçeller aynı anda yağ sindirimi sonunda oluşan monoaçilgliserol (monogliserid) ile bağımsız yağ asitlerinin, yağ sindirimine engel olmaması için yağ yanından uzaklaşmasını sağlar. Yağ sindirimi safra tuzu olmadan da yapılabilir, ancak sindirilebilir oran, bu durumda % 60’a kadar inebilir. 
Yağların kimyasal sindirimi için en önemli enzim duodenumda olan pankreatik lipazdır. Bu enzim çok kuvvetlidir. Sindirilmesi için bekleme durumunda olabilen bütün yağların sindirimini yapabilecek miktardadır. Enterositlerin de lipaz enzimi (enterik lipaz) olduğu halde bunlara herhangi bir iş düşmediği için umumiyetle önemsiz sayılır. Yağ sindiriminde serbest yağ asitleri, gliserol ya da yağ asitinin gliserole ikinci karbon da ilişik kaldığı 2 monoaçil gliserol (monogliserid) meydana gelir. Yağlarla birlikte diyet besinlerinde az miktarda olan fosfolipid ile kolesterol esterin yapısında da yağ asitleri bulunduğundan sindirimleri yağ gibi olur.
İnce bağırsakta, safra tuzu ile emülsiyon duruma geçen triaçilgliseroller pankreastan çıkan lipaz enzimi ile kolayca hidroliz edilir ve ince bağırsak tarafından emilim gerçekleşir.
]]>
Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim.html Tue, 20 Nov 2018 13:52:54 +0000 Sindirim, vücudumuzun yaşamamızı sağlayan en önemli işlevlerden biridir. Besinlerin kana geçebilecek hale gelmesi için ağızdan başlayıp bağırsaklarda biten değişimlerin hepsine birden sindirim, bu işleri gören düzene d Sindirim, vücudumuzun yaşamamızı sağlayan en önemli işlevlerden biridir. Besinlerin kana geçebilecek hale gelmesi için ağızdan başlayıp bağırsaklarda biten değişimlerin hepsine birden sindirim, bu işleri gören düzene de sindirim sistemi denir. 
Sindirim sistemi canlıdan canlıya çeşitlilik göstermektedir. Özellikle hayvanların sindirim sistemi ve borusu belirli oranlarda farklılık gösterir. Örnek verecek olursak bazı hayvanlar çok odalı midelere sahiptir.

Sindirim Olayları
Kimyasal sindirim ve fiziksel (mekanik) sindirim olmak üzere iki farklı şekilde gerçekleşmektedir. Sindirime uğrayan besinlerin bağırsaklardan kana geçebilmesi için kimyasal ve fiziksel sindirime uğramaları gerekir.
  • Fiziksel (Mekanik) Sindirim: Besinlerde salgı yani enzim kullanılmadan çiğneme, yutma ve kas hareketleriyle küçük parçalara ayrılmasına denir.Besinlerin kimyasal yapısı da mekanik sindirim sonucunda değişmez.
  • Kimyasal Sindirim: Besinlerde sindirim borusunun çeşitli bölümlerinde salgılanan mide özsuyu, tükürük, öd, pankreas ve bağırsak özsularında bulunan mayalar arasında meydana gelir. Kimyasal sindirim ile besinlerin kimyasal yapıları değişir.
Ağızda Sindirim
Sindirim ağızda başlar. Bunun ilk evresi çiğnemedir. Çiğneme işlevine tükürük de yardım eeder. Ondan sonra lokmayı yutarız, sindirimin midedeki evresi burada başlamaktadır. Lokmaların bir sonraki sindirim işlemine hazırlanları bakımından, ağızda sindirim şu üç basamaktan geçer:
  • Çiğneme: Ağıza alınan besinler çiğneme ile ufalanır ve bu gıdalar tükürükle beraber karıştırılarak yutmaya elverişli bir lokma haline getirilir. Çiğneme, durağan olan üst çenenin karşısında alt çenenin uzaklaşma, yaklaşma, arkaya, öne ve yana gitme hareketleri sırasında, dişler lokmayı keserek ve ezerek parçalamasından ibaret mekanik bir durumdur. Sert bir parçayı yutmak için şeklini ve kıvamını alıncaya kadar geçen çiğneme süresi, normal şartlarda yarım dakika kadar sürer. Lokma en sonunda 1 mm 1/10'u kadar ufalanabilir. En çok 12 mm büyüklüğünde parçalar yutulabilir.
  • Tükürük: Parotis, dilaltı, çene altı bezleri diye adlandırılan üç çift büyük salya bezlerinden ve ağızdaki başka ufak bezlerden salgılanan bir sıvıdır.
  • Yutma: Lokma boğazdan geçip, yemek borusu ile mideye iner. Bu iş, ağız, çene, boğaz kaslarının sistemli çalışması, yemek borusunun peristaltizm diye adlandırılan hareketleri sayesinde gerçekleşir. Yediğimiz lokmanın nefes borusuna kaçmamasını sağlayan epiglottis denilen kapak nefes borusunu kapatır, bu sırada solunum birkaç saniye kesilir.
SindirimMidede Sindirim
Yutulan maddeler mideye gelince bunların üzerine midenin uygulamış olduğu sıkıştırıcı hareketlerde oluşmaya başlar. Mide salgısı ile besinler karışır. Ayrıca eskiden sanıldığı gibi besinler, çalkalanma işlemiyle karıştırılmaz. Bunu yapılan denemelerde göstermiştir ki ilk yenilenler midede en altta kalmış, daha sonra yenilenler ise üst üste yığılmıştır. Karıştırıcı etkisi midenin pilor denilen on iki parmak bağırsağına açılan kısımda olur. 
Lokma mideye girdikten hemen sonra dalga şeklinde hareketlerle pilor kısmına doğru itilir. Lokmalar pilora yaklaştıktan sonra tekrar geri gelebilme ihtimali vardır. Peristaltik hareketler her 18-20 saniye sonra dalga halinde tekrar başlar.
Mide özsuyu, mide mukozasında  (yaklaşık olarak sindirim borusunun tamamını kaplayan ince doku) salgılanan bir sıvıdır. Bu salgıların içinde bulunan asit, pepsin, lipase, klorhidrik aracılığıyla protein, yağ ve karbonhidratlı besinler parçalanmaya başlar.

Bağırsakta Sindirim
Sindirilmeye başlamış, özsularla karışmış besinler, on iki parmak bağırsağından itibaren bağırsak hareketiyle anüse doğru gönderilir.
On iki parmak bağırsağına pankreas bezi salgısı ile safra akar. Panreas salgısı am]]> Sindirim Ve Boşaltım Sistemi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-ve-bosaltim-sistemi.html Wed, 21 Nov 2018 11:44:42 +0000 Sindirim ve boşaltım sistemi, ağızda yiyecekler dil ve dişler tarafından mekanik olarak parçalanırken, kimyasal olarak da tükürük tarafından belirli bir ölçüde parçalanır. Daha sonra yemek borusundan mideye geçer. Burada Sindirim ve boşaltım sistemi, ağızda yiyecekler dil ve dişler tarafından mekanik olarak parçalanırken, kimyasal olarak da tükürük tarafından belirli bir ölçüde parçalanır. Daha sonra yemek borusundan mideye geçer. Burada hâla parçalama işi devam eder. Büyük yiyecek parçaları küçük yiyecek parçalarına ayrılır ve bu büyük oranda mekanik bir işlemdir. Bunun yanında az miktarda kimyasal işlemlerde meydana gelir. Özellikle midedeki enzimlerin yardımı ile kimyasal parçalara ayrılan proteinler, daha sonra ince bağırsağa girer ki burada bakteri ve enzim yardımıyla parçalama işlemi gerçekleşir.Sindirim ve boşaltım sisteminde yararlı partiküller kana emilerek, kalan partiküller kalın bağırsaktan geçer ve dışkı ile vücuttan dışarı atılır. Dışkı ile bu kitlede sindirilmemiş maddeler, sindirim öz suları, bağırsak salgısı, mikrobik sindirim atıkları vardır.

Sindirim Ve Boşaltım SistemiSindirim ve Boşaltım Sistemleri Sinirleri

 Sindirim hem hormonlar tarafından hemde otonom sinir sistemleri tarafından düzenlenir. Sindirim sisteminin görevlerini kontrol eden temel hormonlar ince bağırsak ve mide mukozasındaki hücreler tarafından salgılanmaktadır. Bu hormonlar örneğin, gastrin vekolesistokinin, sekretenin, kana sindirim borusu tarafından bırakılır ve sindirim boruları uyarak organların hareketlerine neden olurlar. Sindirim sistemi otonomik sinir sisteminin iki kolu da etkiler; parasempatik sinirler salgıyı ve peristaltizmi uyarırken, sempatik sinirlerin etkisi daha da baskılayıcıdır.
 Bir günde dışarı atılan dışkı miktarı yetişkin bir insanda 120-150 gram kadardır. Bu  miktar yenen besinin evsafına, sindirimin tam olup olmamasına, sindirim borusunun emme yeteneğine, bağırsak hareketlerine göre değişir.

Sindirim borusu ayrıca bağışıklık sistemininde bir bölümüdür. Midenin 1-4 arasında olan pH seviyesi, mideye giriş yapan bir çok mikroorganizmalar için ölümcüldür. Buna benzer bir şekilde, IgAantikotları içeren mukus bu mikroorganizmaların çoğunu nötrolize eder. Sindirim borusundaki safra ve tükürük bezindeki enzimler dahil olmak üzere diğer faktörlerde bağışıklığa yardımcı olurlar.
Sağlığa yardımcı olan bağırsak bakterileri potansiyel olarak yaşamımız için zararlı olabilecek olan sindirim borusundaki bakterilerin çoğalmasını önlemeye yardımcı olur. Bu zararlı bakteriler yüzünden ölebilirsiniz. İnce bağırsakta, midedeki yemekleri kendine geçirerek oradan kalın bağırsağa iletip boşaltılmasıdır.
]]> Sindirim Sistemi Sırası https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-sirasi.html Thu, 22 Nov 2018 11:24:40 +0000 Sindirim Sisteminin Sırasına baktığınızda zaman fark ettiğiniz üzere tam bir fabrika kompleksi ile çalışmaktadır. O kadar harika olan bu kompleks içinde yakıcılar, öğütücüler, enzim üreticiler ve benzeri özellikte bir ço Sindirim Sisteminin Sırasına baktığınızda zaman fark ettiğiniz üzere tam bir fabrika kompleksi ile çalışmaktadır. O kadar harika olan bu kompleks içinde yakıcılar, öğütücüler, enzim üreticiler ve benzeri özellikte bir çok fonksiyon içeriği bulunmaktadır. Şimdi size bunların işleyişleri ve sırasını yazacağım. Sistemin başlangıcını dış dünyadan yani insanın vücudunun dışından gelen besin ile başlayarak ağızda sindirime uğramaya başlar. Son olarak anüsten dışkı olarak çıkar.

Sindirim Sistemi Sırası:
  • Ağız
  • Yutak 
  • Yemek Borusu
  • Mide
  • İnce Bağırsak
  • Kalın Bağırsak 
  • Anüs

Ağız: Sindirimin ilk başladığı organdır. Burada  işlev gören yapılar damak, diş ve dildir. Bunların genel özellikleri ezme çiğneme ve döndürme işlemini yapmaktadır. Yani tam tarif etmek gerekirse öğütme işlemi yapmaktadır. İlk öğütme işlemi ağızda başlar. Ayrıca ağzın içinde bulunan tükürük bezlerinden salgılanan tükürük karbonhidratların ilk sindirimini yapmaktadır.  Tükürük bezi aynı zamanda dişlerin öğütmesi için gerekli olan ihtiyacı yani sıvı desteğini sağlamaktadır. Yani hem kimyasal ve mekanik sindirim yapılmaktadır ağızda.

Yutak: Yutak boğazda bulunana bir beyin gibidir. Ne yapılması gerekiyorsa onun için ağzımızın içinde bulunan ve küçük dil olarak adlandırılan mekanizmayı kullanır. Eğer besin alışverişi yapılması gerekiyorsa küçük dili iletişim gönderir ve küçük dil soluk borusunu tıkar. Bu yüzden besinleri yutmaya çalıştığımız zaman nefes alamayız. Eğer nefes alma işlevi gerçekleştiriliyor ise yemek borusu tıkanır ve soluk borusu işlev görür. Beyin demek yerine ara geçiş için mekanizma da denebilir. 

Yemek Borusu: pek bir işlevi bulunmamaktadır. Herhangi bir sindirim işlevi de yapmaktadır. Bunu evimizde bulunan su  borularına benzetebiliriz. Yutak gibi sadece aracı olarak işlev görür.

Mide: Mide asit miktarının en fazla olduğu organlardan biridir. Ve ayrıca eğer içindeki asit patlar ve organlara fazlaca zarar verir. Yani anlayacağınız bir o kadar da tehlikeli bir organdır. Burada salgılanan enzimler proteinin sindirimin başladığı ilk yerdir. Ayrıca burada yapılan kasılma hareketleri mekanik sindirimi de yapmaktadır. Yani burası da ağı gibi hem mekanik hem kimyasal sindirim yapmaktadır. Mide  arasında on  iki parmak bağırsak bulunmaktadır.  Bu ise mide ile beraber anılmaktadır ve ayrıca mideden gelen sindirime devam eden besinler bağırsağa aktarılmaktadır. 

Sindirim Sistemi Sırasıİnce Bağırsak: Sindirimin son aşamasıdır. Burada yağlar, proteinler ve karbonhidratlar kana karışabilecek boyuta gelmektedir. İnce bağırsakta ilk kez yağlar sindirilmeye başar ve biter. Diğer besin partikülleri ise son kez sindirim gerçekleşir. Burada ince bağırsak tek başına çalışmamaktadır.  Pankreastan gelen pankreas enzimi ile sindirime yardım eder. Burada mikro boyuta ulaşan besin partikülleri  kalı bağırsağa doğru ilerlerken vitellüsler tarafından aktif taşıma ile kana karışır.

Kalın Bağırsak: Kalın bağırsağa ulaşan ve ince bağırsaktan arta kalan ürünlere son kez kontrol edilir eğer yaralı ürünler varsa kana karışı. Geri kalan besin artıkları anüs yardımıyla vücuttan dışkı olarak atılır. Ve sindirim işlemi tamamlanır.
]]>
Sindirim Sistemi Bozukluğu https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-bozuklugu.html Fri, 23 Nov 2018 01:33:04 +0000 Sindirim sistemi bozukluğu, günlük hayatımızda çokça rastladığımız ve giderek yaygınlaşan bir rahatsızlıktır. Kişinin günlük aktivitelerini kısıtlar ve yaşantısına olumsuz etkileri yansır. İnsan vücudunun en fazla i Sindirim sistemi bozukluğu, günlük hayatımızda çokça rastladığımız ve giderek yaygınlaşan bir rahatsızlıktır. Kişinin günlük aktivitelerini kısıtlar ve yaşantısına olumsuz etkileri yansır. İnsan vücudunun en fazla ihtiyaç duyduğu sistemlerden biri Sindirim sistemidir. Yediklermizi sindiremediğimizi düşünmek bile istemiyorum. Evet insan vücudu muhteşem bir dizayn ile yaratılmıştır. Bunların içinde bir sürü sindirim sistemi organlarımız vardır. Sindirim sistemi kilo almanın, kilo vermenin, yağ depolamanın ve yağ yakmanın temelinde oluşan bir rahatsızlıktır. Üst sindirim sistemi ile ilişkisi olan uzun süreli karın ağrısı yapan rahatsızlığına sindirim sistemi (dispepsi) denir. Peki be hastalığın belirtileri nelerdir hep birlikte öğrenelim.

Sindirim sistemi bozukluğu belirtileri 
  • Sindirim sistemi bozukluğu olanlarda gaz ve karın ağrısı
  • Yemeğiniz besinlerden dolayı, geğirme ve geğirmeyle ağza gelmesi
  • Yemeği çok kaçırdığınız zaman ki doygunluk hissi ve ardından da bulantı olur. Ama başta midesindekileri çıkarırsa sindirim sistemi rahatsızlığı da ortadan kalkmış olur.
  • İştahsızlık
  • Hazımsızlık 
  • İshal, kabızlık
Sindirim Sistemi BozukluğuSindirim sistemi bozukluğu hastalığından korunmanın yolları
  • Düzenli olarak yemek yemek ve çok çiğnemek
  • Üşüdüğünüzde veya vücudunuz soğuk yada ıslaksa yemek yemeyin çünkü bu durumlarda sindirim sistemi yavaş çalışır.
  • Aşırı yemekten kaçının ve sigara içmekten
  • Bol bol hareket edin ve yürüyüş yapın
  • Kabızlıktan kaçının ve olmamak için posalı besinler tüketilmelidir
  • Dişlerinizi düzenli olarak kontrol edilmelidir
  • Anksiyete ve psikolojik sorunların çözümü için doktora başvurun.
  • Asitli içeceklerden uzak durun onun yerine meyve suyu, kaynak suyu maden suyu, boza, şalgam suyu ayran meyen şerbeti gibi sağlıklı içecekler tercih edilmelidir.
  • Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek yemelisiniz. 
  • Kırmızı et fazla tüketilmemelidir onun yerine sebze ağırlıklı olarak beslenmek gerekir. Balık etine ağırlık vermek gerekir
  • Çayı yemekle beraber veya yemekten hemen sonra değilde en az 45-50 dakika sonra içilmesi tavsiye olunur
  • Yemek yaparken margarin gibi yağlar değilde tereyağı veya zeytinyağı gibi doğal yağlar tercih edilmelidir.
  • Yemeklere taze meyve yada çiğ sebze ve salata ile başlanmalıdır.
]]>
Sindirim Bozukluğu https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-bozuklugu.html Fri, 23 Nov 2018 21:20:29 +0000 Sindirim Bozukluğu, Arada bir görülen karın gurultusu yada değirme dışında sindirim sistemi hakkında sindirimin çalışmasıyla ilgili pek bir şey fark etmeyiz. Sindirim bozukluğu sözü en çok yemeklerden sonra ortaya ç Sindirim Bozukluğu, Arada bir görülen karın gurultusu yada değirme dışında sindirim sistemi hakkında sindirimin çalışmasıyla ilgili pek bir şey fark etmeyiz. Sindirim bozukluğu sözü en çok yemeklerden sonra ortaya çıkan ağrıyı ve rahatsızlık hissini tanımlanmakla açıklanmaktadır. Genellikle karışık, baharatlı ve ağır olan yemeklerden sonra hafif derecede sindirim bozukluğu belirtilerine rastlanmaktadır. Ciddi, kronik sindirim bozukluğu genellikle tedavi edilebilen bir hastalıktır. Sindirim bozukluğu bazılarında, ülser, diyafram fıtığı, migren gibi hastalıklara sebep olmaktadır. İyi pişmemiş etler, aşırı çay tüketimi, alkol ve tütün tüketimi sindirim bozukluğu türlerinin nedenleridir. Bu besinlerin bağırsaktan geçmeleri uzun sürmektedir. Bu sebeple midedeki besinler mide asidi on iki parmak bağırsağına geçmeden önce uzun süre midede kalır ve salgılanan asit yanma ve geğirmeye sebep olur. Bazı kişilerin sindirim bozukluğu sebebi lokmaları çiğnemeden yutmalarından kaynaklanmaktadır. Bazı durumlarda da bakımsız, çürük dişlerden ağza sızan iltihapla birlikte kan besinlerin bozulmasına sebep olarak kronik sindirim bozukluğu yaratmaktadır. Sindirim bozukluklarının sebebi ruhsal da olabilmektedir. Mide sinirlerine bağlı olan vagus siniri, asit salgılanması ile besinlerin mideden geçiş hızını da düzenlemektedir. 

Sindirim Bozukluğu Belirtileri

Sindirim bozukluğu hastalığının gaz, ağrı, besinlerin geğirmeyle ağza gelmesi gibi çeşitli belirtileri vardır. Bu belirtilerin şiddeti sindirim bozukluğu nedenine bağlı olarak değişmektedir. Genel olarak mide yada göğsün üst kısmında sürekli veya kolik tarzında ağrı olmaktadır. Sindirim bozukluğu belirtilerinden biri de midede dolgunluk hissi ile birlikte midede bulantıdır. Sindirim bozukluğu olan kişilerde mide asidinin ağza geldiği sıklıkla görülmektedir. Sindirim bozukluğu hastalığı kronik olduğunda dil kurur ve üstünü pas kaplar solur bir şekilde kokar.

Sindirim BozukluğuSindirim Bozukluğu Sebepleri
  • Aşırı alkol alımı
  • Kafeinli içeceklerin tüketilmesi
  • Demir ilaçları alımı
  • Ağrı kesici ilaçların alımı
  • Bazı antibiyotikler
  • Mide ülseri
  • Gastrit
  • Mide asidinde üreyebilen bakterinin yaptığı enfeksiyonlar
  • Tümörler
  • Pankreatit
  • Safra yolu ve safra kesesi hastalıkları
  • Hipertirodi
  • Reflü 
  • Yemek borusunda oluşan hastalıklar
  • 12 parmak bağırsağı hastalıkları
  • Bağırsak hastalıkları
Sindirim Bozukluğundan Korunma Yolları
  • Düzenli yemek yenmeli ve lokmalar kolayca yutulabilecek kadar çiğnenmelidir.
  • Beden ıslak olduğunda bir şeyler yenmemelidir.
  • Aşırı yemek yemek ve sigara tüketilmemelidir.
  • Bol hareket edilmelidir.
  • Posalı besinler tüketilmelidir.
  • Dişlere düzenli bakım yapılmalıdır.
  • Anksiyete ve ruhsal problemler giderilmelidir.
Sindirim Bozukluğu Tedavisi

Sindirim bozukluğu öncelikle tanısı koyulması için hasta 45 yaşının üstündeyse endoskopi çekilmelidir. Eğer hasta 45 yaşının altındaysa var olan belirtilere göre endoskopi çekilmelidir. Endoskopi çekim kararı belirtilere göre gastroentereloji uzmanı tarafından verilerek tanısı koyulur. Sindirim bozukluğu tedavisi için ilk olarak kahve, sigara, alkol, ağrı kesici ilaçlar ve aspirinden uzak durulmalıdır. Yağlı ve baharatlı yiyeceklerin tüketiminden olabildiğince kaçınılmalıdır. Gün içerisinde az ve sık yemek yenmelidir. Hasta yatmadan en az 3 saat öncesinde yemek yemiş olmalıdır. Doktor kontrolünde mide asidini azaltmaya yardımcı ilaçlar kullanılmalıdır. Midedeki bakteriye yönelik antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Gerekli olduğu durumlarda antidepresanlar kullanılmalıdır. Doktor tavsi]]> Bitkilerde Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/bitkilerde-sindirim.html Sat, 24 Nov 2018 17:15:24 +0000 Bitkilerde sindirim; sindirim sistemindeki değişiklikler canlıdan canlıya göre farklılık göstermektedir. Örnek verecek olursak bir insan ile hayvanların sindirim sistemi neredeyse birbirleriyle eşleşmektedir. Ama bu bitkiler için Bitkilerde sindirim; sindirim sistemindeki değişiklikler canlıdan canlıya göre farklılık göstermektedir. Örnek verecek olursak bir insan ile hayvanların sindirim sistemi neredeyse birbirleriyle eşleşmektedir. Ama bu bitkiler için geçerli değildir. Bitkilerde sindirim sistemi farklı işlemektedir. Bitkilerde sindirim ile ilgili belirtilebilecek bir herhangi sistem bulunmamaktadır. Bunun sebebi ise bitkilerde meydana gelen fotosentez olayında kullanılmış olan besinlerin bazılarını kullanır iken bir kısmını da depolama işlevi için kullanmaktadır. 

Bitkilerde sindiriminde fotosentez olayı

Bitkilerde sindirimin tam olarak yapılabildiğini yalnızca fotosentez meydana geldikten sonra yaşandığı söylenebilir.  Fotosentez olayının yaşanması ile birlikte bitkide sindirim olayı gerçekleşir. Fotosentez ile beraber bitki civardan da besinler almaktadır. Besini işleyerek foto sentez meydana gelerek bu besinleri de kullanmış olur. Bitkideki fotosentez olayının ve sürecin gerçekleşmesi için bir kaç dış etkenlere ihtiyacı vardır. Bunlar; su, güneş, toprak, iklim, ayrıştırıcı tek hücreli canlılar ve coğrafi konumdur. Bu faktörler sayesinde bitki yaşamını sürdürebilir. İhtiyaç duyduğunda besinleri elde edebilir. Bitki besinlerden almış olduğu ürünleri fazlalığını yaprağında, kökünde veya gövdesinde depolanmaktadır. İhtiyacı olan besini alarak işler. Böylece bitkilerde sindirim işlemi tamamlanmış olur. Bu işlem esnasında yada sonrasında kesinlikle fazla besin maddesi bulunmaz. Kısacası sindirim işleminden sonra artık ürün ortaya çıkmaz. Eğer bitki fazla besin alırsa depolama kısımlarında fazlalıkları depolayarak diğer canlıların kullanımına açarak sürekli etkileşim halindedir.

Bitkilerde SindirimBitkilerde sindirimde hücre içi ve hücre dışı durumu

Sindirim gerçekleşeceği zaman gerek duyulursa alınan protein, yağ, nişasta tarzındaki besinleri hücre sindirimi sistemi yardımıyla istenilen besinleri parçalayarak kullanabilir. Bu durumu gerçekleşmesi için besinin hücre çeperine kadar ulaşması gereklidir. Duvara ulaşan besin bitkilerde bulunan organeller tarafından işlemlerden geçirerek sindirimi gerçekleştirir. Bu olay esnasında her bir organel görevini doğru yaparsa sindirim tam anlamıyla gerçekleşmiş olur. Hücrenin içine girdikten sonra sindirilen besinler işlenerek bitkini ihtiyaç duyduğu bölümlerine gönderilir. Böylece bitkinin beslenmesi gerçekleşmiş olur. Bitkinin büyümesi bu olaylarla orantılıdır. Bazı böcek türlerini beslenen böcekçil çiçekler söz konusudur. Etle beslenen bu bitkilerin sindirim sistemlerinde farklı işlemektedir. Bu tarz bitkiler için hücre içi sindirim sindirimi ve hücre dışı sindirimini de gerçekleştirebilirler.

Bitkilerde sindirim sırasında kullanılan azot

Böcekçil olan bitkilerde hücre dışı sindirim yapılmasının en önemli nedeni bitkinin azot ihtiyacıdır. Bunun sebebi böcekçil bitkiler çoğunlukla azot bakımından fakir olan topraklarda yetişmektedir ve bu yüzden azot gereksinimleri vardır. İhtiyaçlarını gidermek içinde böceklerden beslenirler. Bu olayın sonucunda hücre dışı sindirim yapması gerekliliği meydana çıkmaktadır. Bu tarz bitkilerde sindirim  böceklerde  bulunan kitin, protein ve azot çok faydalıdır. Böcekçil bitkiler bu tarz besinleri sindirip hücre içine alarak ihtiyaç duyulduğu durumlarda kullanılır.
]]>
Canlılarda Sindirim Sistemi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/canlilarda-sindirim-sistemi.html Sat, 24 Nov 2018 23:57:39 +0000 Canlılarda sindirim sistemi; Su ve enzimler ile beraber besinlerin yapı taşlarına kadar parçalanma işlemine sindirim denir. Canlılarda sindirim sistemi ikiye ayrılır. Bunlar;Mekanik sindirim: Canlı Canlılarda sindirim sistemi; Su ve enzimler ile beraber besinlerin yapı taşlarına kadar parçalanma işlemine sindirim denir. Canlılarda sindirim sistemi ikiye ayrılır. Bunlar;

Mekanik sindirim: Canlılardaki sindirim sistemine fiziksel müdahaleler ile besinlerin kimyasal yapısı değişmeden, besinlerin parçalanması olayıdır. Bu işlem sindirimi basitleştirip hızlandırır.

Kimyasal sindirim: Besin maddelerinin su yardımı ile protein, yağ, karbonhidrat parçalarına bölünmesi işlemidir. Canlılarda sindirim sisteminin bu şekilde parçalanması olayına da tam sindirim denir.

Canlılarda sindirim sistemi aynı zamanda hücre içi ve hücre dışı olamak üzere ikiye ayrılır;

Canlılarda hücre içi sindirim: Hücre içerisinde üretilen besin maddelerinin lilozom enzimleri aracılığı ile hidroliz edilmesine denir. Besin kofulunda meydana gelen sindirim ürünleri difüzyon ile hücre dışına atılır. 

Canlılarda hücre dışı sindirim: Hücreden dışa salgılanan enzimler ile yapı taşlarına parçalanması olayına denir. Çok hücreli hayvanlarda özellikle mantarda, böcekçil bitkilerde görülür. 

Hayvanlarda sindirim sistemi ise; Yaşadıkları ortama göre, tükettikleri besine göre, emriyonik gelişmelerine göre farklılıklar gösterir. Türler arasında genel özellikleri fazla değişmez. Bunlar;

Canlılarda Sindirim SistemiOmurgasız canlılarda sindirim sistemi ise; Bazılarında besinlerin alındığı yer ile artıkların atıldığı yer aynıdır. Bu şekilde olan sindirim sistemlerine eksik sindirim sistemi denir. Hidrada ve planarya sindirim sistemleri de bu şekildedir. Sindirim hücreleri bağırsak hücrelerince emilir ve anüsten dışarı atılır. 

Omurgalı canlılarda sindirim sistemi; Omurgalı canlıların sindirim sistemi ağızla başlayıp anüs ile biten tam sindirim sistemine sahiptirler. Kuşlarda sindirim sistemi farklıdır. Dişleri olmadığından dolayı besin gaga ile alınıp, kursakta yumuşatılır. Mideleri dört bölümden oluşur. Besinler ilk olarak işkembeye gönderilip enzimler ile parçalanmaya başlanır. Daha sonra besinler buradan ağza gönderilip çiğnenir bu işleme geviş getirme denilir. Bu ağızda çiğnenen besin tekrar yutulunca sindirim enzimleri ile uzun zamanda tekrar sindirilmeye başlanır. 

Bitkilerde sindirim sistemi; Bitkilerin gelişmiş bir sindirim sistemi yoktur. Lazım olan organik maddeleri fotosentez ile yapar. İnorganik maddeleri ise suda çözülmüş şekilde topraktan alır. 

İnsanlarda sindirim sistemi; Ağızla başlayıp anüs ile biten iki ucu açık boru gibidir. Bu sıralama ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüs şeklindedir. Pankreas, karaciğer enzimleri ve tükürük bezleri de sindirime yardımcı olan enzimlerdendir. Sindirim kanalları yapısal olarak içten dışa doğru mukoza, düz kas ve bağ dokularından oluşmaktadır. Besin maddelerinin sindirilirken ilerlemesi düz kasların ritmik kasılması ile (peristaltik hareket) olur. 

]]>
Mekanik Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/mekanik-sindirim.html Sun, 25 Nov 2018 06:17:31 +0000 Mekanik sindirim; Bir diğer adı fiziksel sindirimdir. Mekanik Sindirim vücuda alınan besinlerin şekil değiştirmesine denir. Besinlerin çiğneme ve kas hareketleriyle küçük parçalara ayrılmasına denen mekanik sindirim, enzimler ku Mekanik sindirim; Bir diğer adı fiziksel sindirimdir. Mekanik Sindirim vücuda alınan besinlerin şekil değiştirmesine denir. Besinlerin çiğneme ve kas hareketleriyle küçük parçalara ayrılmasına denen mekanik sindirim, enzimler kullanılmadan yapılan sindirimdir. Yalnızca fiziksel olarak olan dil, diş, ağız, mide ve bağırsak hareketleri ile parçalanıp küçük parçacıklara dönüştürmesidir. Yani besinlerin kesilmesi parçalanması ve mide ile bağırsakta salgılanan sular ile boza kıvamına gelmesidir. Buradan da anlaşılacağı gibi mekanik sindirim besinlerin organlar ile küçük parçalara ayrılmasıdır. Mekanik Sindirimde maddenin özelliği değişmez sadece farklılıklar oluşur. Bu değişimlerde fiziksel değişim olarak adlandırıldığından mekanik sindirime fiziksel sindirim denir. Buna en güzel örnekte bir dilim ekmek parçasının ağız içerisindeki diş ve dil yardımı ile küçük parçalara ayrılması gösterilebilir. 

Mekanik Sindirim basamakları;
  • Ağızda başlayarak besinlerin küçültülmesi,
  • Midedeki kasılmalar ile besinlerin bulamaç haline getirilmesi,
  • İnce bağırsakta safra salgısı sayesinde büyük yağ moleküllerinin küçük küçük parçalara yani yağ taneciklerine dönüştürülmesi şeklinde üç basamaktan meydana gelir. 
Mekanik Sindirim oluşu;

Mekanik sindirimin ilk başladığı yer ağızlar olup kademeli olarak mide ve ince bağırsakta son bulur. Bu aşamalardan ilki olan ağızda çiğneme ile besinler küçük parçalara ayrılarak yemek borusu aracılığı ile mideye iner. Mide ise ikinci aşama olup gelen parçalanmış besinleri bulamaç hali dediğimiz haline getirerek ince bağırsağa gönderir. En son ince bağırsak içerisinde safra salgısı ile birlikte daha küçük parçalara ayrılan besinler yağ molekülleri dönüşür. Böylelikle mekanik sindirim gerçekleşmiş olur. Ağızda başlayan mekanik sindirimde tükürük bezleri sayesinde besinler ıslanarak kayganlaştırılır. Böylelikle ısırılması vede çiğnenmesi kolaylaşır. 

Ağız içerisinde dil besinlerin çiğneme esnasında tükürük bezleri ile karıştırılmasında etkendir. Böylelikle tükürük bezleri ile yumuşatılan ve karışımı sağlanan besinlerin yutulmasına kolaylık sağlar. besin ağızdan yutağa gönderilerek besinlerin yemek borusuna geçişini sağlar. Yemek borusu düz çalışan ve istemsiz kaslardan meydana gelir. Besinlerin ve sıvıların geçişi esnasında açılarak bir kanal görevi görmektedir. Yemek borusuna aktarılan besinlerin hepsi mideye ilerlemek üzere yola çıkarlar. Mide bu arada sindirim sistemini en geniş organıdır. Şekli torba gibi olup duvarları düz ve kaslardan meydana gelir. Düzenli olarak midede bulunan kaslar kasılarak mideye gelen besinlerin karışmasını sağlar ve bulamaç haline gelmesini sağlar. Bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için midenin öz suyu devreye girer. Mide öz sıvısının içerisinde ise enzim ve mide asitleri vardır. Midede oluşan tüm bu işlemler istemsiz olarak gerçekleşen sindirim işlemleridir. Bu mide sürecine kadar mekanik sindirim büyük bir kısmı gerçekleşmiş olur. Bu işlemlerin hepsinin sonucunda küçük parçalara ayrılan tek besin yağlardır.Mideden ince bağırsağa aktarılan yağ molekülleri ince bağırsakta safra salgısı ile yağ taneciklerine dönüşür. Artık mekanik sindirim gerçekleşmiş ve bitmiştir. 

Mekanik SindirimMekanik sindirim; buradan da anlaşılacağı gibi istemsiz olarak gerçekleşen ve enzimler olmadan organlar tarafından fiziksel olarak oluşan bir sindirim sistemidir. 
]]>
Sindirim Sistemi Ağız https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-agiz.html Sun, 25 Nov 2018 21:50:23 +0000 Sindirim Sistemi Ağız, Besinleri sindirmekte sıralanan organlar ana organlar ve yan organlar olarak gruplandırılmaktadır. Ağız bu organlardan yan organlar grubu içerisinde yer almaktadır. Ağız dil ve dişlerin bulunduğu
Sindirim Sistemi Ağız, Besinleri sindirmekte sıralanan organlar ana organlar ve yan organlar olarak gruplandırılmaktadır. Ağız bu organlardan yan organlar grubu içerisinde yer almaktadır. Ağız dil ve dişlerin bulunduğu sindirim sisteminin başlangıcı olarak kabul edilen çene kemikleri arasında yer alan boşluktur. Ağız sindirim sisteminin giriş kısmıdır. Besinlerin ağız yolu ile alınması ve dişler ile öğütülmesi ağza sindirim sisteminin ilk ögesi olma görevini vermiştir. Besinlerin dişler ile parçalanması ve tükürük ile salgılanan enzimler sayesinde karbonhidratların kimyasal sindiriminin başlaması ağzımızı sindirim sisteminin başlangıcı konumuna getirmiştir.

Ağzın sindirim sisteminde ki en büyük görevi mekanik sindirimin gerçekleşmesini sağlamaktır. Ağız yolu ile parçalanan ve tükürük salgılanması ile yumuşayan besinler yutak borusundan mideye ulaşır ve sindirimin kimyasal olarak gerçekleşmesini sağlar. Ağız besinlerin alınması ve nişasta sindiriminin gerçekleştiği ilk yerdir. Bunun yanı sıra ağız besinleri parçalara ayırarak içinde bulunan karbonhidrat, yağ ve proteinlerin moleküler yapısına ayrılmasını sağlayarak kan dolaşımı vasıtası ile hücrelere ulaşmasına yardımcı olur. Bunlardan hareketle ağzın sindirim sisteminde ki görevlerini kısaca şu şekilde sıralayabiliriz.

Sindirim Sistemi AğızSindirim Sistemi Ağız Görevleri
  • Besinlerin parçalanması ve öğütülmesi ağızda başlar.
  • Tükürük salgısı ile besinlerin yumuşaması ve sindiriminin kolaylaşmasını sağlar.
  • Besinlerin içinde bulunan karbonhidratların kimyasal sindirimi ağızda başlar.
  • Yutak borusu ile yiyecekler arasında köprü görevi görür.
  • Mekanik sindirimin gerçekleştiği ilk alandır.
  • Besinlerin parçalanmasını sağlayarak yutak borusundan geçmesine ve kolay sindirilmesine yardımcı olur.
]]>
Sindirim Sistemini Hızlandıran Yiyecekler https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemini-hizlandiran-yiyecekler.html Mon, 26 Nov 2018 12:47:04 +0000 Sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler sayesinde bağırsaklarınızın hızlanmasını sağlayarak hazım sorunlarınızı rahatlıkla çözebilmeniz mümkün olacaktır. Bağırsakların hızlanmasını sağlayan pek çok yiyecek ve bes Sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler sayesinde bağırsaklarınızın hızlanmasını sağlayarak hazım sorunlarınızı rahatlıkla çözebilmeniz mümkün olacaktır. Bağırsakların hızlanmasını sağlayan pek çok yiyecek ve besin türü olduğunu görebilmek mümkündür. Günlük öğünlerinize bu besinleri ekleyerek hazım sorunlarınızdan tamamen kurtulabilirsiniz. Ayrıca metabolizmanızın hızlanması sayesinde aşırı kilo alma sorununuzdan kısmen de olsa kurtulmanız da söz konusu olabilecektir.

Sindirim sistemi yavaş çalışan kişilerin hazım sorunları yaşadığını ve daha hızlı bir şekilde kilo aldıklarını görebilirsiniz. Sindirim sistemi hızlı çalışanlar ise gün içerisinde daha fazla kalori yaktığından dolayı daha zayıf ve zinde kişiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple gün içerisinde daha fazla kalori yakabilmek için bu besinleri tüketmeniz yararınıza olacaktır.

Sindirim Sistemini Hızlandıran Yiyecekler

Acı Biber: İçerisinde "capsaicin" adı verilen ve "yakıcı" özelliğe sahip olan bir madde bulunmasından dolayı metabolizmayı ve doğal olarak sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler arasında ilk sırada yer aldığını söyleyebiliriz. Bu sebeple de piyasada satılan çok sayıda "acı biber hapı" bulabilmek mümkündür. Zayıflatıcı özelliğe sahip olduğu görülen bu hapları kullanmak yerine doğrudan acı biber tüketmek daha etkili bir seçenektir.

Yeşil Çay: Zayıflamaya çalışan kişilere genellikle kafein içeriğine sahip olan yeşil çayın tavsiye edildiğini görebilmek mümkündür. Bu çay vücut sıcaklığını yükseltmekte olan "fenol" adında bileşikler içermektedir. Bu sebeple taze yeşil çayınızı demleyip tüketmeniz sayesinde metabolizmanızı hızlandırabilmeniz mümkün olacaktır. Ancak fazla tüketmeniz zararlı olabileceğinden günde 2 bardaktan fazla tüketmemek gerekmektedir.

Sindirim Sistemini Hızlandıran YiyeceklerZencefil: Sindirime yardımcı olan zencefilin vücut ısısını %20 oranında artırıyor olması sayesinde metabolizmanız hızlanacak ve kalori yakımınız da artacaktır.

Protein: Karbonhidrat ile karşılaştırıldığı zaman daha uzun sürede sindirilmekte olan protein grubu yiyeceklerin yakımı için daha fazla enerji harcamanız gerekmektedir. Bu da yakılan kalori miktarının artmasını sağlayacağından özellikle yağ oranı az olan protein kaynaklarını daha sık tüketmeniz yararınıza olacaktır.

Lifli Yiyecekler: Genel olarak besinlerin sindirilmeyen kısımları olarak açıkladığımız posa kısımlarına lif denmektedir. Sindirim sistemini hızlandıran yiyecekler söz konusu olduğunda akla ilk gelenlerde biri olan lifli yiyecekler daha uzun sürede sindirildiği için hem tokluk hissini daha uzun yaşamanıza olanak sağlayacak hem de sindirimin tamamlanması için daha fazla enerji harcamanıza neden olacağından gün içerisinde mutlaka tüketmeniz gereken besin grupları arasında yer almaktadır. Bu besinlerin bir diğer etkisi de vücut sıcaklığını artırarak termik etki yaratmalarıdır.
]]>
Sindirim Hastalıkları https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-hastaliklari.html Mon, 26 Nov 2018 19:56:25 +0000 Sindirim hastalıkları dediğimiz zaman ağız ile başlayıp anüs ile sona ermekte olan organlar bütünü olarak tanımlayabileceğimiz sindirim sisteminde meydana gelen hastalıklar anlaşılmaktadır. Sindirim sistemimizde m Sindirim hastalıkları dediğimiz zaman ağız ile başlayıp anüs ile sona ermekte olan organlar bütünü olarak tanımlayabileceğimiz sindirim sisteminde meydana gelen hastalıklar anlaşılmaktadır. Sindirim sistemimizde meydana gelen herhangi bir hastalığın vücudumuzda bulunan diğer sistemlerde meydana gelen rahatsızlıklarda olduğu gibi büyük bir öneme sahiptir ve hemen tedavi edilmesi gerekir. Sindirim sistemimiz ağız yolu ile aldığımız besinleri parçalanamayacak kadar küçük parçalar haline getirdiğinden dolayı büyük bir önem taşımaktadır.

Sık Görülen Sindirim Hastalıkları

Gastrit: Midenin iç yüzeyinde bulunan mukoza tabasında meydana gelen iltihaplanmanın gastrite neden olduğunu görebilmek mümkündür. Midede yanma hissinin oluşmasına ve ilerleyen dönemlerde bulantı, kusma ve ishal gibi şikayetlerin oluşmasına neden olabilmektedir.

Hazımsızlık: Tıp dilinde karşımıza "Dispepsi"adı ile çıkmakta olan hazımsızlık sorunu sindirim hastalıkları söz konusu olduğunda en sık karşılaşılan rahatsızlıklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu hastalık kişilerde dolgunluk, şişkinlik, karın ağrısı ve mide bulantısı gibi şikayetlere sebep olabilmektedir.

Ülser: Gastrit hastalığı tedavi edilmez ve ilerlerse bu durumda ülser oluşumuna neden olacaktır. Böyle bir durumda iltihaplanmış olan mide iç mukozası artık yara haline gelmektedir. İştahsızlık, yanma ve ilerleyen durumlarda da dışkıdan kan gelmesi gibi sorunlara neden olabilmektedir.

Kanser çeşitleri: Sindirim sisteminde bulunan organlarda meydana gelen kanser oluşumları sindirim sisteminin düzgün şekilde çalışamamasına neden olacağından hızlı bir şekilde tedavi edilmesi gereken hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Yemek borusunda, bağırsaklarda, ağızda ve diğer sindirim sistemi organlarında görülmesi söz konusu olabilmektedir.

Sindirim HastalıklarıSindirim Sistemi Organlarında Meydana Gelen Sindirim Hastalıkları

Ağızda Meydana Gelen Sindirim Hastalıkları

  • Diş çürükleri
  • Diş Taşları
  • Diş Eti Hastalıkları
  • Tükrük Bezi İltihapları
  • Tükrük Bezi Taşları
  • Ağız Yaraları
  • Ağız Kanseri
  • Ağızda Crohn Hastalığı
Yutakta Meydana Gelen Sindirim Hastalıkları
  • Faranjit
  • Yutak Apsesi
  • Yutak Felci
  • Yutma Güçlüğü
Yemek Borusunda Meydana Gelen Sindirim Hastalıkları
  • Akalazya
  • Reflü
  • Hiatal Hernia (Fıtık)
  • Yemek Borusu Kanseri
Midede Meydana Gelen Sindirim Hastalıkları
  • Hazımsızlık
  • Ülser
  • Gastrit
  • Mide Kanseri
  • Dumping Sendromu
İnce ya da Kalın Bağırsakta Meydana Gelen Sindirim Hastalıkları
  • Gaz
  • Kabızlık
  • İshal
  • Tifo
  • Kolera
  • Dizanteri
  • Ülseratif Kolit
  • Crohn Hastalığı
  • Düzensiz Bağırsak Sendromu
  • Divertüküler Kolon Hastalığı
  • İnce Barsak Kanseri
  • Kalın Bağırsak Kanseri

]]>
Sindirim Kanalı https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-kanali.html Tue, 27 Nov 2018 07:11:21 +0000 Sindirim kanalı, ağızdan anüse kadar olan ve bölümlerden oluşan bir yapıdır. Sindirim kanallarını maddeler halinde sıralayacak olursak şu şekilde ifade edebiliriz.Ağız ve Yutak: Ağız, besinle Sindirim kanalı, ağızdan anüse kadar olan ve bölümlerden oluşan bir yapıdır. Sindirim kanallarını maddeler halinde sıralayacak olursak şu şekilde ifade edebiliriz.

Ağız ve Yutak: Ağız, besinlerin alındığı kısımdır. Dudaklar, yanaklar, damaklar ve yutakla çevrelenmiştir. Dil, dişler ve yanaklar besinlerin parçlanmasına ve konuşmaya yardımcı olur.Dilde besinlerin algılanmasında görevli reseptörler bulunur. Ağızda çiğnenerek parçalanan, yumuşatılıp kayganlaştıran besinler dilin yardımıyla yutağa gönderilir. Dildeki kaslar ve sinir bağlantıları dilin her yöne hareket etmesine olanak sağlar.

Ağızdaki dişler kemiklerden farklı yapıdadır. Yeni doğan bir bebeğin dişleri yoktur. Altıncı aydan sonra süt dişleri çıkmaya başlar. Yirmili yaşlara kadar ağızda toplam 28 diş gelişir. 20. yaşta dört tane daha azı dişi çıkar. Diş sayısı bu durumda 32 olur. Bu dişler evrimsel açıdan işlevini kaybettiğinden bazı insanlarda ya hiç çıkmaz ya da çok zayıf olarak çıktığı için çürür. Dişler besinlerin kesilmesi, parçalanması ve öğütülmesi işlevlerini gerçekleştirir.
Tükürük bezlerinin salgılarına tükürük denir. Kulak altı, çene altı ve dil altı olmak üzere üç çift tükürük bezi bulunur. Tükürük bezleri salgılarını kanallarla ağız boşluğuna bıraktıkları için ekzokrin bezlere örnek olarak verilebilirler.
Ağzın gerisindeki boşluğa yutak (farinks) denir. Ağızda çiğnenen besinler yeterince parçalanıp yumuşak ve kaygan hale gelince dil yardımıyla yutağa doğru itilir. Yutakta bulunan gırtlak kapağı besinlerin yutulması sırasında soluk borusunun girişini kapatır. Bu sürede solunum kısa bir süre durur.

Yemek Borusu (Özofagus): Yutak ile mide arasında yemek borusu ortalama 25 cm uzunluğunda 2 cm eninde boru şeklinde bir yapıdır. Yemek borusu peristaltik hareketlerle besinlerin mideye ulaşmasını sağlar. Yemek borusunun yapısında en içte bol miktarda goblet hücresi içren epitel dokudan oluşan mukoza tabakası bulunur. Goblet hücrelerinin salgıladığı mukus, yemek borusunun iç yüzeyini kayganlaştırarak besinlerin hareketini kolaylaştırır. Ortada halkasal ve boyuna yerleşmiş düz kaslardan oluşan kas tabakası, dışta ise bağ doku tabakası bulunur. Yemek borusundaki kasların kasılma ve gevşemeleri ile oluşan peristaltik hareketler besinlerin mideye inmesini sağlar.

Sindirim KanalıMide: Karın boşluğunun sol üst bölgesinde kaburgaların altında yer alan bir organdır. Midede geçici bir süre depolanan besinler burada mekanik ve kimyasal sindirime uğrar. Mide, yemek borusu ile ince bağırsak arasında bulunur. Yemek borusuna bağlandığı kısıma kardia (mide ağzı), ince bağırsağa bağlandığı kısıma pilor (mide kapısı) denir. Kardiada, halka şeklinde düz kaslar bulunur. Yemek borusundaki peristaltik hareket buraya ulaşınca düz kaslar gevşer ve kardia açılır. Besinler mideye geçince düz kaslar kasılır ve kardia kapanır. Böylece midedeki besin bulamacı yemek borusuna geri dönemez.

İnce bağırsak: Uzunluğu 7-8 m, genişliği 2-3 cm'dir. Yapısal olarak mideye benzer. İnce bağırsakta sindirim enzimi salgılayan bezler ve mukus salgılayan goblet hücreleri bulunur. Besin maddelerinin sindirimi ve emilimi ince bağırsakta tamamlanır. Bağırsağın iç yüzeyinde besinlerin emilim hızını arttıran villus ve mikrovillus adı verilen kıvrımlar bulunur. İnce bağırsaktaki besin bulamacına kilus denir. Kilus ince bağırsaktaki  hareketi peristaltik hareketlerle sağlanır. İnce bağırsak genel olarak üç bölümden oluşmaktadır.

İnce bağırsağın mideden sonra gelen yaklaşık 25 cm'lik kısmına onikiparmak bağırsağı denir. Mideden gelen kimus, onikiparmak bağırsağındaki bazı hücrelerin kana kolesistokinin, sekretin ve entorogastrin hormonlarını salgılamasını uyarır.
İkinci kısıma boş bağırsak (jejenum) denir. Bu bölümde besinlerin sindirimi tamamlanır ve yoğun biçimde besin monomerlerinin emilimi olu]]> Sindirim Sistemi Mide https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-mide.html Tue, 27 Nov 2018 21:24:29 +0000 Sindirim sistemi mide, karın boşluğunda sol üst bölgesinde kaburganın altında yer alan bir organdır. Mide de geçici bir süre depolanan burada mekanik ve kimyasal sindirime uğrar. Mide, yemek borusu ile ince bağırsak arasında bulu Sindirim sistemi mide, karın boşluğunda sol üst bölgesinde kaburganın altında yer alan bir organdır. Mide de geçici bir süre depolanan burada mekanik ve kimyasal sindirime uğrar. Mide, yemek borusu ile ince bağırsak arasında bulunur. 
Yemek borusuna bağlandığı kısıma kardia (mide ağzı), ince bağırsağa bağlandığı kısıma pilor (mide kapısı) denir. Kardiada, halka şeklinde düz kaslar bulunur. Yemek borusundaki peristaltik hareket buraya ulaşınca düz kaslar gevşer ve kardia açılır. Besinler mideye geçince düz kaslar kasılır ve kardia kapanır. Böylece midedeki besin bulamacı yemek borusuna geri dönmez.
Yemek borusu ile midenin birleştiği yerdeki mide ağzı bölgesinin görevini yapmaması sonucu midedeki asitli besin bulamacının yemek borusunu tahrip etmesi ile reflü hastalığı oluşur. Bu hastalıkta göğüz kafesine doğru yayılan bir ağrı ve midenin üst kısmında yanma hissedilir.

Midenin yapısında içten dışa doğru iki katlı mukoza tabakası, orta kısmında enine, boyuna ve çapraz yerleşmiş olan düz kaslar,  en dışta da bağ doku bulunur. Midedeki kasların kasılmasıyla midede gerçekleşen çalkalama hareketleri besinlerin mekanik olarak sindirilip, bulamaç haline gelmesini sağlar. Midedeki bu besin bulamacına kimus denir.

Sindirim Sistemi MideSindirim sistemi mide çalışması otonom sinir sistemi ve gastrin hormonu ile düzenlenir. Otonom sinir sistemine bağlı sempatik sinirler midenin çalışmasını yavaşlatır. Parasempatik sinirler ise mide duvarındaki kasların kasılmasını ve salgı bezlerinin çalışmasını uyarır. Mideye gelen besinler mideden gastrin hormonu salgılanmasını sağlar. Kana geçen gastrin hormonu kanda belirli bir düzeye ulaştığında mukoza tabakasındaki mide bezleri uyarılır ve mide öz suyu salgısı artırılır. Parasempatik sisteme bağlı vagus siniri de mide bezlerini uyararak mide öz suyunun salgılanmasını sağlar.
Mide öz suyu; pepsinojen, hidroklorikasit (HCI), su, mukus, az miktarda lipaz ve süt çocuklarında salgılanan lap (renin) enzimi içerir. HCI, midede asidik bir ortam oluşturur. Mide öz suyunun pH değeri 1 ile 3 arasında değişir. HCI, besinlerle birlikte mideye ulaşan mikroorganizmaların büyük kısmını öldürür. Ayrıca HCI, pepsinojenin aktifleşerek pepsine dönüştürülmesinde görev alır. HCI ve pepsin enziminin mide duvarına zarar vermesi mide mukozasındaki bazı hücrelerin salgılandığı mukus sayesinde engellenir. Mide ve karın boşluğundaki diğer organların etrafı periton adı verilen bir zarla örtülüdür.
]]>
Sindirim Fizyolojisi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-fizyolojisi.html Tue, 27 Nov 2018 22:41:32 +0000 Sindirim fizyolojisi, canlılar yaşamlarını devam ettirmek, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için besin tüketmek zorundadır. Protein, yağ, karbonhidrat gibi büyük moleküllü besin maddelerinin yapı birimlerine (monomer) kadar pa Sindirim fizyolojisi, canlılar yaşamlarını devam ettirmek, enerji ihtiyaçlarını karşılamak için besin tüketmek zorundadır. Protein, yağ, karbonhidrat gibi büyük moleküllü besin maddelerinin yapı birimlerine (monomer) kadar parçalanarak hücre zarından geçebilecek hale getirilmesine sindirim denir. Çok hücreli canlılarda bu olayları gerçekleştiren sistemlere de sindirim sistemi denir. Sindirim, mekanik ve kimyasal sindirim olmak üzere iki grupta incelendiği gibi, gerçekleştiği yere göre de hücre içi ve hücre dışı sindirim olmak üzere iki grupta incelenebilir.

Mekanik sindirim: Enzimlerin etkinliğini arttırmak için besinlerin kas hareketi, çiğneme gibi fiziksel etkilerle daha küçük parçalara ayrılmasına mekanik sindirim denir. Örnek olarak; besin maddelerinin dişler yardımıyla daha küçük parçalara ayrılması kuşların sindirim kanalındaki taşlık bölümünde besin maddelerinin öğütülmesi verilebilir.

Kimyasal sindirim: Büyük besin maddelerinin su tüketilerek ve enzimler yardımıyla daha küçük moleküllere parçalanmasına kimyasal sindirim denir. Örnek olarak, yağların lipaz enzimiyle yağ asitleri ve gliserole parçalanması verilebilir.

Hücre içi sindirim: Hücre içine dış ortamdan fagositoz ve pinositozla alınan besinlerin sindirim kofulunda lizozom enzimleriyle parçalanmasına hücre içi sindirim denir. Ayrıca, hücre içinde glikojen veya nişasta gibi depo polisakkaritlerin sindirilmesi de örnek olarak verilebilir.

Sindirim FizyolojisiHücre dışı sindirim: Büyük besin moleküllerinin hücre dışında, hücrelerden salgılanan enzimler yardımıyla sindirilmesidir. Sindirim sonucunda monomerler difüzyon veya aktif taşımayla hücre içine alınır. Çürükçül bakteriler, mantarlar, böcekçil bitkiler, çeşitli omurgasız hayvanlar ve tüm omurgalı hayvanlarda hücre dışı sindirim görülür.

Kısacası, hücre dışı sindirimde sindirim atıkları hücre dışında kalır. Hücre içi sindirimde ise sindirim atıklarının hücre dışına atılması gerekir. Ayrıca hücre dışı sindirimde hücre içine alınamayacak kadar büyük besin moleküllerinden de yararlanılabilir. Parazit bakterilerde hücre dışı sindirim enzimleri bulunmadığından bu canlılar, ancak monomerlerin bulunduğu ortamda çoğalır.
]]>
Sindirim Organları https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-organlari.html Wed, 28 Nov 2018 17:06:11 +0000 Sindirim organları, sindirim sisteminin ana organları ve bunlara ek olarak yardımcı organlar bulunmaktadır. Eğer besinler organların içinden geçiyorsa buna ana organ denir. Başka bir organ tarafından salgılanan salgılar bu besinle Sindirim organları, sindirim sisteminin ana organları ve bunlara ek olarak yardımcı organlar bulunmaktadır. Eğer besinler organların içinden geçiyorsa buna ana organ denir. Başka bir organ tarafından salgılanan salgılar bu besinlere dışarıdan ekleniyorsa bu organlara da yardımcı (yan) organ denilir. Sindirime yardımcı olan bu yan organlar ise pankreas ve karaciğerdir. Karaciğerde salgılanan safra, pankreasta ise öz suyu sindirimin gerçekleşmesinde yardımcı olurlar.

Sindirim Organları 

Ağız: Gıdaların dişlerin yardımı ile parçalanıp, tükürük salgısı ile de yumuşamasıyla ağızda başlar. Burada hem kimyasal hemde fiziksel sindirim gerçekleşir. Gıdaların dişler yardımı ile parçalanması fiziksel sindirime, tükürük salgısının devreye geçmesiyle de kimyasal sindirim gerçekleşir. Ağızda bulunan dil ise besinlerin yutağa gönderilmesi ile sorumludur.

Yutak: Ağız boşluğunun arkasından gelen, ağzın ve boynun gerisinde kalan bölüme denir. Yutak besinlerin ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlar. Ayrıca yutma sırasında küçük dil tarafından soluk borusu kapatılıp, besinlerin soluk borusuna kaçmasını da önler. Burası bir geçiş bölümü olduğu için fiziksel ve kimyasal sindirim olmaz.

Sindirim OrganlarıYemek Borusu: Yutak ve mide arasında yer alan 20 cm uzunluğunda düz kaslarda meydana gelen organdır. Kasların kasılıp gevşemesiyle besinlerin mideye geçişi sağlanır. Yemek borusunda da kimyasal ve fiziksel sindirim gerçekleşmez.

Mide: Besinlerin uzun süre beklediği yerdir. Yemek borusuyla ince bağırsağın başlangıcı olup, duodenum arasında yer alır. Buradaysa gevşeme ve kasılma hareketleriyle fiziksel sindirim, enzim ve asitlerle yapılan sindirime ise kimyasal sindirim olarak gerçekleşir. Proteinlerin, midede başlayan sindirimleri ince bağırsakta sona erer.

İnce Bağırsak: Yetişkin bir insanda 6-8 metre arasında değişmekte olup, kimyasal sindirimin başladığı organdır. Minyon insanlarda uzunluğu 5-6 metre de olur. Yağ, protein ve karbonhidratların sindirimi buraya gelmekte olan pankreas öz suyu ve safra ile gerçekleşir. Burada gıdalar en küçük moleküllere ayrılıp ince bağırsaktan kan damarlarına geçerler.  Ve bu olaya emilim adı verilir. Sindirim sisteminin en uzun bölümü ince bağırsaktır. Ve üç bölümden oluşur.
  • İnce bağırsağın ilk bölümü olan on iki parmak bağırsağı, en kısa olan yerdir. Buraya duodenum da denilir. Mideyi jejunum bölümüne bağlayan tüptür.
  • İnce bağırsağın ikinci bölümü olan jejunum, duodenum ile ileum arasında yerini almaktadır. Bir yetişkin insanda uzunluğu 2 ile 8 metre arasında değişmektedir. 
  • İnce bağırsağın son bölümü olan ileum ise yetişkinlerde 4 metre civarında olur.
Kalın Bağırsak: Gıdalarda kalan su, vitamin ve minerallerin kana geçirilmesinde görev alır. Yararlı maddelerin atılmasını önleyip, geri kalan atıkların anüsten atılmasını sağlar. Sindirim ince bağırsakta bittiği için kalın bağırsak sindirime katılmaz. Yetişkinlerde yaklaşık uzunluğu 1.5 metredir.
]]>
Sindirim Sistemi Kalın Bağırsak https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-kalin-bagirsak.html Thu, 29 Nov 2018 05:41:59 +0000 Sindirim Sistemi Kalın Bağırsak: Besin sindirimi mekanik ve kimyasal olarak iki yoldan yapılır. Mesela; dişler mekanik sindirimi, tükürük ise sindirimi kimyasal olarak yapar. Vücut yaşamının sürdürülmesi için çeşitli yiye Sindirim Sistemi Kalın Bağırsak: Besin sindirimi mekanik ve kimyasal olarak iki yoldan yapılır. Mesela; dişler mekanik sindirimi, tükürük ise sindirimi kimyasal olarak yapar. Vücut yaşamının sürdürülmesi için çeşitli yiyecekler yoluyla vücuda giren gıdalara (karbon hidrat, yağ, protein, vitamin, su ve mineraller) ihtiyaç duyulur. Ancak, besinlerle vücuda giren bu maddeleri, vücudun kullanabilmesi için çok büyüktür. Vücuda alınan bu besinlerin kan ve hücreler tarafından kullanabilecek kadar küçük parçacıklara ayrılması işlemine sindirim, Sindirim olayını yapan sisteme ise sindirim sistemi denir. Sindirim sistemi daha çok ince bağırsaklarda yapılır. İnce bağırsakta yapılan sindirimden sonra besinler, kalın bağırsağa geçer, kalın bağırsak, besinlerde kalan suyu emer. Sindirim sistemi tarafından gerçekleştirilen işlemlerden sonra vücut tarafından kullanılmasına gerek kalmayan ve atıl duruma gelen maddeler kalın bağırsaktan dışarıya atılır.

Sindirim Sisteminin Görevi: Karın boşluğunda bulunan bağırsaklar, ince ve kalın bağırsak olmak üzere ikiye ayrılır. İnce bağırsak, sindirim sisteminin en önemli bölümüdür. Burada besin maddeleri sindirilme işleminden sonra kan ve lenf damarları ile emilerek karaciğere taşınır. İnce bağırsağın yapısı, 3 santim çapında ve 8,5 metre uzunluğunda bulunan kastan oluşmuş, boru şeklinde bir sindirim organıdır.

Kalın Bağırsağın Görevi: İnce bağırsakta sindirilemeyen maddelerin suyunu emerek, dışkı haline getirir. Kalın bağırsağın karıştırıcı ve boşaltma işlemi görevinden dolayı, ince bağırsağa göre daha yavaş hareket eder, Kalın bağırsakta enzim bulunmaz yalnızca bir mukus salgısı bulunur ve bu salgı yardımıyla selülozu parçalar ve besinde kalan suyu emer. (Günlük 500-1500 mili litre civarında su emilir). Bundan ayrı olarak, Kalın bağırsakta inorganik tuzlar, glikoz ile yağ asitleri emilimi olur. Dışarı çıkan atık maddenin (dışkının) sıvı ayarı burada yapılır. Dışarı çıkan atık maddede; safra, sindirilemeyen besin, mukus ve ölü bağırsak hücresi bulunur. Atık maddenin %70’i sıvı, %30’u katı maddedir. Günlük 200-400 gram arası çıkarılır. Vücuda giren besinler, sindirilme durumuna göre 10-90 saat içerisinde dışarı çıkartılır. Bağırsaktaki sindirim artıkları 8-12 saat boyunca kaldıktan sonra kasılma ve gevşeme hareketleriyle dışkı olarak dışarıya atılırlar. Kalın bağırsak içerisinde yaşayan çok fazla yaşayan zararsız bakteri, bağırsak florasını meydana getirir. Bunların, K vitamini yapmak gibi bir görevi bulunur.

İnce ve kalın bağırsaklar, vücuda yararı olmayan atık maddenin dışarı atılması için gereklidir. Dışkı oluşumunda bakterilerin rolü çok önemlidir. Burada değişik mayalama ve çürüme olayları oluşur. Bu sebeple, dışkıda koku meydana gelir.

Sindirim Sistemi Kalın BağırsakKalın bağırsağın Yapısı: Kalın bağırsak, ince bağırsaktan farklı bir yapıya sahiptir Kalın bağırsağın, yaklaşık olarak 150 santim uzunluğu, daha kalın, düz bir kastan oluşan yapısı bulunur. Sindirim sistemi kalın bağırsak karın içinde sağ kasıktan başlayıp, önce yukarı, sonra da enlemesine gider ve sol tarafta aşağıya dönüp, S harfi şeklinde kıvrılıp orta çizgiden dışarıya açılır. Kalın bağırsağın yüzeyi düzdür. Kalın bağırsağın düz olan son kısmına göden, dışarı açılan ağız kısmına ise anüs ya da makat denir. Dışkılamanın yapıldığı bu ağız, kaslarla çepeçevre olup, büzülerek kapalı kalmaktadır. 

]]>
Karbonhidratların Sindirimi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/karbonhidratlarin-sindirimi.html Thu, 29 Nov 2018 14:26:11 +0000 Karbonhidratların sindirimi, karbonhidratlar tüm canlılar tarafından birinci derecede enerji vericidirler.  En basitinden en özeline kadar bütün beslenme biçimleri içinde, karbonhidratlar edinilen kalorinin en büyük bölümünden s Karbonhidratların sindirimi, karbonhidratlar tüm canlılar tarafından birinci derecede enerji vericidirler.  En basitinden en özeline kadar bütün beslenme biçimleri içinde, karbonhidratlar edinilen kalorinin en büyük bölümünden sorumludur. Basit şekerlerden kompleks nişastaya kadar uzanan karbonhidratlar, enerji ve hacim sağlar. Ortalama bir beslenme modelinde, karbonhidrat alımının %50'sini nişasta, %10'unu laktoz (süt şekeri) , %30'unu sakaroz ve kalan %10'unu diğer şekerler oluşturmaktadır.

Karbonhidratlar bedende farklı hızla yakılırlar. 

Beyaz ve kahverengi şeker, bal, işlenmiş ürünler ve tatlılar gibi basit karbonhidratlar gereksinimlere hızlıca yanıt vermektedirler. Sebzeler, makarna, pirinç ve tohumlar gibi kompleks karbonhidratlar ise daha uzun, daha yavaş sürede sonuç verirler.

Karbonhidratların SindirimiKarbonhidratların sindirimi, polisakkarit ve disakkarit halinde alındıklarında, sindirilip monosakkaritlere ayrılırlar. Polisakkaritler ise önce disakkaritlere ardından da monosakkaritlere ayrılırlar. Karbonhidratlar fruktoz, galaktoz ve glikoz gibi monosakkaritlere dönüştükten sonra emilirler. 
Karbonhidratların sindirimi ağızda başlar. Tükürüğün içinde bulunan pityolin yani amilaz emzimi pişmiş nişasta ve glikojene etki edip onları dekstrinlere ve maltoza parçalar. Tükürük, nötre çok yakın bir asidik salgı olup, ağızda amilaz enziminin aktifliğini de sağlar. 

Yemek borusundan mideye gelen karbonhidratlar, kimyasal sindirime mide de uğramazlar. Midenin içinde HCI sayesinde, ortamda asidik olduğu için karbonhidratların sindirimini sağlayan enzimlerde midede görev yapamazlar. Ayrıca karbonhidratların sindirimi için mideden enzim salgılanmaz. Asitli besin karışımı, mideden ince bağırsağa geçerken on iki parmak bağırsağı kana salgıladığı sekretin hormonu ile pankreas bezine uyarılar gönderir. Pankreastan wirsung kanalıyla on iki parmak bağırsağına gönderilen pankreas öz suyundaki amilaz enzimi, ağızda olduğu gibi glikojen ve nişastayı maltozlara ve dekstrinlere parçalar.

İnce bağırsak tarafından disakkaritleri sindiren enzimler üretilir. Ağız ve ince bağırsakta polisakkaritlerin sindirimi sonucu ile oluşan disakkaritler ve maltozlar ince bağırsakta monosakkaritlere parçalanır.
Basit şekerlerin sindirimi kolay olmaktadır. Bu gibi basit karbonhidratların arasında bulunan alan glikoz ve früktoz meyve, bal ve mısır ürünleri gibi belli yiyeceklerin yapısında bulunur. Ve yine bu grubun içerisinde yer alan laktoz sadece süt ve süt ürünlerinde; maltlı ile maltoz özü arpa ve buğdayda; üzüm şekeri (dextrose) ve sakaroz beyaz ve kahverengi şeker, alkolsüz içecekler, çikolatalar, tatlılar ve diğer işlenen yiyeceklerde (ürünlerin yapısında gizlenmiş olan şekeri bulmak için etiketlerin üzerinde yazılı olan içerikleri okuyun) ve fazla pişirilmiş tohumlarda bulunur. Yüksek kalorilere karşın, şekerlerin besin değeri son derece düşüktür.
Lifler ve Nişastalar kompleks karbonhidratların içinde bulunan şekerlerdir; besin değerleri yüksek ve yavaş sindirilirler. Patates, tohumlar ve diğer sebzeler, baklagiller ve fasulye kompleks karbonhidratlar arasında yer almaktadır.
]]>
Yağların Sindirimi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/yaglarin-sindirimi.html Fri, 30 Nov 2018 13:13:32 +0000 Yağların sindirimi, önemli maddelerin başında yağlar gelir. Yağlar kimyasal bakımdan üç değerli alkol olan gliserinin çeşitli yağ asitleri ile yaptığı esterlerden ibarettir. Yağlar, iyi ve kötü yağ olmak üzere ikiye ayrı Yağların sindirimi, önemli maddelerin başında yağlar gelir. Yağlar kimyasal bakımdan üç değerli alkol olan gliserinin çeşitli yağ asitleri ile yaptığı esterlerden ibarettir. Yağlar, iyi ve kötü yağ olmak üzere ikiye ayrılırlar. Tabii yağlarda stearin ve palmitin gibi doymuş ya da olein asidi gibi doymamış yağ asitleri büyük miktarda bulunur. Batı'ya özgü olarak standart beslenme tarzını izleyen birçok insan, aşırı miktarda kötü, yani doymuş yağ tüketmekte; iyi yani doymamış yağ alımını son derece düşük tutmaktadır.

Yağların SindirimiYağların sindirimi ilk olarak ağız ve midede sindirilmeyle başlar. Ancak ağız ve midede sindirim çok kısa ve çok az olduğu için önemsiz kabul edilir ve haliyle sindirim gerçekleşmemiş olur. Yağlar gerçek anlamda ince bağırsakta sindirilir. Sindirim ise pankreaktik lipaz enzimi sayesinde gerçekleştirilir. Karaciğerin bir salgısı olan safra da yardımcı olur.

Lipitler besinlerle alınıp, ağız ve midede hiçbir değişikliğe uğramadan ince bağırsağa geçer. İnce bağırsaklarda, safra tuzunun yardımıyla emülsüyon haline geçen triaçilgliseroller pankreastan gelen lipas enziminin yardımıyla kolayca hidroliz edilir ve ince bağırsakların lümeninden emilerek geçerler.
Değişik işleme tabii tutulan mono, di ve triaçilgliseroller ile yağ asitleri ince bağırsakların mukoza hücresi tarafından emilir. Partal ven yolu ile on karbondan daha kısa olan zincirli yağ asitleri karaciğere nakledilirler. 14 C atomundan daha da uzun zincirli yağ asitleri de serbest yağ asidi veya triaçilgliseroller olarak şilomikronların yapısında bulunur ve tamamen triaçilgliserollere dönüşerek duktus torasikus yoluyla dolanıma dahil ederler.
Safra asitleri absorbe olarak lenf dolaşımına girmeyip, portal dolanım yolu ile karaciğere gelir. Burada rejenerasyona uğrayıp tekrar safra ile duedonuma aktarılır.

Herhangi bir karaciğer hastalığının nedeniyle yeterli bir şekilde safranın ince bağırsak kanalına akmaması veya safra yollarının tıkanması, lipit absorbsiyonunu da önemli derecede azaltmaktadır. Bu safranın azalması ya da hiç bulunmaması goitanında renksiz bir hal almasına sebep olur. İçindeki yağ miktarının artmasında doğal olarak yağda eriyen vitaminlerin emilimini de güçleştirir.
]]>
Sindirim Enzimleri https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-enzimleri.html Fri, 30 Nov 2018 14:34:31 +0000 Sindirim enzimleri; sindirime yardımcı olan enzimlere verilen addır. Mide, pankreas ve ince bağırsak tarafından sindirime yardımcı olmak için enzimler bu organlar tarafından salgılanmaktadır. Eğer enzimler salgılanmaz ise sindiri Sindirim enzimleri; sindirime yardımcı olan enzimlere verilen addır. Mide, pankreas ve ince bağırsak tarafından sindirime yardımcı olmak için enzimler bu organlar tarafından salgılanmaktadır. Eğer enzimler salgılanmaz ise sindirim sistemi düzgün çalışmaz ve sebepten dolayıda bir takım hastalıklar meydana gelir. Vücut sistemi o kadar mükemmel bir şekilde tasarlanmıştır ki Sindirim sisteminde bu faaliyetlerin sağlanmasında hayati rol oynamaktadır. Vücuttaki metabolizmanın doğru çalışması için sindirim sistemi gereklidir. Sindirim olayının gerçekleşmesi için ise sindirim enzimleri gerçekleştirilir. Sindirimi gerçekleşmesinde enzimler karbonhidrat, yağların ve proteinlerin yakımında katalizör görevi görmektedirler.

Sindirim enzimleri çeşitleri
  • Gastrin: Midenin distal bölümündeki  G hücreleri tarafından üretilmektedir. Asit hücreleri tarafından üretilen gastrin asit salgısını düzenler. Mide asidinin içerisinde birincil düzeyde bu sindirim enzimi bulunmaktadır.
  • Tripsin: Omurgalı canlıların sindirim sisteminde bulunur. Tripsin enzimi proteinleri parçalama özelliğine sahiptir. Bu enzim pankreasta tripsonojen olarak üretilmektedir. Enzimin aktif olma özelliği ince bağırsakta enteropeptidaz olarak  gerçekleşir.
  • Pepsin: Bu enzim mide öz suyunda bulunmaktadır. Pepsin yumurta,et gibi içerisinde yüksek düzeyde protein bulunan maddelere tesir eder. Mide duvarında bulunan hücrelerce pepsinojen salgılanır. Sindirim enzimleri mide öz suyunda bulunan hidroklorik asidin reaksiyonuyla meydana gelmektedir.
  • Amilaz: Amilaz enzimi bitkilerde bulunan nişastayı maltoza katalizler. Amilaz enzimi insanlarda ise pankreas ve tükürük bezleri tarafından salgılanmaktadır.
  • Kemoterapsin: Kemoterapsin enzim olarak proteinlerin hidrolizine yardımcı olurlar.
  • Lipaz: Lipaz enzimi yağların sindirimi, taşınması ve işlenmesinde büyük rol oynamaktadır. Bu enzim bazı virüslerde de bulunabilmektedir.
Sindirim EnzimleriSindirime yardım olan enzimlerin salgılayan organlar ve görevleri
  • Amilaz: Ağızdaki tükürük bezlerinden salgılanmaktadır. Nişasta sindiriminde kullanır. Ürün olarak ise maltoz elde edilmektedir.
  • Enterogastrin: Mide hareketini yavaşlatır. İnce bağırsakta bu enzim salgılanmaktadır.
  • LAP: Midede salgılanmaktadır.Enzimin görevi kazein hidrolizini sağlayarak polipeptit üretimini sağlar.
  • Kolesistokinin: İnce bağırsakta salgılanmaktadır. Görevi safra kesesine sindirim için uyarı göndermektedir.
  • Maltaz: Bu enzim ince bağırsakta salgılanmaktadır. Maltoz hidrolizi sağlar. Bu sayede ürün glikoz üretir.
  • Erepsin: Erepsin ince bağırsaktan salgılanmaktadır. Görevi peptit hidrolizini sağlamak ve bu sayede amino asit üretir.
  • Enterokinaz: İnce bağırsaktan salgılanmaktadır.Bu enzim tripsinojeni tripsine çevirmektedir.
  • Glukagon: Enzimi salgılayan organ pankreas'tır. Pankreas glukagon enzimini salgılayarak glikojeni glikoza dönüştürmektedir.
  • Sekretin: Bu enzim onikiparmak bağırsağı tarafından salgılanmaktadır. Görevi sindirim için pankreası uyarmaktır.
  • İnsülin: Glukagonun tersine glikozu glikojene çevirir. Sindirim enzimleri arasında en önemli olan enzimdir.
]]>
Hücre İçi Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/hucre-ici-sindirim.html Sat, 01 Dec 2018 11:29:24 +0000 Hücre içi sindirim, besinlerin parçalanması ve hücre stoplazmasında olmasına denir. Bu sindirim çeşidi protistlerde, süngerlerde, hidrada, planaryada ve akyuvar hücrelerinde görülmesi muhtemeldir. Hücreler küçük besinleri dif Hücre içi sindirim, besinlerin parçalanması ve hücre stoplazmasında olmasına denir. Bu sindirim çeşidi protistlerde, süngerlerde, hidrada, planaryada ve akyuvar hücrelerinde görülmesi muhtemeldir. Hücreler küçük besinleri difüzyon ile sıvı ve katı haldeki büyük moleküllü besinleri ise iki şekilde alabilir. Hücre içi sindirimde görev alan enzimler lizozomda paketlenmiş olup her canlı hücre kendi içerisinde sindirebilir. Bitki hücrelerinde nişasta ve çeşitli yağlar, hayvan hücrelerinde ise glikojen ve yağlar.Hücre İçi Sindirim 

Protista ve süngerlerde besinler hücre içine fagositoz (katı besin) veya pinositoz (sıvı besin) yoluyla alınır. Aldıkları besinin çevresini besin kofulu oluşur. Besin kofulu, lizozomla birleşir. Lizozomdaki sindirim enzimleri besini par­çalar. Oluşanlar koful zarından stoplazmaya geçerek hücrede kullanılır. Atık maddeler oluşur. Bu maddeleri taşıyan kofula boşaltım kofulu denir. Atık maddeler ekzositozla hücre dışına atılır. Sindirimin yapıldığı en basit olan yapı besin kofullarıdır. Sindirim işleminin zarla çevrili olan yerinde ol­ması hücrenin kendini sindirmesini engeller. Besinleri hücreye alarak besin kofulları içerisinde enzimlerle yapı taşlarına parçalar. Buna hücre içi sindirim denir. Bit­kiler, protistalar, süngerler ve sölenter gibi canlılar ile akyuvar hücrelerinde görülür. 
]]>
Kuşlarda Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/kuslarda-sindirim.html Sun, 02 Dec 2018 10:34:37 +0000 Kuşlarda sindirim; kuşlarında bulunan sindirim sistemi ağız, yemek borusu, kursak, mide, taşlık, bağırsak ve anüs (kloak) olarak organlar sıralanmıştır. Kuşlarda sindirim sistemine direk bağlı olan organlar ise karaci Kuşlarda sindirim; kuşlarında bulunan sindirim sistemi ağız, yemek borusu, kursak, mide, taşlık, bağırsak ve anüs (kloak) olarak organlar sıralanmıştır. Kuşlarda sindirim sistemine direk bağlı olan organlar ise karaciğer ve pankreastır. Çoğu canlıda besinleri parçalayabilmesine yardımcı olan dişleri vardır. Bu durum kuşlarda farklıdır. Kuşların gagaları vardır. Kuşlardaki diş görevini ise taşlık üstlenmektedir. 

Kuşlarda sindirim organları ve işleyişi

Çevreden besin ihtiyaçlarını karşılamak için görevli olan organ gagadır. Kuşlarda bulunan gagalar diğer canlılardaki dişlerle kıyasladığımızda  parçalayıcı ve öğütücü değildir. Bu sebepten dolayı kuşların yemiş oldukları besinlerin bazılarını gaga tarafından öğütülür. Diğer besinleri ise kuşlarda sindirim sisteminde bulunan taşlık  organına bu görev verilmiştir. Kuşlarda bulunan taşlığın görevi diş olmadığı için yemiş olduğu besinlerin hepsinde parçalanma meydana gelmez. Kursağa besin tam olarak parçalanmadan gitmiş olur. bu kısımda besinlerin öğütülme işlemini kursak gerçekleştirmektedir. Gaga ile alınan besin yutaktan yemek borusuna oradan kursak kısmına geçer. Kuşun yemiş olduğu besinler belli bir süre kursakta depolanır. Oradan mideye aktarılır. Bu işleyişin amacı besinleri yumuşatmak içindir. Kuşlar çoğunlukla kuru ekmek, arpa, bulgur ve kuş yemlerini vücuduna alırlar. Yem dışında et ile beslenen kuşlarında sindirim sisteminde bulunan bağırsakları da kısadır. İçlerine almış oldukları besinleri sindirim sıvısıyla karıştırılarak oradan mideye geçer. Mide kısmında ise güzelce öğütülür. Oradan ince bağırsağa aktarılır. Geçmiş olduğu yerde ise pankreastan gelen salgılar ile kimyasal olarak ayrışan ve parçalana besinler emilir. Sindirilemeyen besinler kalın bağırsağa doğru yol alır. Kloak yardımı ile bu besin fazlalıkları dışarı atılır. Evde beslenen kanaryalar ise özel bir ilgi gerektirmektedir. Bu kuş çeşidi için kuş kumu sindirimde etkin bir rol oynamaktadır. Eğer kuşlarda yemiş olduğu besinler  tam olarak sindirilmeden mide kısmına ulaşırsa bir takım sorunlar meydana gelir. Bu sorunlardan birkaçı kuşta zayıflama meydana gelir ve kuşlarda sindirim sistemi hastalıkları baş göstermeye başlar.

Kuşlarda SindirimKuşlarda sindirim sistemi hastalıkları oluştuğu zaman kullanılabilecek olan ilaçlar ise; andolor amp, urfamycin amp, mikostatin damla, rif ampercefurly kapsül, polisamin fort vitamindir.
]]>
Sindirim Sistemine Yardımcı Organlar https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemine-yardimci-organlar.html Sun, 02 Dec 2018 19:32:30 +0000 Sindirim sistemine yardımcı organlar; Vücuda alınan besinlerin  ağızda çiğnenmesinden sonra fiziksel olarak sindirilir. Sonrasında mide ve bağırsaklarda parçalanarak oradan enzimlere kadar sürece yardımcı olan organlardır. Sindirim sistemine yardımcı organlar; Vücuda alınan besinlerin  ağızda çiğnenmesinden sonra fiziksel olarak sindirilir. Sonrasında mide ve bağırsaklarda parçalanarak oradan enzimlere kadar sürece yardımcı olan organlardır. Sindirim sistemine yardımcı organları sıralarsak karaciğer, ince bağırsak, pankreas ve koledok diye geçmektedir. 

Sindirim sistemine yardımcı organlardan karaciğer

En büyük organdır. Ağırlık olarak 1.5 kg'dır. Vücutta bulunduğu yer ise karın sağ boşluğunda karaciğer yer almaktadır. Bu organın en önemli özelliklerinden biride kendini yenileyebilmesidir. Vücut için hayati bir değere sahiptir. Karaciğeri yapısal olarak incelediğimizde  üst kısmı glison kapsülü ile kaplıdır. Sağ ve sol lop diye ikiye ayrılmaktadır. Günlük olarak karaciğer yaklaşık olarak 1 litre'ye yakın olarak safra salgılamaktadır. Bu safra salgısının görevi ise büyük yağ tanelerini parçalayarak küçük yağ taneleri haline getirerek  mekanik sindirimi gerçekleştirmektedir. Karaciğer organın bir başka görevi ise sindirim sonucu proteinlerin zehirli olan amonyağın üreye dönüştürmektir. Salgılanmış olan safra salgısı sindirim sebebi ile karaciğerden çıktıktan sonra safra kesesine uğrar oradan da ince bağırsağa geçmektedir.

Sindirim sistemine yardımcı organlardan safra kesesi

Karaciğerin alt tarafında yer almaktadır.Görüntü olarak ters bir armut şeklini andırmaktadır. Karaciğerden gelen safra bu kese içerisinde birikir. Bu sıvının normali akışkan olmasıdır. Fakat safranın içerisinde bulunan sıvı koyu bir kıvam almaktadır. Sıvı yemek yediğimiz zamana kadar burada beklemektedir.Yediğimiz yemekler eğer yağlı ise safra kesesi kasılır. İçinde bulunan koyulaştırılmış olan safra on iki parmak bağırsağına aktarılır. Safranın sağlamış olduğu yararlardan biri olan yağ ve yağda eriyen vitaminleri yani A, D, E ve K olanların emilmesine yardımcı olmaktadır. Safra olmadan bu vitaminlerin emilimi olmaz.

Sindirim sistemine yardımcı organlardan ince bağırsak

Besinlerin emilimi ev yağların sindirimi bu organda yapılmaktadır. İnce bağırsağa gelmiş olan safra ve pankreas öz suyunun sayesinde karbonhidratların, proteinlerin ve yağların emilimi gerçekleşmektedir. Burada besinler küçük moleküllere kadar ayrıştırılmaktadır. Besinler sonra kan damarlarına geçmesine emilim denilmektedir. Sindirim sistemine yardımcı organlar içinde ince bağırsak besinlerin en fazla sindirildiği bölümdür. Bu kısımda kimyasal ve fiziksel sindirim söz konusudur. Besinlerin kimyasal olarak sindirim yolculuğunun son durağıdır. İnce bağırsağın yeri mide ile kalın bağırsak arasındadır. İnce bağırsağın boyu 5-6 m civarındadır. Üç bölümden oluşmaktadır. Bunlar ise; jejunum, ileum ve duodenum olarak isimlendirilmektedir. Besinler mideden duodenuma pilor ya da pilorik sfinkter kas ile gelmektedir. İnce bağırsak devamında preristaltizm olarak adı geçen kas kasılmaları ile hareketini sağlamaktadır.

Sindirim Sistemine Yardımcı OrganlarSindirim sistemine yardımcı organlardan koledak kanalı

Safranın onikiparmak bağırsağına aktarımın sağlayan kanaldır. Uzunluğu 4 cm, çağı 5-6 mm' dir. Safra kesesi kanalı ve karaciğer kanalının birleşiminden oluşmaktadır. Koledokun son bölümü oddi büzgen adındaki ufak bir kas çevrelemektedir. Bu kas kasılıp gevşeyerek safra akımını meydana getirmektedir. Onikiparmak bağırsağına bağlandığı kısımda  bir mukozası bir kabartı oluşturmaktadır. Bu kabartının yani kanalın ağzı da ana pankreasa açılmaktadır.

Sindirim sistemine yardımcı organlardan pankreas

Pankreas organı tarafından salgılanan enzimler sayesinde bütün besinlerin kimyasal sindirimi gerçekleştirir. Pankreas hormon ürettiği gibi sindirim enzimd]]> Midede Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/midede-sindirim.html Mon, 03 Dec 2018 14:30:48 +0000 Midede Sindirim, Midemiz yediğimiz besinlerin öğütülerek vücuda yararlı olanların ayrıştırılarak kullanılıp, kalan kısmın bağırsaklar yoluyla dışarı atılmasında rol oynayan sindirim sistemi organlarından biridir. Midem Midede Sindirim, Midemiz yediğimiz besinlerin öğütülerek vücuda yararlı olanların ayrıştırılarak kullanılıp, kalan kısmın bağırsaklar yoluyla dışarı atılmasında rol oynayan sindirim sistemi organlarından biridir. Midemizin bu özelliği sayesinde yediğimiz besinlerin içerisinde bulunan vitamin, mineral, protein, kalsiyum, gibi pek çok besin öğelerinin vücutta kullanımı sağlanmaktadır. Bu yolla sağlıklı bir bünyeye sahip olmamız ve besinler yoluyla enerji elde etmemiz sağlanmaktadır. Midede sindirimde önemli olan bazı hususlar vardır. Beslenme, yemek yeme alışkanlığı, sıvı tüketimi ve psikolojik ruh haliniz bunlardan bazılarıdır. 

Midede Sindirimi Zorlaştıran Besinler 
  • Mide sindirim gerçekleştiği organlardan biridir dedik. Mide bazen gereğinden fazla enerji harcamak zorunda kalır. Çünkü bazı besinlerin sindirimi sırasında mide hasar görür. Örneğin çok yağlı, bol baharatlı gıdalar midede yanma hissine yol açar. 
  • midede asitli gıdalar mide asidinin de olması nedeniyle asit oranının yükselmesine ve gaz oluşumuna, şişkinliğe ve ağrılara yol açar. 
  • Yemek yerken hızlı yemek,çiğnemeden yutmak ve çok fazla yiyeceği karıştırmak da mideyi çok fazla yorar ve sindirimi zorlar. 
  • Sıvı tüketiminin az olması, kabızlık ve sindirim sorunlarıyla karşılaşmanıza neden olmaktadır. Katı gıdalar çok fazla tüketilmemelidir. Eğer katı gıdalar tercih ediyorsanız mutlaka sıvı almayı ihmal etmeyin. 
  • Hareketsizlik, yemek yiyip yatma, ard arda yemek yemek de mideyi rahatsız eder ve metabolizmayı yavaşlatır. Bağırsakların tembelleşmesine yol açar. Bu nedenle bağırsakların da iyi çalışması için mutlaka hareket etmelisiniz. 
Midede SindirimMidede Sindirimi Kolaylaştıran Besinler 
  • Sindirim sisteminin daha hızlı ve aktif çalışması için günde 2.5 litre (en az) su içmelisiniz. 
  • Yemeklerin porsiyonlarını çok abartmamalısınız. 
  • Akşamları yemeklerden önce bir kase çorba içmek mideyi de hazırlayacaktır. 
  • Sebze yemeklerini, salatayı ve yoğurdu bolca tüketmelisiniz. Bunlar mideyi çok yormayan gıdalardır. 
  • Bolca lifli gıda tüketin. Lifli besinler sindirimi düzenler. 
  • Yemeklerden sonra yürüyüş yapabilir. Ev içinde hareket edebilirsiniz. Yemeklerden sonra sakız çiğnemek iyidir. 
  • Yemeğin hemen üzerine sigara, çay, kahve tüketimine geçmeyiniz. Biraz mide dinlenmelidir. 
  • Geceleri asla yağlı, tuzlu yiyecekler yemeyin. 
  • Kuruyemiş, meyve, bitki çayları mideye ve sindirime oldukça iyi gelir. Bunları tüketme oranınızı artırın. 
  • Stresten uzak kalın. Mide stresten en çok etkilenen organdır. 
]]>
Hücre Dışı Sindirim https://www.sindirimsistemi.gen.tr/hucre-disi-sindirim.html Tue, 04 Dec 2018 11:12:58 +0000 Hücre dışı sindirim; enzimler ile beraber salgılanan hücrelerin dış ortamda bulunan büyük molekül parçacıklı besinlerin küçük moleküllü parçalara ayrılarak  hücre içerisine alınmasıdır. Hücre dışı sindirimi Hücre dışı sindirim; enzimler ile beraber salgılanan hücrelerin dış ortamda bulunan büyük molekül parçacıklı besinlerin küçük moleküllü parçalara ayrılarak  hücre içerisine alınmasıdır. Hücre dışı sindirimi genellikle çok hücreli canlılarda olmaktadır. Bu tür canlılarda enzimler sindirim kanalına veya vücuttaki boşluklara salgılanmaktadır.Hücre dışı sindirimden çok küçük ve çok büyük besinlerin sindirimleri de faydalanmaktadır. Hücre dışı sindirime verilebilecek örnekler; saprotif bakteriler, ekmek küfü bunlar gibi çok hücreli olan canlılarda hücre dışı sindirimi yapmaktadır.

Hücre dışı sindiriminin işleyişi

Hücre dışına ekzositoz diye bir madde ile sindirim yapabilen saprotif bakteridir. Bu bakteriler büyük besinlere ait molekülleri hücre dışında sindirilmektedir. Saprotif bakterileri besinlerin içinde bulunan monomerleri hücrenin içine alırlar. Monomerleri hücre içerisindeki yaşamsal olaylar içinde kullanır. İşleyiş şeklini sıralayacak olursak;
  • Hücre, sindirim enzimlerini dış ortama salar
  • Enzimler besinleri büyük ve küçük moleküllere dönüştürür
  • Sindirilmiş olan besinler aktif ve pasif taşıma sayesinde hücrelerin içine alınır
  • Sindirim ürünleri ise hücreyi yaşamsal ve canlılık olaylarında kullanır
Hücre Dışı SindirimHücre dışı sindirim sisteminde bulunan böcekçil bitkiler nasti hareketi ile hamle yaparak böcekleri yakalamaktadır. Böcekçil bitkiler besinleri hücre dışında ekzositoz maddesiyle sindirim enzimlerini salgılamaktadır. Yakalanan bu böcekler nasti hareketi ile berber hücre dışında sindirimini gerçekleştirirler. Sindirim işlemi bittikten sonra böcekçil bitkilerde aminoasitleri hücre içerisine almaktadır. Sonra bu böcekçil bitkiler ribozomunda kendilerine en uygun olan proteini sentezler. Yaşanan bu olaydan sonra böcekçil bitkinin kapanmış olan yaprakları tekrar açılır.
]]>
Sindirim Sistemi Organları https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-organlari.html Tue, 04 Dec 2018 21:09:10 +0000 Sindirim sistemi organları, kimyasal ve fiziksel sindirimin yapıldığı yerlerden oluşur. Fiziksel sindirimin yapıldığı organlar, gıdaları küçük moleküllere ayırırken, kimyasal sindirimi üstlenen organlar bunları Sindirim sistemi organları, kimyasal ve fiziksel sindirimin yapıldığı yerlerden oluşur. Fiziksel sindirimin yapıldığı organlar, gıdaları küçük moleküllere ayırırken, kimyasal sindirimi üstlenen organlar bunları en küçük yapı taşlarına ayırırlar. Bu sistem genel olarak, sindirim kanalını ve bezlerini içerir. Besinlerin vücuda alınmasından, sindirilmesine, yararlı olan besinlerin alınıp, atık maddelerin vücuttan atılmasına kadar olan aşamaları üstlenir. Sindirime yardımcı olan organlar ise, karaciğer ve pankreastır. Karaciğerde salgılanan safra ve pankreasta salgılanan özsuyu sindirimin gerçekleşmesini sağlar.

Sindirim sistemi organları nelerdir

Üst sindirim sistemi organları

  • Ağız: Gıdaların dişler yardımıyla parçalanması, tükürük salgısıyla yumuşatılması ağızda başlar. Burada hem fiziksel, hem de kimyasal sindirim gerçekleşir. Gıdaların dişlerle parçalanması fiziksel, tükürük salgısının devreye girmesi ise kimyasal sindirimin yapıldığı aşamadır. Karbonhidratların ağızda sadece kimyasal sindirimi yapılır. Ağızda bulunan dil ise besinlerin yutağa gönderilmesini sağlar.
  • Yutak: Ağız boşluğunun arkasından gelen, boynun ve ağzın gerisinde kalan bölümdür. Besinlerin ağızdan yemek borusuna geçmesini sağladığı gibi, yutma esnasında küçük dil tarafından soluk borusu kapatılarak, besinlerin soluk borusuna kaçması önlenir. Burada fiziksel ve kimyasal sindirim olmaz. Burası geçiş bölümüdür.
  • Yemek borusu ve kardiya: Yemek borusu, yutak ve mide arasında yer alan, 20-25 cm uzunlukta düz kaslardan meydana gelmiş olan organdır. Kasların gevşemesi ve kasılmasıyla, besinlerin mideye geçmesini sağlar. Burada da fiziksel ve kimyasal sindirim gerçekleşmez. Kardiya ise, mide ve yemek borusunun birleştiği yerdeki açıklıktır.
  • Mide: Besinlerin uzun süre beklediği yer olan mide, yemek borusu ile ince bağırsağın başlangıcı olan duodenum arasında yer alır. Burada kasılma ve gevşeme hareketiyle gerçekleşen sindirim fiziksel, asit ve enzimlerle yapılan sindirim ise kimyasal olarak gerçekleşir. Proteinlerin midede başlayan kimyasal sindirimi, ince bağırsakta sona erer.  

Sindirim Sistemi OrganlarıAlt sindirim sistemi organları

İnce bağırsak: Yetişkin bir insanda 6-8 metre uzunluğunda olan ince bağırsak, kimyasal sindirimin başladığı organdır. Daha küçük insanlarda 5-6 metre uzunluğunda olur. Karbonhidrat,  yağ ve proteinlerin sindirimi, buraya gelen safra ve pankreas özsuyu  ile gerçekleşir. Gıdalar en küçük moleküllere ayrılarak, ince bağırsaktan kan damarlarına geçer. Bu olay emilim olarak adlandırılır. İnce bağırsağın çeperinde villus adında çıkıntılar bulunur. Emilim villuslar aracılığı ile gerçekleşir. Villuslar emilim yüzeyini arttırır. İnce bağırsaklar sindirim sisteminin en uzun bölümüdür. Burası üç bölümden oluşur;

  • İnce bağırsağın ilk bölümü olan on iki parmak bağırsağı, en kısa olan yeridir. Buraya duodenum adı da verilir. Mideyi jejunum bölümüne bağlayan tüptür.
  • İnce bağırsağın orta bölümü olan jejunum, duodenum ile ileum arasında yer alır. Yetişkin insanlardaki uzunluğu 2-8 metre arasında olur.
  • İnce bağırsağın son bölümü olan ileum, yetişkinlerde 4 metre uzunluğunda olur. İleoçekal valf ile çekum bölümünden ayrılır. 

Kalın bağırsak: Yetişkinlerde yaklaşık olarak 1,5 metre uzunluğunda olan kalın bağırsak, gıdalardan kalan vitamin, su ve minerallerin kana geçirilmesinde rol oynar. Yararlı maddelerin atılmasını önleyerek, atıkların anüsten atılmasını sağlar. Bu organ sindirim ince bağırsakta bittiği için sindirime katılmaz. Kalın bağırsakta üç bölümden oluşur.

  • Kalın bağırsağın ilk bölümü çekum ya da kör bağırsaktır. Apandis bu bölümün uzantısıdır.
  • Kalın bağırsağın orta bölümü çekumdan rektuma kadar uzanan kolondur. Ken]]> Sindirim Sistemi Sağlığı https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-sagligi.html Tue, 04 Dec 2018 22:14:29 +0000 Sindirim sistemi sağlığı, önemli konuların başında gelmektedir çünkü yeyilen yiyeceklerden ve içilen içeceklerden alınan faydalı ve zararlı maddelerin ayrıştırılması bu sistemin düzgün çalışabileceği zaman mü Sindirim sistemi sağlığı, önemli konuların başında gelmektedir çünkü yeyilen yiyeceklerden ve içilen içeceklerden alınan faydalı ve zararlı maddelerin ayrıştırılması bu sistemin düzgün çalışabileceği zaman mümkün olmaktadır. Karbonhidrat, protein ve yağ gibi moleküller sindirim sistemi sağlığı söz konusu ise hücre zarından geçerek kana karışabilmektedirler. Bu moleküller besinlerin yapı taşlarına kadar parçalanmaları sonucu ortaya çıkabilmektedirler. Bu durum da ancak sağlıklı ve düzgün çalışabilen bir sindirim sisteminin varlığında mümkün olabilmektedir.

    Sindirim sistemi sağlığı için uyulması gereken öneriler

    Sindirim Sistemi Sağlığı

    • Yemek yerken ağza alınan lokmaların iyice çiğnendikten sonra yutulması sindirim sistemi sağlığı açısından son derece önemlidir. Çünkü iyice çiğnenen besinlerin kimyasal olarak sindirime uğraması daha kolay olur
    • Yavaş yemek yemek beyindeki açlık kontrol bölgesi adı verilen mekanizmanın daha çabuk harekete geçmesini sağlar bu da sindirim sistemi sağlığı için oldukça önemlidir. Hızlıca yemek yenmediği durumlarda 20 dk gibi bir sürede doygunluk hissi oluşur ve sindirim organları harekete geçerler
    • Sindirim sistemi sağlığı için önemsenmesi gereken diğer bir konu sofradan tam olarak doyma hissi oluşmadan kalkmaktır. Bu sayede fazla yemek yenmemiş olur ve başta mide olmak üzere diğer sindirim organları daha kolay çalışabilirler demek olur. Böylece sindirim sistemi sağlığı için önemli bir adım atılmış olur
    • Çok sıcak yada çok soğuk şeyler yemek yada içmek sindirim sistemi sağlığını en çok olumsuz yönde etkileyen beslenme şekillerinden biridir. Bu nedenle bu kuralı mutlaka uygulamak gerekir
    • Yemek yedikten kısa süre sonra sindirim başlar bu nedenle yemeklerden sonra çok ağır hareketler yapmak midenin işini zorlaştırır. Bu da sindirim sistemi sağlığı için olumsuz durumların oluşmasına yol açar
    • Yemeklere çiğ salata ile başlamak önemlidir. Çünkü bu sayede sindirim sistemi sağlığını temin edecek bir beslenme mümkün olur
    • Kafein ve asit bakımından zengin içeceklerden uzak durmak gerekir
    • Yemek esnasında yada yemekten hemen sonra çok fazla su içilmemesi gerekir. Sindirim sistemi sağlığı gereği mide salgıları kimyasal olarak sindirim işlemine başlayacakken içilen su bu işlemin daha uzun sürede yapılmasına yol açar. Yani mide çok daha fazla çalışmak zorunda kalır
    • Dişlerin sağlıklı ve temiz olması çok önemlidir. Ağızda başlayan mekanik sindirimin tam gerçekleşebilmesi demek sindirim sistemi sağlığını korumak demektir. Sağlıklı dişler görevlerini tam anlamıyla yapabilirler böylece mide de fazla çalışmak zorunda kalmaz
    • Lifli besinlerin mümkün olduğunca fazla tüketilmesi sindirim sistemi sağlığını olumlu etkileyen faktörlerden biridir
    • Çok acı yada çok tatlı gıdalar almak sindirim sistemi sağlığı çok fazla olumsuz etkiler
    • Sindirim sistemi sağlığını olumsuz yönde etkileyen durumlardan biri aşırı yemektir. Çünkü fazla yemek sindirim organlarının görevlerini tam olarak yapamamalarına neden olur
    • Sindirim sistemi sağlığı için bir sağlık sorunu olmasa bile düzenli doktor kontrolü yapılmalıdır
    • sindirim sistemi sağlığını korumak için yemeklerden sonra yarım saat kadar dinlenmek önemlidir
    ]]>
    Sindirim Sistemi Hastalıkları https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-hastaliklari.html Wed, 05 Dec 2018 15:15:30 +0000 Sindirim sistemi hastalıkları, sırasıyla ağız, yemek borusu, mide, bağırsak hastalıkları olarak sıralanabilir. Yiyeceklerin parçalanması, hazmedilmesi ve boşaltılması aşamalarında etkin rol oynayan bu bölgel
    Sindirim sistemi hastalıkları, sırasıyla ağız, yemek borusu, mide, bağırsak hastalıkları olarak sıralanabilir. Yiyeceklerin parçalanması, hazmedilmesi ve boşaltılması aşamalarında etkin rol oynayan bu bölgelerde oluşabilecek herhangi bir hastalık sindirim işlemini olumsuz yönde etkileyecektir. Bu tarz hastalıklar kalıtsal ve doğuştan olabileceği gibi sonradan da meydana gelebilir. Bu yüzden belirli bir yaş grubuna ait değildir ve her yaşta görülebilmektedir.

Sindirim işleminin ilk aşaması ağızda başlar ve yiyeceklerin parçalanarak hazmının kolaylaştırılması ağız aracılığıyla gerçekleştirilir. Ağızda oluşabilecek rahatsızlıklar yiyeceklerin çok daha güç bir şekilde sindirilmesine neden olur. 

  • Dişlerde çürüme 
  • Diş eti hastalıkları
  • Tükürük bezlerinde iltihaplanma
  • Anemi
  • Ağız kanserleri gibi hastalıklar sindirim işleminin sorunlu bir şekilde başlamasına neden olurlar. Bu nedenle ağız ve diş sağlığına azami düzeyde özen gösterilmeli, kontrolleri aksatılmamalıdır.

Parçalanan gıdaların yakılması amacıyla mideye aktarımını sağlayan ikinci önemli kısım ise yemek borusudur. Ağızda tam olarak öğütülememiş ya da aşırı sıcak ve soğuk besinler yemek borusunu tahriş eder ve yaralar  Bu da sindirimin çok daha güç bir şekilde gerçekleşmesine neden olur. Midenin göğüs boşluğuna kaymasıyla birlikte yemek borusunu zorlayan diğer bir hastalık fıtıktır. Reflü hastalarında ise salgılanan aşırı gaz mideyi aşıp, yemek borusunu yakabilir. Bu da yemek borusu için rahatsız edici ve dikkat edilmesi gereken diğer bir noktadır. 

Sindirim Sistemi Hastalıkları
Gıdaların yakıldığı yer olan midede ise birçok hastalık baş gösterebilir. Bunlar; gastrit, hazımsızlık ve ülserdir. 
  • Gastrit, midenin gereğinden fazla asit üretmesi durumudur. Kronik ve akut olmak üzere iki temel türde incelenebilir. Akut gastrit herkeste görülebilir ve geçicidir ancak kronik gastrit sürekli tekrarlanır ve ilaçlarla ancak etkileri azaltılabilir fakat tamamen yok edilemez. 
  • Hazımsızlık ise midede oluşan basınç ve şişkinlik halidir. Yiyeceklerin yeterince çiğnenmesi, aşırı stres ve hava yutma gibi farklı sebepleri olabilir. Asıl neden bir uzman tatafından belirlenmeli ve bu nedene uygun bir tedavi yolu izlenmelidir. 
  • Ülser hastalığında ise midede salgılanan aşırı asit sindirim yollarının dokusunu zedelemeye başlamıştır ve bu yüzden baharat, süt ve kahve gibi besinlere karşı bir hassasiyet oluştuğundan bu besinlere dikkat edilmelidir.

Bağırsakta oluşabilecek hastalıklar: İshal, kabızlık, kolon hastalıkları ve emilim bozukluklarıdır. 
  • İshal: En belirgin özelliği dışkının sıvılaşmasıdır. Enfeksiyonlardan, alerjilerden ve psikolojik nedenlerden dolayı meydana gelebilir. Kaybedilen sıvı ve besinin hızla vücuda geri kazandırılması gerekir. 
  • Kabızlık durumunda ise en belirgin özellik dışkının katılaşması ve sertleşmesidir. Tüketilen besinlerden, bağırsak tembelliğine, mide hastalıklarından, hemoroide kadar birçok nedeni olabilir. Bol bol su, meyve ve sebze tüketilmelidir. 
  • Bağırsakta oluşan emilim bozukluklarında ise sorbitol, laktoz ve fruktoz gibi maddeler emilemez ve haliyle vücuda geri kazandırılamaz. Bu tarz durumlarda hastaya uygun diyetler ve beslenme şekilleri hazırlanmalı ve bunlara uygun şekilde hareket edilmelidir. 
  • Kolon duvarlarının dışarıya doğru kısmi büyümesi ise kolon hastalıklarını beraberinde getirir. Şişmanlık, enfeksiyonlar, yaşlılık ve kolon kaslarında oluşan dejenerasyon bu hastalığa sebep olabilmektedir. Su tüketimi arttırılmalı, yağlı yiyeceklerin tüketimi azaltılmalıdır. 
]]>
Sindirim Sistemi Görevleri https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-gorevleri.html Thu, 06 Dec 2018 10:48:22 +0000 Sindirim sistemi görevleri, konusunu ele alabilmek için bu sistemde yer alan organların temel yapıları hakkında bilgi edinmek gerekir. Sindirim sisteminin ana görevi vücuda alınan besinlerin sindirilerek içerdikleri mineral ve Sindirim sistemi görevleri, konusunu ele alabilmek için bu sistemde yer alan organların temel yapıları hakkında bilgi edinmek gerekir. Sindirim sisteminin ana görevi vücuda alınan besinlerin sindirilerek içerdikleri mineral ve vitaminlerden faydalı olanları artık kısımlarından ayırmak şeklinde ifade edilebilir. Sindirim sistemi görevlerinin bütünlüğü bu sistemde yer alan organların ayrı ayrı görevlerinin bir araya getirilmesi ile mümkündür.

Sindirim sistemi görevleri ve bu sistemde yer alan organlar :

Sindirim sistemi içerisinde yer alan organlar şunlardır;

Ağız ve dişler : Bu organlar sindirim sistemine dışarıdan ilk olarak alınacak olan besinlerin giriş noktalarıdır. Dişler ağız yolu ile alınan katı besinlerin mekanik olarak parçalanmasını sağlamaktadırlar. Ağız ise dişlerin mekanik olarak parçaladığı besinleri tükrük salgısı ile ıslatıp yumuşatır. Tükrük salgısı içerindeki enzimler  aynı zamanda besinlerin kimyasal olarak sindirimlerinin ilk olarak başlamasında rol oynarlar. Sindirim sisteminin bu organlarında mekanik sindirimin yanında kimyasal sindirimin de başlaması sağlanır.

Sindirim Sistemi Görevleri

Yutak : Yutağın Sindirim sistemindeki görevi ağız boşluğu ile yemek borusu arasında geçiş kapısı oluşturmaktan ibarettir. Bu geciş kapısı sayesinde hava alış borusuna besinlerin kaçmasını önlenmiş olur. Ağızdan nefes alabilmek bu sayede mümkün olmaktadır.

 Yemek borusu : İçerisinde sindirim gerçekleşmez. O zaman neden sindirim sistemi organlarındandır diye düşünülebilir. Yemek borusu ağızda sindirilmeye başlayan besinlerin sindirimlerinin  tamamlanabilmesi için mideye ulaştırılmalarını sağlamaktır.

Mide : Sindirim sisteminin en temel organıdır denebilir. Buraya gelen besinlerin mekanik sindirimleri ve kimyasal sindirimleri gerçekleştirilir. Mide de bulunan mide öz suyu besinleri kimyasal olarak parçalar. Sindirim sisteminin bu bölümünde alınan besinlerin kimyasal sindirimleri gerçekleştirilir.

İnce bağırsak : Sindirim sisteminin bu organı üç kısıma ayrılmaktadır. Bu bölümler oniki parmak bağırsağı, boş bağırsak ve kıvrımlı bağırsaktır. İnce bağırsağa pankreas ve karaciğerden gelen enzimler bu sindirim sistemi organında besinlerin kimyasal sindirimlerinin tamamlanmasını sağlar. İnce bağırsağın iç yüzeyinde emici tüyler bulunur. Emici tüyler bağırsağın içerisindeki sindirimleri tamamlanan besinlerden karbonhidrat ve diğer yararlı maddelerin emilerek kan damarlarına aktarılmasını sağlamaktadır. Sindirim sisteminin bu bölümü son derece önemli görevler üstlenir.

Pankreas : Sistemin yardımcı organlarından sayılır. Tüm besinlerin kimyasal olarak tamamen sindirilebilmeleri için enzimler salgılar.

Karaciğer : Sindirim sisteminin bu organı safra kesesi yardımı ile safra salgılar. Safra yağların parçalanarak sindirilebilecek küçük taneciklere ayrılmasını sağlar. Ayrıca proteinlerin sindirimleri sonrasında açığa çıkan zehirli amonyağı üreye çevirir.

Kalın bağırsak : Burada sindirim gerçekleşmez, sadece sindirilmiş besinlerin içlerinde kalmış olan su ve mineral maddelerin emilim işlemi meydana gelir.

Anüs : Sindirim sisteminin bu kısmında sindirilen besinlerden vücut için gerekli olan kısımlarının alınma işlemi bittikten sonra kalanların vücuttan uzaklaştırıldığı kısımdır.

İşte sindirim sistemi görevleri tüm bu görevlerin birleşiminden oluşur.

]]>
Biyoloji Sindirim Sistemi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/biyoloji-sindirim-sistemi.html Fri, 07 Dec 2018 05:03:48 +0000 İç ve dış çevreden gelen uyarılara karşı tepki göstermemizi sağlayan sisteme sinir sistemi denir. Omurgasızlarda Sinir Sistemi: Tek hücrelilerde özelleşmiş bir sinir sistemi yoktur. Uyartıları alma İç ve dış çevreden gelen uyarılara karşı tepki göstermemizi sağlayan sisteme sinir sistemi denir.

Omurgasızlarda Sinir Sistemi:

Tek hücrelilerde özelleşmiş bir sinir sistemi yoktur. Uyartıları alma ve cevap verme sitoplazmadaki sinir telcikleri yardımı ile olur. Paramecium da hücre dışında bulunan siller, hücre içindeki sinir telleri ile bağlantılıdır. Sinir telleri dıştan gelen uyartıları hücrenin her yerine iletir. Süngerlerde özelleşmiş sinir hücresi yoktur. Her hücre uyarıya karşı kendisi tepki gösterir. Uyartı kimyasal yolla iletilir. Sölenterlerden Hidrada özelleşmiş sinir sisteminin en basiti olan sinir ağı bulunur. Sinir ağı birbirine bağlı sinir hücrelerinden oluşur. Uyartı iletimi yavaştır.

Yassı solucanlarda (Planaria) başta beyin görevi yapan bir sinir düğümü (ganglion) ile vücudun iki yanında uzanan bir çift sinir şeridi bulunur. Bu yapıya ip merdiven sinir sistemi denir.

Eklembacaklılarda merkezi sinir sistemi görülür. Baş ganglionuna beyin denir. Ganglionlar bağımsız olarak iş görebilir.

Omurgalılarda Sinir Sistemi:

Omurgalılarda sinir sistemi ikiye ayrılır.

1- Merkezi Sinir Sistemi: Beyin ve omurilikten oluşur.

2- Çevresel Sinir Sistemi: Beyin ve omurilikten çıkan sinirlerden oluşur.

Biyoloji Sindirim Sistemi

SİNİR HÜCRESİ

Sinir sisteminin yapı ve görev birimi nöron adındaki sinir hücreleridir. Bir nöronda kısa uzantılar (dendrit) ve uzun uzantı (akson) bulunur. Sinir hücrelerinin çekirdek bulunan kısmına hücre gövdesi denir. Aksonu en dıştan saran kılıfa şıwan kını denir. Beslenme ve rejerasyonu sağlar. Şıwan kını altında miyelin bulunur. Miyelinli nöronlar impulsları daha hızlı iletir. Beyin ve omurilik sinirleri miyelinli, otonom sinirleri miyelinsizdir. Akson üzerindeki ranwier boğumlarında impulslar güçlenir. Görev ve işleyişine göre üç çeşit nöron vardır.

1- Duyu Nöronu: Duyu organlarındaki reseptörlerden (almaç) aldığı impulsları merkezi sinir sistemine iletir.

2- Ara Nöron: Duyu ve motor nöronları birbirine bağlayan nöronlardır. Uyartılara karşı hangi tepkinin oluşturulacağını belirler.

3- Motor Nöron: Merkezi sinir sisteminden aldığı uyarıları, tepki organına (efektör organ) iletir. Efeftör organ genelde kas veya salgı bezidir.

Çevreden gelen bilgi reseptörler tarafından alınır. Sırasıyla duyu nöronu aran nöron ve motor nöron dan geçerek efektör organa iletilir. Sinir dokusunu rejenerasyon yeteneği yoktur.

Nöronlarda İmpuls İletimi

Dıştan ve içten gelen uyarıların etkisi ile nöronda meydana gelen değişikliğe impuls denir. İmpulsun iletim yönü: Dendrit à Hücre gövdesi à Akson doğrultusundadır.

İmpulsun iletimi elektro kimyasal bir olaydır.

Dinlenme halindeki bir nöronda hücre zarının dış kısmı “+” iç kısmı “–“ yüklüdür. Hücrenin bu haline polarizasyon (kutuplaşma) denir. Bu olay Na ve K iyonlarının eşit olmayan dağılımından kaynaklanır.

Uyarılan sinir hücrelerini dış kısmı “–“ iç kısmı “+” yüklü duruma geçer. Bu olaya depolarizasyon denir. Bu işlem sırasında hücre bol miktarda O2 harcar, ATP kullanır. Sonuçta CO2 ve ısı oluşur.

İmpuls iletimi tamamlanınca nöron tekrar eski durumuna gelir. Buna da repolarizasyon denir.

Depolarizasyon durumundaki sinir hücresi ikinci bir uyartıya cevap veremez, repolarize olması gerekir.

Eşik Şiddeti: Sinir hücresinin uyarılması için gereken minimum uyartı şiddetidir. Eşik şiddetinin altındaki uyarılara sinir hücresi cevap veremez. Eşik değerde ve üzerindeki uyarılara cevap verir. Buna ya hep ya hiç kuralı denir. Uyartı eşik şiddetin üzerinde olduğunda impulsun hızı ve etkisi değişmez, sayısı değişir.

Uyarmanın frekansı, şiddeti ve süresi, nöronların sayısı, dizilişleri ve aralarındaki bağlantı impuls sayısını etkiler.

Sinaps: Bir nöronun dentridi ile diğer nöronun aksonunun karşılaşama nokta]]> Sindirim Sistemi Anatomisi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-anatomisi.html Fri, 07 Dec 2018 05:23:59 +0000 Sindirim Sistemi Anatomisi; Gastrointestinal sistem diye adlandırılan sindirim sistemi, tüketilen gıdaların parçalanması, öğütülmesi, sindirim emilimi, katı haldeki atıkların vücuttan dışarıya atılması işlevini sağl Sindirim Sistemi Anatomisi; Gastrointestinal sistem diye adlandırılan sindirim sistemi, tüketilen gıdaların parçalanması, öğütülmesi, sindirim emilimi, katı haldeki atıkların vücuttan dışarıya atılması işlevini sağlar.

Sindirim sistemi, işlevi ağızdan başlayarak anüse kadar devam eden, 5 metre boyunda bir kas kütlesidir. Sindirim sistemi;

  • Yemek borusu
  • Mide
  • İnce bağırsaklar
  • Kalın bağırsaklar
  • Anal kanal (rektum)
  • Anüsten oluşur.

Tüketilen gıdalar yutularak yemek borusu tarafından mideye ulaşır. Gıdalar midede ufak parçalar şeklinde kıyılır ve sindirime kolaylık sağlayacak biçimde mide sıvılarıyla birlikte karışır. Ardından gıdalar pankreas ve karaciğerden gelen sıvıların sağladığı kolaylıkla sindirimin son bulacağı ince bağırsağa geçer. Daha sonra kalın bağırsağa geçen katı atıklar buradan anal kanal ve anüs geçiş yolu ile vücuttan dışarıya atılır.

Pankreas, safra kanalları, safra kesesi ve karaciğer sindirim sisteminin oldukça önemli parçaları arasındadır. Bu organlar genellikte vücut için zararlı olan atık maddelerin yakılmasında ve gıdaların sindiriminde önemli görevler üstlenir. Sindirim sisteminde etki oluşturan rahatsızlıklar; iltihaplanma, sindirim sisteminde yer alan kasların fonksiyon aksaklıklarında, kanser ve enfeksiyonlardır.

Sindirim Sistemi Anatomisi

Yemek borusu (özofagus): Yemek borusu yaklaşık olarak 25 cm uzunluğunda kas kütlesinden meydana gelen bir tüp geçit şeklindedir. Yemek borusunun bitiminde alt özofagus adı verilen bir Kapak vardır. Bu kapağın görevi tüketilen katı ve sıvı gıdaları yutaktan mideye inişini sağlamaktır. Yutulan lokma yemek borusunda oluşan itici hareketler ve dalgalanmalar sonucunda mideye doğru itilir. Yemek borusunun bu çalkantıları istemsiz kas aksiyonlarıdır ve normal de bu dalgalanmalar hissedilmez. Yutulan lokma yemek borusundan indirilemese orada tutulur.

Yemek borusunun her 2 ucundaki (büzük ) sfinkter normal olarak kapalıdır ve görevi gereği kapak vazifesi görür. Üst kısımda bulunan sfinkter yutma esnasında açılır ve yutulan lokmanın yemek borusu içine gelişini gerçekleşir. Alt yemek borusu sfinkteri ( KÖS ) yalnızca özofagus içinden tüketilen besinlerin geçişi sırasında açılır ve midenin girişindedir.

Mide: tüketilen besinlerin geçici olarak toplanıldığı bir organdır. Midede kolaylıkla 1,5 lt sıvı tutulabileceği gibi 4 lt sıvıyı tutma özelliği de vardır.

Mide de 3 ana kısım vardır korpus gövde, fundus ve antum ( midenin en son bölümü )içine giren tüm besinlerin fiziksel ve kimyasal olarak parçalanıp bölündüğü bir yerdir.

Mide içini kapatan mukoza adı verilen örtü dokudan, yeteri kadar sindirim için gerekli sıvılar salgılanır. Mide salgılanan ve salgı yapan bir organizmadır. Mide bölümünde yer alan bezler ve hücreler birçok yararlı salgılar üretir. Üretilen bu salgılar sindirim enzimleri, hidroklorik asit, hormon, intrensek faktör( vitamin B 12 ince bağırsağın son bölümünden emilmesi için gerekli olan bu faktörün olması gereklidir.)kendi ürettiği asitten kendini savunmak için zamk şeklinde alkalin-bazik ve mukus da üretilir.

İnce Bağırsaklar: Yaklaşık olarak 6 metre uzunluğundadır ve sindirim sisteminin bölümleri arasında en uzunudur. Yalnızca 2,5 cm genişliğindedir ve bu yüzden ince bağırsak adını almıştır. İnce bağırsakların içi emilim-absorbsiyonu görevinden sorumludur. İnce bağırsağın içindeki kıvrımlar neticesinde emilim tabanı yaklaşık tenis kortunu kaplayacak şekilde geniştir. Tüm ince kıvrımlar yani (villus)üzerinde oldukça ince kıvrımlardan oluşan mikro villusdur. Sindirimin iyi bir şekilde olabilmesi için bu kadar büyük bir alanı vardır. İnce bağırsaklarda oldukça büyük miktarda sıvı ve gıda emilmektedir. Örnek verecek olursak günlük yaklaşık birkaç]]> İnsanda Sindirim Sistemi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/insanda-sindirim-sistemi.html Fri, 07 Dec 2018 23:59:37 +0000 İnsanda Sindirim Sistemi; İnsan hayatını sürdürebilmek için yağ, protein, karbonhidrat, su ve mineral gibi bazı maddelere gereksinim duyar. İnsan bu tür maddeleri farklı besin grupları sayesinde vücuduna alır. Ancak bu mad İnsanda Sindirim Sistemi; İnsan hayatını sürdürebilmek için yağ, protein, karbonhidrat, su ve mineral gibi bazı maddelere gereksinim duyar. İnsan bu tür maddeleri farklı besin grupları sayesinde vücuduna alır. Ancak bu maddeler vücut için oldukça büyüktür ve farklı yollarla küçülterek kana ve hücrelere geçişi sağlanır. Bu maddelerin ayrıştırılması işlemine sindirim ve bu olayı gerçekleştiren sisteme de ''sindirim sistemi'' adı verilir. Sindirim sistemi birçok bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler;

 Sindirim Sistemi Bölümleri:

  • Ağız, tükürük bezleri, dişler, dil ve dudaklar
  • Yutak, yemek borusu
  • Mide, ince bağırsaklar
  • Kalın Bağırsaklar, anüs

Sindirime Yardımcı Olan Organlar:

  • Tükürük bezleri
  • Pankreans
  • Karaciğer

İnsan Vücudundaki Öğütme Mekanizması Sindirim Sistemi: Vücudumuzdaki var olan yaşam belirtilerinin devam etmesi için, organların çok iyi çalışması, hücrelerin yenilenmesi ve oluşması için gereken tüm ana maddeleri birçok farklı besinlerden sağlanır. Ancak tüketilen her besinin, örneğin ekmeğin, etin, meyve veya sebzelerin gerekli olan ana maddelere ayrılması ve vücut için yararlı bir hal almaları için oldukça büyük farklılıklardan geçerek ayrışması yani sindirilmesi gereklidir.

İnsanda Sindirim Sistemi

Yeni doğan 3-3,5 kg ağırlığındaki bir bebeğin 18-20 yıl sonra 175 cm boyunda ve 70-75 kg ağırlığında bir yetişkin olmasına yardımcı olan, tüketilen gıdaların sindirilmesidir. Oluşan bu mükemmel tabaka değişikliğinin kaynağı, bebeğin tükettiği gıdaların içinde barındırdığı maddelerin ilerleyen zaman içinde vücutta birikmesidir. Biriken bu gıdaların bir bölümü yaşamsal olarak gerekli enerjiyi sağlar. Diğer bir bölümü ise vücutta birikir ve kişinin kemiği ve eti haline gelir. İşe yaramayan diğer bir bölümü ise vücuttan dışarıya atılır.

Sindirim sistemi dünyanın en ileri derecede işleyen rafineri sisteminden üstündür. Bu ileri derecede işlev yapan rafineri sistemi tüketilin besinleri hammaddelerine göre ayırır. Ardından ayrılan bu hammaddeler işlenmek üzere vücudun belli bölgelerine gönderilir. Öğütülen maddelerin içerikleri birbirlerinden oldukça değişik olduğu gibi, meydana gelen yeni maddeler de yine birbirlerinden oldukça farklıdır. İnsanda bulunan sindirim sisteminin çalışmasını petrol rafinelerinin işlevleriyle karşılaştırmak da oldukça mümkündür.

Hammaddeler nasıl ki birçok değişik işlemlerden geçirilerek çeşitli ürünler olarak karşımıza çıkar, bu şekilde vücuda giren gıdalar da sindirim işleminden geçerek birçok değişik maddelere dönüşürler.

Rafineri Girişi: Her hangi bir türdeki besinin ağza alınmasıyla birlikte sindirim sistemi uyarılarak harekete geçer ve ilk olarak ağza alınan besinler dişler tarafından öğütülerek parçalanır. Parçalama ve öğütme işlemi için dişler özel olarak dizayn edilmiştir. Vücutta bulunan sert içerikli organik madde durumunda olan diş-diş minesi ile kaplıdır ve kimyasal maddelere karşıda oldukça dayanaklıdır. Her dişin kendine özgü işlevleri vardır. Örnek verecek olursak, ön dişler kesici vazifesi yapar ve yiyeceği kopartır. Azı dişler gıdaları öğütecek biçimde tasarlanmışlardır. Köpek dişleri ise sivridir ve gıdaları parçalama görevi üstlenmişlerdir.

Özel Sindirim Sıvısı: Gıdalar bir yandan dişler tarafından parçalanırken bir taraftan da kimyasal saldırıya maruz kalırlar. Bu saldırıyı sağlayansa tükürük sıvısıdır. Günlük yaşamda kişiler bu sıvının farkına varmazlar ve miktarını salgılanıp salgılanmadığını, azlığını çokluğunu yani bu durumla ilgili her hangi bir özellik genellikle düşünülmez. Görünüşte basit bir salgılama olarak düşünülen salgılama oldukça hassas özelliklere sahip birçok değişik kimyasal maddeler barındıran nitelikli bir karışımdı]]> Sindirim Sistemi Fizyolojisi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-fizyolojisi.html Sat, 08 Dec 2018 07:14:25 +0000 Sindirim sistemi fizyolojisi, sindirimin ilk başladığı yerden sonlandığı yere kadar aşama aşama devam eden işlemleri zincirinden oluşur. Bu işlemler zinciinde besinler; kimyasal ve mekanik sindirim uygulanarak en küçük yapıtaşlarına
Sindirim sistemi fizyolojisi boyunca mekanik ve kimyasal olmak üzere iki çeşit sindirim gerçekleşir. Mekanik sindirimde besinler fiziksel şekilde parçalanarak daha küçük parçalar haline getirilir ve kimyasal sindirim uygulanmasına zemin hazırlanır. Kimyasal sindirimde ise besinler enzimler yardımıyla moleküllere veya en küçük parçacıklarına ayrışır ve karbonhidrat, vitamin, mineral, protein vs. olmak üzere vücutta gerekli olduğu şekilde kullanılır. Kimyasal sindirim de kullanılan enzimleri inceleyecek olursak:
Sindirim Sistemi Fizyolojisi
Nükleazlar: Nükleik asitleri ve nükleotitleri parçalarlar.


Lipazlar: Yağları parçalarlar
Proteazlar: Proteinleri parçalarlar.
Amilazlar: Nişasta gibi karmaşık yapıda olan karbonhidrat zincirlerini parçalarlar.

Sindirim sistemi fizyolojisini kısımlara göre inceleyecek olursak şu şekildedir:

Ağız: Besinlerin mekanik sindiriminin başladığı kısımdır. Tükrük sıvısı ve dişler yardımıyla alınan besinler parçalanır. Tükrük sıvısı sindirim sistemi fizyolojisi için önemli bir salgıdır. Çünkü karmaşık şekerlerin bir kademe indirilerek disakkaritlere parçalanması, yiyeceklerin yumuşatılması gibi görevler tükrük tarafından yerine getirilir. Ayrıca tat almamızı sağlayan salgı da tükrük sıvısıdır. Ağızda mekanik sindirimi tamamlanan besinler yutularak yemek borusu aracılığıyla mideye iletilir.

Mide: Mide, fiziksel olarak parçalanan besinlerin depolandığı, kısmen sindirimin tamamlandığı veya ince bağırsağa iletilmek üzere devam ettiği kısımdır. Midedeki mukoza salgısı asitlerin mideyi tahriş etmesini ve sindirim sistemi fizyolojisine zarar vermesini engeller. Midede besinler sulandırılarak bulamaç haline getirilir ve mekanik sindirim devam eder. Besinler artık fiziksel olarak tamamen karıştıktan sonra ince bağırsağa gönderilir.

İnce barsak: Sindirim sistemi fizyolojisinde en önemli kimyasal sindirimlerin yapıldığı, besinlerin büyük ölçüde sindirimlerinin tamamlandığı kısımdır. Sindirim boyunca karaciğer, pankreas ve safra kesesi de salgılarını ince barsaklara iletirler. Proteinlerin sindirimi ince barsakta başlar ve ince barsakta biter. Mideden bulamaç halinde alınan besinlerin de birkaç istisna hariç sindirimi ince barsakta tamamlanır. Sindirimi tamamlanmayan besinleri sindirimi de kalın barsakta bitirilir. İnce barsakta besinlerin iki türlü hareketi yapılır. Biri mideden alınan bulamacın karıştırılmasını sağlayan segmentasyon hareketi, diğeri de besinlerin kalın barsağa doğru itilmesini sağlayan perilstaltik harekettir.

Kalın barsak: Sinidirim sistemi fizyolojisinin sonlandığı kısımdır. Burada sindirimi tamamlanmamış birkaç besin (su, Sodyum, vs.) sindirilir. Bunların dışında alınan besinlerin işe yaramayan ksıımları posa haline getirili ve vücuttan dışarı atılır. 


]]>
Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-rahatsizliklari.html Sat, 08 Dec 2018 14:11:23 +0000 Sindirim Sistemi : Ağızdan başlayarak alınan gıdanın parçalanıp, vücuttan dışarıya atılması işleminin yapıldığı sistemdir. Ağızdan alınan gıda, vücudun ihtiyacı olan mineral, protein, karbonhidrat vs. gibi maddeler haline gel
Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları
  • Kolera: Vibrio Cholerae isimli virüsün sebep olduğu, şiddetli bir ishalle kendini gösteren bir bağırsak enfeksiyonudur. Erken fark edilmediği durumlarda ölümlere bile sebep olabilir.
  • Dizanteri: Bağırsak bölgesinde yara şeklinde görülen, kanlı ishal görülmesi ile tespit edilebilen bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde karaciğer apsesi oluşabilir. Bunun sonucunda siroz olması muhtemeldir.
  • Ülser: Mide ve on iki parmak bağırsağında görülen yaralardır. Genelde mide asidinin fazla salgılanması neticesinde oluşurlar. Sigara, alkol, baharat kullanımı neticesinde ortaya çıkar. Erken teşhis ve diyet ile tedavi edilebilir.
  • Siroz: Karaciğerin fonksiyonlarını kaybetmesi anlamı taşır. Yoğun alkol ve ağrı kesici kullanımının yanı sıra, Sarılık hastalığının sonucunda da oluşur. Tek tedavi yolu karaciğer naklidir. Buda uygun organ bulunması ve vücudun kabul etmesi durumunda sağlıklı bir sonuç vermektedir.
  • Tifo: Genelde yaz ve sonbahar aylarında görülen, kirli su tüketimi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Sindirim sisteminin bütün organlarının yanı sıra beyin, göz, kalp gibi önemli organları etkiler. İdrar, dışkı ve kanda deri döküntüleri şeklinde kendini gösterir. Tedavi yöntemlerinin en önemli faktörü bol bol sağlıklı su tüketmektir.
  • İshal: Başka bir sindirim sistemi hastalığının belirtisi olduğu gibi kendi başına da bir hastalık olabilir. Genelde vücudun sıvı dengesini bozar ve su kaybına neden olur. Bu nedenle bol bol sıvı takviyesi yapılmalıdır.
  • Kabızlık: Bağırsak ritminin bozulması neticesinde ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. 
  • Reflü: Mide asidinin çoğalması neticesinde, yemek borusuna kaçmasıyla oluşan ve yanma hissi veren bir hastalıktır.
  • Gıda Zehirlenmesi: İçerisine toksin karışmış besinlerin ağız yoluyla alındıktan sonra, meydana gelen bir çeşit rahatsızlıktır. Yenilen gıdaların yeterince temizlendikten sonra tüketilmesi sonucu önüne geçilebilir.
  • Kolon Kanseri: Sindirim sisteminin en tehlikeli hastalıklarından birisidir. Diğer adıyla kolon olarak bilinen kalın bağırsakta görülen bir kanser türüdür. Çok sinsi bir hastalıktır. Genelde hayvansal yağları çok tüketen kişilerde görülür. Erken teşhis edildiği takdirde iyileşme oranı yüksektir. Aksi takdirde ölümcül kanser türleri arasında ikinci sıradadır.
  • Pankreas Kanseri: Genelde şişman ve sigara içen kişilerde ortaya çıkan ve insülin üreten pankreasta oluşan bir kanser türüdür. Ayrıca genetik diyabet hastalarının da tedavilerine uymadıkları hallerde meydana gelebilir. Kemoterapi ve Radyoterapi gibi tedavi yöntemlerinin cevap vermediği hallerde cerrahi olarak müdahale yapılabilir. 
Sindirim Sistemi Rahatsızlıkları
Yukarıda tanımlarını yaptığımız sindirim sistemi hastalıklarının ortak etkenleri, alınan gıdalardır. Merdiven altı imalatların, taklit ve sahte ürünlerin bol olduğu günümüzde aldığımız besinlere ve içtiğimiz suya çok dikkat etmeliyiz. Sigara ve alkolden kaçınmalı, yağlı gıdalardan uzak durmalıyız. Aksi takdirde, yukarıdaki hastalıklardan herhangi birine veya birkaçına yakalanmamız mümkün olabilir.
]]>
Sindirim Sistemi Nedir https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi-nedir.html Sun, 09 Dec 2018 04:05:54 +0000 Sindirim sistemi nedir, Sindirim sistemi işlevini mekanik ve kimyasal olarak yerine getirir. Mekanik olan sindirim molekülleri daha küçük parçalara ayırmak, kimyasal olan sindirim ise besinleri en küçük yapı taşına ay Sindirim sistemi nedir, Sindirim sistemi işlevini mekanik ve kimyasal olarak yerine getirir. Mekanik olan sindirim molekülleri daha küçük parçalara ayırmak, kimyasal olan sindirim ise besinleri en küçük yapı taşına ayırmaktır. Bu sistem sindirim kanalı ile sindirim bezlerini kapsayan, besinin vücuda alınmasını, sindirilmesini, besin ve enerjinin absorbe edilip atık olanların vücuttan atılmasını sağlayan organlar bütünüdür. Bu sistem ve sindirim borusu hayvanlarda farklılık gösterir. Karaciğer ve pankreasta sindirime yardımcı organlar arasında yer alır.

Sindirim sistemi organları nelerdir

Üst sindirim bölümü

1) Ağız: Bu bölüm ağız boşluğunu, tükürük bezlerini, dişleri, mukoza ve dili kapsayan bölümdür. Burası üst ve alt dudakla kapatılmıştır. Karbonhidratlı besinlerin kimyasal sindirimi, diğer besinlerin mekanik sindirimi ağızda başlar.

2) Yutak: Ağız ile burun arkasında kalan boyun kısmını kapsayan bölümdür. Besinlerin ağızdan yemek borusuna geçmesini sağlayan kısmıdır. Bu bölüm aynı zamanda solunum sisteminde de rol oynar.

3) Yemek borusu ve kardiya: Besinlerin mideye geçişini sağlayan boruya yemek borusu denmektedir. Geçişe yardımcı olan peristalizm'dir. Kardiya ise yemek borusu ve midenin birleştiği bölümdeki düz kaslardan oluşmuş olan açıklıktır. Burada sindirim meydana gelmez.

4) Mide: Bu bölüm pilor, pilorik sfinkteri ve antrum'u kapsar. Yemek borusu ve ince bağırsağın ilk bölümünde olan duedonum arasında yer alır. İçeriği yüksek oranda asidik olan mide, peptidaz enzimlere sahiptir.    

Alt sindirim bölümü

1) İnce bağırsak: Sistemin mide ve kalın bağırsak arasında yer alan kısmıdır. 5 yaşından büyük olanlarda 5-6 metre uzunluğundadır. Üç kısımdan oluşan bölümde, sindirimin yüzeyini genişleten villus çıkıntıları bulunur. Girintili ve çıkıntılı halde olan villuslar besin emilimini sağlar.

Sindirim Sistemi Nedir

İnce bağırsağın bölümleri

  • Duedenum (On iki parmak bağırsağı): İnce bağırsağın en önde bulunan en kısa bölümüdür. Midenin jejunuma bağlanmasını sağlayan tüptür. PH seviyesi yaklaşık olarak dokuzdur.
  • Jejunum: İnce bağırsağın ortada yer alan kısmıdır. Duedenum ve ileum arasında yer alır. Yetişkinlerde 2-8 metre boyundadır. PH seviyesi 7-8 arasındadır.
  • İleum: İnce bağırsağın son bölümüdür. Yetişkinlerde yaklaşık olarak 4 metredir. İleoçekal valf ile çekum kısmından ayrılır. PH seviyesi 7-8 aralığında olur. 

2) Kalın bağırsak: Sindirim sisteminde mide ve anüs arasında bulunan bölümdür. Burada besinlerin içinde kalan mineraller ve su emilir. Bu bölüm sindirime katılmaz. Sindirim ince bağırsakta son bulur. Besinler buradan kan yoluyla vücudun gereken yerlerine taşınır.

Kalın bağırsağın bölümü

  • Çekum (Kör bağırsak): Kalın bağırsağın ilk bölüdür. Çekumun uzantısı apandisti oluşturur.
  • Kolon: Çekumdan rektuma kadar giden bölümdür. İçinde çıkan kolon, transvers kolon, sigmoid kolon ve inen kolon bölümleri mevcuttur.
  • Rektum: Kalın bağırsağın en son bölümüdür.

3) Anüs: Rektum bölümünün dış açıklığına verilen addır. Açılıp kapanması sfinkter kaslarla kontrol edilmektedir.

Sindirim sistemi hastalıkları nelerdir

Bu sistemin fonksiyon bozukluklarını ve hastalıklarını tıbbın gastroenteroloji bölümü bakar. Bu sistemde bulantı, kusma, kabızlık, ishal ve dispepsi en sık karşılaşılan şikayetlerdir. En sık oluşan hastalıklar aşağıdakilerden oluşur.

  • Ülser
  • Gastrit
  • Siroz
  • Spastik kolon
  • Safra kesesi iltihapları ve taşları
  • Kanamalar
  • Hemoroitler
  • Tifo
]]>
Sindirim Sistemi https://www.sindirimsistemi.gen.tr/sindirim-sistemi.html Sun, 09 Dec 2018 16:54:02 +0000 Sindirim sistemi, karın içinde en çok hacim kaplayan ve yenilen yemeklerin öğütülmesi, vitaminlerin alınması ve insanın yaşayabilmesi için hayati bir sistemdir. Sindirim temel olarak ağızdan başlar ve gayta çıkışı ile sonlanır Sindirim sistemi, karın içinde en çok hacim kaplayan ve yenilen yemeklerin öğütülmesi, vitaminlerin alınması ve insanın yaşayabilmesi için hayati bir sistemdir. Sindirim temel olarak ağızdan başlar ve gayta çıkışı ile sonlanır. Sindirim sisteminde meydana gelen hastalıklar sonucu sindirim fonksiyonunun bozulması tüm vücut metabolizmasını etkiler ve diğer hastalıklara da zemin oluşturur. Hayatın devamlılığını sağlayan en önemli unsur enerjidir ve enerjiyi sağlayan da yediğimiz besinlerin sindirimidir. Sıvı yada katı olarak tükettiğimiz besinler hücrelerimizde enerjiye dönüştürülebilir moleküllerine kadar sindirim sistemimizde parçalanır.

Sindirim sistemi organları;

  • Ağız
  • Yemek borusu
  • Mide
  • Pankreas
  • Safra kesesi 
  • İnce bağırsak
  • 12 parmak bağırsağı
  • Kalın bağırsak

Sindirim sistemi 8 organdan oluşmaktadır. Sindirim sistemi kontrolümüz dışında çalışan otonomik sinir sistemi tarafından uyarılmakta ve denetlenmektedir. Vücudumuzda yer alana hormonal sistemin sindirim sistemi üzerine etkisi oldukça fazladır. Mide asitinin artış azalışından, bağırsak hareketlerine ve acıkma duyumuza kadar birçok konu hem hormonal hem de sinir sistemi tarafından denetlenmektedir.

Sindirimi, kimyasal ve fiziksel sindirim olarak iki ana madde de inceleyebiliriz. Katı olarak aldığımız besinleri öncelikle çiğneme fonksiyonu ve tükrük ile daha yumşak ve küçük besinler haline getiririz. Yutma refleksi ile yemek borusu boyunca ilerleyen yumuşamış besinler mideye ulaşır. Mide asidik bir ortamdır ve içerisinde birçok sindirim enzimi barındırır. Hem midenin asitli ortamı ile fiziksel hemde enzimleri ile besinler kimyasal bir sindirime uğrarlar. Ayrıca midenin güçlü bir kas yapısı vardır ve otonomik olarak hareket ederek besinleri yoğurur. Mideden çıkan besinler sırasıyla 12 parmak bağırsağı, ince bağısak ve kalın bağırsağa doğru ilerler. Bağırsakta da enzimsel sindirim devam eder. Safra kesesi , pankreas gibi organlar enzim ve kimyasallarını ince bağırsağa dökerek enzimsel sindirime katkı sağlarlar. Bu arada besinlerin suyu emilir ve bağırsak içeriği kalın bağırsağa doğru ilerledikçe katılaşır.

Sindirim Sistemi

Bağırsaklarımız besin emiliminin en çok gerçekleştiği yerlerdir. Bağısak yüzeyi bir fırça şeklindedir ve bu sayede emilim yüzeyi yüzbinlerce kat arttırılmıştır. Mide içeriği asidik iken bağırsak içeriği bazik bir ortama sahiptir. Mideden gelen besin içeriği bu şekilde nötr bir hale getirilir. Bağırsak  iç yüzeyinde meydana gelen enfeksiyonlarda bağırsak hareketleri – peristaltizm – artar. Gayta kıvamı bozulur ve ishal – enterit – dediğimiz tablo ortaya çıkar.

Sindirim sistemi sadece sindirim değil aynı zamanda da bir boşaltım sistemi vazifesi  görmektedir. Aldığımız birçok ilaç ve kimyasal safra salgısı ile vücut dışına atılmaktadır. Gayta – dışkı- analizleri ile sindirim sistemi ve diğer birçok organımız hakkında detaylı bilgi alınabilir. Dışkı rengi , kıvamı ve hatta kokusu sağlığımız konusunda fikir vericidir.

Sindirim sistemi rahatsızlıkları gastroenteroloji uzmanları tarafından tedavi edilmektedir. Ancak sindirim sisteminin cerrahi müdahaleleri genel cerrahi uzmanları tarafından yapılmaktadır. Teitz ligamenti denilen ve mide alt kısmında bulunan yapının üst kısmına üst sindirim sistemi, altında kalan kısma ise alt sindirim sistemi denir. Üst sindirim sistemi rahatsızlıklarının tanısı için endoskopi – gastroskopi yapılırken , alt sindirim sistemi için kolonoskopi yapılmaktadır. Bu görüntüleme yöntemleri özellikle kötü huylu kanserlerin erken tanısı açısından son derece önemlidir. 

]]>